Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Elde var palamut

Rahmetli babacığım memur, hayatı resmi dairede geçiyor. Özgürlüğün denizde olduğunu keşfeder keşfetmez Kurbağlıdere’de Alaplı’lı ustaya karpuz kıç altı buçuk metre, piyade kayığı, yaptırmıştı. Albin motorlu. Adı Güç, ilk teknemiz. Kış aylarında köhne kurbağalı dere marinasın da duruyor, Mayıs ayında Erenköy’e Bahattin ’in alkol hanesine bağlıyoruz. Esasında kayıkhane ama akşamüstü mangal yanıyor, tutulan balıklar getirilip temizleniyor, yeşil salata, kırmızı soğan, denizde soğutulmuş kavun veya karpuz geç vakte kadar kokuyu duyan rakıyı kapıp geliyor. O yıllarda denizde balık bol, mevsimine göre Marmara denizinde ne varsa oltayla tutuluyor. Benim denizciliğin bu tarafıyla henüz ilgim yok. Biz hafta sonları sabahtan ailecek Adalar’da yüzmeye gidiyoruz, ben şnorkel yapıyorum, akşamüstü dönüş yolunda bir iki saat çapari yapıp kova dolacak kadar balık tutuyoruz. Avcı hikâyeleri eşliğinde dönüyoruz.


Ben de denizin üstü ve altıyla tanışıyorum. Yaşım on beş, deniz suyu değdi bir kere dedikleri durumu yaşadığım çağlar.Denizden eve dönmek istemiyorum..
İşi öğrendiğimi zannettiğim zaman bizim tekneyle kıyı seyri gezmeye başladım. Kolay kullanımlı bir kayık, motor desen çevir volanı, Albin saat gibi saysın.
Arada bir rahmetli dayımla kaçamak yapıp palamut, torik çaparisine, ortalığı karıştırmaya boğaza gidiyoruz. 

Dayım esasen Sarıyerspor'da futbol oynuyordu. Lakabı Arap Cavit idi. Askerliğini Bahriyeli olarak yüzme öğrenmeden, dört senede bitirdi. İkimiz gidiyoruz balık tutmaya İstanbul boğazına.. Balık akını zamanı yüzlerce tekne denizden nasibini almaya gelip olta açıyor.
Biz de onlardan biri oluyoruz. Boğaz da balık tutma adabı vardır. Akıntının akış yönüne ve kayıkların arkasından uzanan oltaların uzunluğuna göre oltaları atıp çekeceğin yerler! Bu adabı bilmeyen heyecanlı acemiler yani bizim gibiler, aykırı işler yapınca önce balık tuttuk sanıp, adamların oltalarını tutar,
Sonra da kayıklarını kendine doğru çeker, Ya nasihat ya da küfür eşliğin de elli’li iğneleri birbirlerinden ayırıp, bir şey olmamış gibi ısrarla balık tutmaya gayret eder.
Babamla gittiğimizde, işi bildiğinden böyle şeyler yaşanmıyor, adam gibi denizden kısmetimizi tutup konu komşuya dağıtıp hayır duası alıyorduk.
Bereketin bol olduğu günlerde Lâkerdası, çirozu cabası. Balık tutmayı seviyorum ama kolay iş değil, yem hazırla, olta hazırla saatlerce bekle, bazen hiç bir şey tutamadan döndüğümüz de oluyor tabii. Bir gün dayımla palamut çaparisi yapmaya boğaza gittik. Boğazda Palamut akını var, işi hiç bilmeyen bile kıyıdan söğüt dalı uzatıp üç tane tutuyor.


Biz de Güç isimli teknemizle palamut tutmaya sefere çıktık. Martı tüyünden kırk iğneli çapari oltası ile boğaza gittik. İşi öğrendik oltayı atmadan kim nerde atıyor, nerden geri dönüşe geçiyor, bakıp, ona göre olta açıyoruz. Bunu izlerken, tutulan iğne iğneye dolmuş çaparileri de görünce içimiz gidiyor. Rotaya uymazsan, rezillik, küfür can sıkar, önemli değil de balık tutamayınca ve kurbağalıdere'de haftalarca kafa yapıyorlar. Hatta bunu yaşamak istemeyenler teknesiyle balığa çıkıp, balıkçıdan balık alıp dereye öyle dönüyorlar. Rotayı anladık uçurtma tahtasına benzer olta sarma tahtasından önce kurşun ağırlığı sonra üç santimlik zokalı palamut çaparisini suya koyuverdik, Olta bedenini açıp makine ağar yolda balık bekleyeceğiz. Beş kulaç aşağı, on kulaç yukarı kanaldaki balığın kaç metreden gittiğini kolaçan ediyoruz. Oltayı teknenin arkasından çekiyoruz.


Olta bedenini daha yaklaşık on yedi kulaç açmışken dayım az yol ver, atladı dedi. Seyir esnasında makineye akıntıyı yenecek kadar gaz verirsin, balık atlayınca, gazı artırır, balığa yem kaçıyor hissi vererek bütün iğnelere atlamasını umarsın. Bunları rahat yapabilmek içinde makine koruma sandığını kaldırıp müsait başka yere koyduk. Yol verdim, hem artan hızdan hem de yakalanan balıklardan olta ağırlaşmaya başladı. Tekne ilerledikçe çapari doluyor, Olta ağırlaştıkça tutulamaz hale geliyor, Misinaya asıldıkça da eli kör bıçağın eti aniden kesmesi gibi derinin içine dalıveriyor!
Dayım üstüne dön dedi, Ben denizdeki olta istikametine dönüp, oltayı dik hale gelene kadar üstüne gideceğim, sonra makineyi boşa alıp, dayıma oltayı ve balıkları tekneye alamaya yardım edeceğim. Her şey yolunda olta dik oldu, pervanenin dönüşünü makineyi boşa alıp durdurdum, makine en ağır devirde, yavaşlatılmış sayıyor. Bu arada dayım oltanın boşunu alıyor, Bende balıklar geliyor, deniz suyunda canlı kalsın diye livarın kapağını ve miçozları açmaya gittim. Dayım on metre kaldı hazır ol dedi, İlk büyük balık avımız dereye ne biçim gireceğiz. Tarihe geçiyoruz! Dayım denize bakıyor, önce yavaş diye bağırdı!
Geldi çekme diye haykırdı. Ben şaşkın vaziyette, Livarın yanındayım diyemeden İki palamudu havada gördüm.Üçüncü palamut dayımın eline saplandı.
Dayım ve üç palamut makineye doğru gidiyor, dayımdan canlıdan duyulmayacak sesler çıkarıyor ve makinenin yanında ayakta kalmaya çalışıyordu.
Donmuştum, her yer olta misinası. Stop et diyebildi. Manyetoya uçup stop düğmesine bastım. Makine anında durdu. Dayım eli kanlar içinde inliyordu.
İki palamut güvertede takırdıyordu.

 

Denizde kalan oltada ağzında zokayla yüzen palamutlar, canımızı kurtarmamız için bu misinayı koparmamız lazım diye sağa sola deli gibi fuska yapıyordu.
Benim içimden bağırarak ağlamak geliyordu. Makineyi stop ederken gördüm, misina makinenin volan miline sarılmış ve oltayı milin üstüne sararak çekmişti. Dayımda arkasından oltayı ben çekiyorum sanmıştı. Olta misinası telaşla kestik . Denizdeki palamutlar aynı deli hareketlerle kayboldu.
Önce dayımın elindeki palamudun çenesini kırarak elinden ayırdık, sonra misinayı çapari iğnesinden keserek ayırdık. Artık avucunun içinde sadece palamut iğnesi kalmıştı. Gözlerinden yaşlar akıyordu ama ağlamıyordu. Derin bir nefes aldı, dönüş rakısından kuvvetli bir yudum çekti, penseyi ver dedi,
Mide ağrıları eşliğinde penseyi verdim. Elinin öbür tarafından çıkan zokanın ucunu kırdı, Giren tarafından da gene penseyle zokayı çekti çıkardı. Elini denize soktu kanları yıkadı Denizden çıkarıp kuruladı, rakı döktü. Kalan rakıyı da ağzına döktü, dönelim dedi. Bu sefer peki de diyemedim Ne yapacağını kestiremiyordum, canı çok yanmıştı.

Üç palamut tutmuştuk. Kurbağalı dereye farklı bir hikâye ile dönüyorduk. Acaba kaza olmasaydı kaç balık tutacaktık?

Hala kıyıdan söğüt dalıyla bizden fazla balık tutuyorlardı!
 

Kenan Ergüç

 


Yazarın diğer yazıları:

Derinlik 70 iş bitmiş
Beni uçak tuttu
Elde var palamut
Hırsız Köpekbalığı

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri