Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ekim Denizci'nin Hüznüdür

“ Yürek midir insana sev diyen, yoksa sevdiği midir aşkını körükleyen?
Peki nedir aşık olmak; Islak bir muma ateş olmak mı, alev alev yanan ateşe dokunmak mı?
Ya da suyun içinde bile için için yanmak mı ?”

İçim titriyor yine... Sevgilinin usulca uzaklaşmasını seyretmekten gözlerim sisleniyor… Yaz sona eriyor iyiden… Hayat yavaşça sıfırlanıyor denizcinin ruhunda… Sil baştan her şey… Denizler soğuyor, yüreğim kızıl ateşteyken hem de… Sanki gelen dalgalar kıyıya, son dalgalar… Batan güneşin kızıl gökleri, yakında ufukları kaplayacak gri bulutlardan görünmeyecekler, onlarda son… Ya ılık meltemler... Bir daha esmeyecekler… Gidiyorlar bilinmeyen yerlere biliyorum... Söylemeseler de…
Yaz bitti artık… Sıcacık güneşe alışmış gökyüzü acemi, şaşkın bakınıyor etrafına… Bulutlanıyor, sisleniyor, karanlıklara teslim, üzerine sert rüzgarlar esiyor, gökler tepesinde gürlüyor, yağmurlar her damlasının üzerine yeni damlalar bırakıyor... sanki üzerine yeni bir deniz yağıyor… Denizim, terk edilmekten ürkek, korkuyor, tedirgin bakıyor olan bitene… yalnız… bir başına kalmanın ağırlığı altında perişan... Gözlerimin içine bakıyor... sen de gitme.. kal diyor bana sanki…

Ah denizim… Ah benim ölümsüz aşkım…

Ah nasıl bu kadar sevdim ben seni... nasıl bir aşk bu denizim…
nasıl da bırakamıyorum seni... nasıl da terk edip gidemiyorum... herkes kış gelmeden evinin yolunu tuttu bak… soğuyan göklere, sert rüzgarlara aldanıp giderlerken birer birer onlar, ben denizim… ben içimi kaplayan acıyla, yazın seninle seviştiğimiz onca günün hayallerini ve anılarını saklayarak kalacağım yanında... Bırakmayacağım seni sevgilim… Mavine dokunduğum günleri, derinlerinde dolaştığım saatleri, rüzgarlarla büründüğün köpük beyazlarını… nasıl unuturum... Beni çağırışlarını, gel deyişlerini… gün doğumlarında gözümü kamaştırdığın o sarı sıcak sabahları, batı ufuklarına içimi alev alev yakan kızıl günbatımlarını nasıl görmezden gelirim… Sabah sırf senin kızıl göklerin gözlerime değsin diye uykularımdan uyanışlarımı… O büyülü manzarayı görünce de çocuklar gibi sevinmelerimi.. Ah benim küçük kızım… ufuklarında sakladığın aşkının, aşkımızın az mı peşine düştüm denizim… Ufka gittikçe sen kaçtın, sen kaçtıkça ben aşkımın peşinden gittim… Senin bitmez aşkını bırakıp nasıl dönerim şehre… Mavi koynuna girmek, orada senle olmak varken nasıl bırakır da giderim seni sevgilim... Gidemem… gitmeyeceğim…


Kimsesiz denizlerde avare dolaşan denizciyim ben… Sonbaharın gelmesiyle terk edilen mavileri bırakmayan sevgili… Hüzünlere, kedere, kadere boyun eğmeyen adam benim… Kafdağı’nın önünde duran adam… Bu koca dağı aşmanın bir yolunu arayan gözü kör aşık benim… Bu lacivert sular için divane olan, denizlerin koynunda yaşamaktan başka çaresi olmayan biçare adam… Sevgiliyi unutamayan, ayrılamayan, uzaklaşamayan adam… Koca bir yaz denizlerle, sevgiliyle geçirilen zamanların izlerini silemeyen adam…

Hem gitsem ne olacak.. Aklıma hiç düşmeyecek misin sanıyorsun sevgilim… O dalga, o kumsal, o şarkı, o ada… Bağrında oynaşan balıklarımız, dalga dalga sahillere yayılan yosun kokularımız, esen rüzgarın getirdiği mavi damlalarımız… Seyir ederken seninle sevişmelerimiz… dalgalarınla bakışmalarımız…

Bazen bir küçük mavi damla, yolunda ilerlerken, nefesi tükenince yakınındaki damlayla birleşir, güçlenir ve yoluna öyle devam edermiş sevgilim. Onun içine girer, iki damla yerine tek ve daha büyük bir damla olarak... Masmavi bir damla… Biz seninle iki damlayız böyle.. Sen benim gücümsün. Yaşam aşkımsın… Seni göremediğim, mavine dokunamadığım an tükenir giderim ben denizim… Zehrimsin sen benim. Öldürmeyen ama ölecekmiş kadar sevdiren, bağımlısı olduğum bir mavi zehir.

İnsanlar sana sadece uzaklardan bakar bir tanem. Uzaklardan sever seni. Sevdiğini sanır. Yanı başına ev yapıp yıllarca kavuşamayan sevdalı misali seni seyreder kıyıdan… Kumsalına gelip sana bakar hayran hayran. Sahillerinde bulduğu taşları acımasızca fırlatır sana doğru. Ama ben bebeğim.. Ben senin koynunda yaşıyorum. En bilinmeyen koylarına en kuytu yerlerine varıyorum, aşkla, heyecanla, özlemle… Seni yaşıyorum sevgilim… Her yerde, mavini, tüm renklerinde seni yaşıyorum. Sana teslimim denizim. Ne dersen yapmaya, ne istersen olmaya, kocaman gönlünün içinde ufacık bir damla, biçare aşık bir denizci olmaya razıyım…

Öyle büyük ki senin yüreğin bebeğim… Öyle güçlü ki… Ve öyle yorgun öyle kırgın ki… Her sonbaharda seni terk eden sevgililerden bitkin o güzel kalbin senin biliyorum… Tek istediğin sana aşık bir denizci… yıllar sonra karşına çıkan ve sanki binlerce yıldır senin ötende berinde dolaşan bir eski denizci… öyle değil mi sevgilim.. Seni bırakmasın, gitmesin, aşkı bitmesin istiyorsun… Bu çok eski aşk hep sürsün, denizcin yanı başında seninle olsun istiyorsun… Ah sevgilim, biliyorum… İşte o yüzden ayrılamıyorum, terk edemiyorum seni ben. Teknemin içinde seninleyim… Soğuk kışlara da, sert rüzgarlara da, büyük fırtınalara da göğüs gerecek, başa çıkacak gücüm var bebeğim… Sen yeter ki kızıl göklerini, mavi renklerini saklama benden. Gözüm hep görsün… Rüzgarları essin üzerimden… Nereden geldiklerini nereye gittiklerini bilmesem de essinler… Sahile vur güzel denizim. O sakin dalgalardan şarkılar söyle denizcine… Dalgalar uzaklardan getirdikleri sırlarını fısıldasın kulağımıza… Kimselerin bilmediği gizleri anlatsınlar ikimize…
3000 yıllık ruhların aşklarını dinleyelim seninle Knidos’da, Kedrai’de, Halikarnasos’da… Aşkımızı anlatalım o eski atalara… Birlikte ufak yeşil mavi bir bükte tüketelim günümüzü… Sen benimle, ben seninle olayım.. Kimse olmasın başka… Ah denizim… Yanındayken, mavi koynundayken bile ne çok özlüyorum ben seni… Yetmiyor denizim, yetmiyor… bu aşk yetmiyor bana… Sabahları o sakin ve mahmur halin de; ateşli ve fırtınalı geçen uzun gecelerin de benim… Canım sevgilim… Hepsi benim…

Ah bebeğim… Bu nasıl bir aşk böyle… Nasıl da deli bir tutku…
Nasıl bir hasret… Kavuşurken özlemeye başlamak nasıl bir şey sen biliyor musun denizim ? Ayrılık acısı nasıl da kavurur denizciyi hiç düşündün mü sevgilim… Ama yok.. Ben bırakmayacağım seni… Ayrılmayacağız denizim… Ne yaklaşan sonbahar ne de pusu da bekleyen kara kış umurumda… Ben yine seninle yine birlikteyim bak… İşte… gitmiyorum denizim. Hüzünlere bu kez teslim olmuyorum… Denizcinin büyük hüznü Ekim artık korkutmuyor bak beni… Dönmüyorum Karalar Ülkesi’ne… Yenilmiyorum egemenlerin düzenine… Onların sözü burada geçmez değil mi bir tanem… O karanlık adamların sesi burada duyulmaz değil mi bebeğim… Onlar zaten duramaz burada… Para yok ki denizlerde… Güç, nüfuz, gösteriş, pahalı mücevherler yok ki sevgilim…

Bak sana hediye aldım ben hem… Deniz kabuklarından bir taç yaptım dalgalarına… Defne yapraklarından küpe köpüklerine… Bir denizkızı kolyesi o mavi koylarına denizim… Sadece ben göreyim, yalnız ben bileyim diye tak boynuna denizim. Kimselere söyleme sana verdiğimi.. aşkımızı bilmesinler sevgilim.. Yağmurlar başlayınca birlikte karşılayacağız Sonbaharı sen üzülme… Bu kez denizim seni bırakmayacağım… Sen benim çok eski aşkımsın… Binlerce yıldan beri var olan, atalarımın genlerinden, dedelerimin aklının memlerinden bana kalan mirassın sen güzel denizim…
Ve ben senin mavi dalgalarına tutkun, beyaz köpüklerine meftun, kızıl ufuklarına aşık bir zavallı denizciyim işte…

Seni asla terk etmeyecek bir yalnız adam… Kavuşsak da kavuşamasak da sevgilim… Sana aşık bir deli gezginim ben… Hayatını denizler ülkesini gezerek harcayacak, bitirecek bir kara sevdalı…
Peşinde bir ömür tüketecek kadar seni seviyorum mavi aşkım…

Bu hüzün dolu özgürlük, artık sadece ikimizin sevgilim… Başımı biraz göğe kaldırıp, eflatunları ve ateş kızıllarını, biraz sana eğilip, mavileri ve lacivertleri toplayacağım sevdiğim…
Alamayacak kimse beni buralardan… Dost ağaçlarımdan, evlat kırlangıçlardan, arkadaşım yağmurlardan ve içimin sıcaklığı güneşimden… Ve sevgilim senden… denizimden koparamayacaklar beni bu sefer… Asla gri karalar ülkesine dönmeyeceğim bebeğim…
Bir akşam, kurulmuş bir içki sofrasında, ağzına kadar, tıka basa sevgi dolu eski bir balıkçı kayığında, biraz balık, azıcık beyaz peynir ve tatlı rakımı yudumlayacağım gözüm sende takılı…
…..
Bir sevgilisin sen... Bugüne dek, hiç doğmadığın, hiç olmadığın, hiç bilmediğin bir şehirde sevginden, sevgiliden hatta kendinden habersizce yaşıyordun benimle... Bir aşk... bir yürek... yaşatıyordu seni şehrin sokaklarında... kimsenin bilmediği o kocaman kalbini bu şehirde attırıyordu... Bir denizci, seni bu kapkara şehirde hep yaşatıyordu içinde... Hayallerinde, rüyalarında, günlerinde, gecelerinde…Akşam kızıllığında bu şehirde, sen bir tanem, saçlarından seviliyordun her günün bitişinde usul usul ... Gökteki bulutların altında masmavi oynaşıyordun denizcinin gözlerinde... Kahrolası gri şehrin yollarını boyuyordun içindeki sonsuz renklerle... Görüyor, biliyordum denizim... Kalbindeki masala erişiyordum ben senin... Düşünü görüyordum senin... Düşlerinde yaşıyordum... Rüyalarımda var ediyordum seni yıllarca…
Sen olmadan, kokun, sesin, tadın, ıslaklığın olmadan acılarla yaşıyordum bu şehirde yalnız... Bir başına... Gözlerim, bulamasa da vazgeçmiyordu hiç lacivertlerimi aramaktan... Islak, yorgun, ümitsizce her gün ve her akşam caddelerinde bu kentin, arıyordum seni sevgilim bıkmadan... Kimse bilmiyordu yaşadıklarımı, içimde kopan o karanlık fırtınaları kimse duymuyordu... Sevdiğinin düşünün içinde başka ve uzak bir düş olduğumu bilerek... Ama düşlemekten vaz geçmeyerek... Ve bu hayaller içinde bir gölge gibi hapis, soluksuz ve ışıksız kaldım hep... yaşamaya çalıştım... yaşayamayacağımı, sensiz kalmaktan, bir gün düşeceğimi bilerek hem de...
Ama artık yeter… Buraya kadar…

Aşkım, denizim sana söz veriyorum… Yaşamak için öyle çok öldüm, öyle çok öldürdüler ki beni… Artık ölmeyeceğim lacivert sevdam… Öleceksem bile senin koynunda vereceğim son nefesimi… Bu kez gitmeyeceğim sevgilim… Kalacağım… Son günün son güneş batışına, göklerimin son kızıla bürünmesine, son mavi nefesime kadar senin o dev yüreğinde saklanacağım denizim… Senin olacağım…
Her zaman hayat kazansa da bir tanem, o kazanana dek, ben seni kaybetmeyeceğim…

Seveceğim seni… Aşık kalacağım… Hep yanında olacağım… Son güne kadar…


CENK SAHIN


Yazarın diğer yazıları:

Baharı beklerken
Yana yana
Ateşler Denizi
Cehenneme ateş taşımak
İhanet
Yaz bitiyor denizim
Maviye büyük kaçış
Halikarnas Balıkçısı 123 yaşında
Kehanet Dalgaları
Para kaç knot eser ?
Hep gitmek istedim
Anadolu'nun Avukatı
Ekim Denizci'nin Hüznüdür
Denizci'nin Kafdağı.. Ufuk Çizgisi...
Oksimoron Hayatlar
Ramaklar kalırken
Denizi olmayan kaptan... Yıl 2410
Sadun Boro sayesinde
Uzak denizlere gidenler neden geri dönerler ?
Balıkçı Memleketten ayrıldı
Temmuz 1910, 100 sene evvel bugünlerde...
Şehir Gangavaları
Cengogenes'in Mıknatıs Koyları
Maviye rastladım ama kart görmedim. Ne sarı ne de kırmızı ...
Başlarken

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri