Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Hırsız Köpekbalığı

Amatör denizcilik yıllarımızda yazın gelmesini hasretle beklerdik. Kışın hafta sonlarında olta balıkçılığı yaparak sürdürdüğüm deniz keyfine yaz aylarında dalış ekleniyordu. Bazen arkadaşlarımla bir yerlere gidiyor değişik tecrübeler ediniyordum. Denizle alakalı bütün programlara düşünmeden balıklama atlıyordum.
Can arkadaşım Rasputin Ahmet sıkı şnorkelci idi, Ahmet ise uzun boylu, ince yapılı açık kumral, akıllı bir diğer arkadaşımdı. Kışın Boğaziçi Üniversitesi'nde kafayı doldurup yazın deniz de terapi yapıyordu. Büyükada’da maliye lojmanında yazlıkları vardı. Her yaz ailecek orada yaşarlardı. Ben de misafir olarak gidip onlarda kalırdım. Ahmet ile sudan çıkmazdık. O zaman hakikaten denizden babalar hariç ne çıksa yeniyordu. Deniz içme suyu gibi, pırıl ve sıhhî.
 

Midye, istiridye, tarak toplayıp, çiğ veya üzerine teneke koyduğumuz çalı ateşinde kabuklarını açmadan kendi suyu ile pişirip yiyebiliyorduk. Bunu genellikle serbest dalarak avcılık yaptığımız zamanların dışında yani öğle saatlerinde yapardık. Sabah ve akşamüstü en az üç saat avcılık yapardık. Bazen de sipariş üzerine balık avlıyorduk. Deniz temiz, deniz bereketli, deniz istediğini verebiliyor. İnsanın gözünü bu kadar yok etmek bürümemiş olduğu için her şey var.
Biz genellikle balta baş karagöz, eşkine, levrek gibi balıklar avlıyoruz. Arada bir çorba için kırlangıç, İskorpit avlıyoruz. Her dalışımızda yeni yerlere gidip yeni meralar buluyoruz. Bu sefer büyük adanın Heybeliye bakan tarafın da avlanıyorduk. Dil burnu istikametinde ilerliyorduk. Avımız iyi gitmiyordu doğru düzgün balık göremedik, bir saattir aranıyorduk.
Bir müddet sonra Heybeliye doğru açılan kayalar gördük, derinlik on iki, on beş metre civarındaydı. Bizim dalış limitlerimize uygun olarak Ahmet aşağı sallandı ben satıhta seyrediyorum, görüş net olduğu için de rahatça izliyorum dibi. Büyük bir taşın altına süzüldü, fener yok gözünün karanlığa alışması lazım, bekledi gördü 80 Cressi havalı tüfeğini hizaya soktu taşın altına iyice yatıp tetiği çekti, tüfeğin ipine asılıp zıpkın şaftını taştan dışarı çekerken kendide çıkışa hazırlanıyordu. Şaft bir sağa bir sola kaçıyor Ahmet demiri tutmaya çalışıyordu. İlk iri balığı almıştı belli ki. Demiri tutunca kendine doğru asıldı ve koca eşkine ile taşın dışına çıkardı.
Aynı anda yukarı palet sallamaya başladı, arada bir yukarı bakıyor elinle de balığı gasamalarından tutarak sabit tutmaya çalışıyordu, güzel bir avla çıkıyordu.
Yukarı çıkıp nefeslendi ve "acayip bir yer bulduk aşağısı balık kaynıyor." dedi. Bir yandan balığı şafttan çıkarıp misinadan yapılmış ucu uzun kanatlı balık teline avını takıyordu.
 

Ben inişe geçtim on metreden sonra palet vuruşunu kestim kurşun ağırlık ayarım tamamdı, taşlara doğru süzülerek yaklaştım balıkların olduğu girintiyi gördüğümde ufak bir beden hareketiyle önüne geldim.

 

İnerken ve hedefi seçerken en önemlisi sessiz olmak, çıt çıkmayacak yoksa balıklar ulaşılmaz bir yere kaçar sonrada tekrar çıkmalarını bekleyebilirsen bekle.
Yeteri kadar sessizdim ve kısmetim önüme doğru geliyordu. Sakince nişan alıp tetiği çektim. Elde var iki, hemen ipe asılıp demiri tuttum, balığı zıpkın demirinde sabitleyip doğru yukarı...
Ben çıkarken Ahmet biraz açıldı ve sallandı aşağı başka bir kayanın altına baktı boş, ileridekine baktı ve zıpkını bırakıp çıktı. Kayalara doğru inerken ileride Karagöz sürüsünü bende görmüştüm onları aradığını tahmin ettim onları bulmuştu. Keyfimize diyecek yoktu, sırayla iniyor her inişte olmasa da ikincide mutlaka iri bir balık avlayıp çıkıyorduk. İnerken gözümüze yeni taşlar kestiriyor sonra oraları keşfediyorduk. Aynı taşın altını kurutup boşaltmayı sevmezdik.
Biz keyifle avlanırken açılmış, derinlik arttığı için de yorulmuştuk. Su üstünde konuşup birer balık daha avlayıp kıyıya dönmeye karar verdik.
Denizin ortasında dalıp duruyorduk, belimizde işaret şamandıramız yoktu. Sırayla dalmak suretiyle birbirimizi kolluyorduk. Her ne kadar deniz bu günkü kadar kalabalık değilse bile kaza ihtimali hep vardır ve nasıl olacağını kestiremezsin. Tecrübe arttıkça sadece kaza ihtimalleri azalır ama hiçbir zaman yok olmaz.
Derinlerden birer balık daha aldık. Artık kıyıya dönme zamanı ama kayalıkların güzelliği ve bereketi aklımızı çeldi. Dil Burnu istikametinden Büyükada vapur iskelesine doğru su üstünden kayaları takip ederek seyir halindeydik. Güneş ışığı zayıflamış şüphelendiğimiz taşlara yedi sekiz metre inerek görüyor kayda değer yerleri hafızamıza alıyorduk. Buralarda on senelik balık var dedik her taşın altı mera. Balıkların çoğunu Ahmet vurmuştu, balık teli doluydu ve iri balıklar adeta kaliteli otomobil tamponu gibi parlıyordu. Sıra kayaların bittiği yerden kıyıya yanaşıp üç beş pavurya tutalım da tam ziyafet olsun dedik.


Ben de kayaların arlarındaki kumluklar genişleyince meranın sonuna yaklaştığımızı düşünerek kıyıya yöneldim. Suya girişimiz dört saati geçmişti, hafiften yorgunluk hissetmeye başladım. Sualtında artık uzun kalmayı gerektiren dalış yapmak istemiyordum. Arada bir dönüp Ahmet’e bakıyordum, oda yavaşça sahile sokuluyordu. Bana hiç bakmıyordu, body kollamaya alışamadı diye düşünüp gene kızdım. Saroz körfezine dalmaya gittiğimizde de aynısını yapıyor bir gün başımıza iş çıkacak diye düşünüp ilerliyordum. O daha yavaş geliyordu. Benim altımda su sekiz metreye kadar inmişti. Beş metreden itibaren pavurya bakınmaya başlayacaktım. Derken sıra dışı bir ses duydum. Kafamı kaldırıp Ahmet’e baktım tuhaf hareketler yapıyordu. Hızla ona doğru gitmeye başladım.
Maskem suyun üstünde ona bakarak çala palet gidiyordum. Ahmet suyun daha doğrusu köpüğün içinde tepiniyordu. İkimizin de zıpkını kuruluydu. Onun suyun altına baktığını fark ettim. Ben de suyun altına bakarak gitmeye başladım.Aramızdaki mesafe azalmıştı. Ahmet’in küfür içerikli iniltilerini duyabiliyordum. Bu sırada zıpkınını bir yere doğrultup tetiğe bastı. Şaftın gittiği istikamete baktım. İlerde karaltı vardı, zıpkın boşluk doğrultusunda gidip dibe doğru düştü. Yanındaydım.

Ne oldu diyemeden, "Köpekbalığı balıklarımızı aldı" dedi.

Bunu söylerken sesi titrek, hem güler hem hıçkırır gibi çıkıyordu.
Gözleri gülüyor yüzü ağlıyordu. Allak bullak olmuştu. Balık teline baktım parçalanmış balıklar kalmıştı. Durumu anladığımda tüylerim ürperdi. Hala tehlikedeydik. İkimiz aynı anda aynı şeyi düşündüğümüzü gözlerimizden anladık. Kıyıya yöneldik. Ahmet’in zıpkınını aldım ipi toplayıp zıpkını kurarken o da balık telini kurşun kemerden ayırıyordu. Aynı zamanda suyun içinde dört bir tarafı kolaçan ederek ilerliyorduk. Zıpkını kurup eline verdim. Gözlerimiz karaltı arıyor, eller tetikte. Gerginlik had safhada. O dönem Tuzla’da Doktor Güven’in dalış sırasında köpek balığı tarafından parçalandığı haberi de aklımıza kazınmış durumda. Mümkün olsa paletlerle koşarak kaçacağız. Gene de çaktırmamaya çalışıyoruz. Kıyıya yanaştık derinlik azaldı. Yırttık diye düşünürken
Ahmet gitti balıklar dedi. Böyle düşündüğüne şaşırdım! Olayın şokunda olan bendim. Belki ben böyleydim! Ahmet küfür etti, hem o kadar emekle toplanan balıklar gitti diye hem de balıkları kapanı avlayamadım diyerek. Normal düşünen ben olmalıydım çünkü birkaç kere Ahmet’in taş altında eliyle tutuğu karidesi suyun üstünde şnorkelini ciğerindeki havayla boşalttıktan sonra kafasını suyun üstüne çıkarmadan borunun ağzına karidesi attığını gördüm.
Sonra da yenmiş karidesin fazlalıklarını da tükürdüğünü de...


Köpekbalığı adamın belindeki balıkları koparmış. Yemiş... Altmış santimetre sonra kalçası var, ette yok direk kemik kalacak. Bunları düşünüp o kadar kızmadı. Ben bunları kurarken iki metre suya kadar geldik. Benim belimde file balık torbası vardı. İçindeki balıkların yanına birkaç pavurya koymak şart oldu.

Nasılsa eve gidince konuşmaya bol vakit var.

 

Kenan Ergüç

 



 


Yazarın diğer yazıları:

Derinlik 70 iş bitmiş
Beni uçak tuttu
Elde var palamut
Hırsız Köpekbalığı

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri