Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Karsvegas

Yine o mis gibi Hindistan cevizi kokusu, kesin Joseph yine güzel bir kokteyl yapıyor, taze Hindistan cevizi suyuyla.
Gözlerimi açmak istemiyorum, tenimde dolanan rüzgarı hissediyorum, incecik ipek bir örtü gibi dokunuyor ve hafifletiyor benliğimi sonra yine uykuya dalıyorum “Hiva Oa” adasının ürpertici huzuru ve sessizliğinde. Ürpertici bir huzur, çünkü burası “ gönüllü sürgün” adası olarak biliniyor… 1903 te Fransız ressam Gauguin gönüllü olarak buraya kendini sürgün etmiştir. Mezarı halen buradadır.
Off gene koktu arkadaş bu Hindistan cevizi, birileri Hindistan cevizi yiyerek intihar mı ediyor? Yavaşça aralıyorum gözlerimi.
- Dikkkkaaattttt…… diye bir ses yankılanıyor bu tropikal adada.
Bizim Muhammed yediği Hindistan cevizli bisküviyi cebine sokmaya çalışıyor, komutan koğuşa giriş yapacak. Hemen kalkıyorum ben de yorgunluktan uyuya kaldığım yatağımdan… postallar ayakta.


Yahu gene rüyaymış be, ne Joseph ne de kokteyl, gelen Serdal Astsubay.
- Napıyonuz la? diyor…
- La olum, gündüz koğuşa girmeyin demedik mi?
Buradaki “La” sakın yanlış anlaşılmasın. Çok sevdiğim ve hala görüştüğüm komutanım Ankaralı.
- Hadi çıkın dışarı, çavuşu çağırın, eğitim yaptırsın.
- Emre sen de geç la yemekhaneye, iki kahve hazırla geliyom.
- Emredersin komutanım !
- Tabi emretcem olum…
Gülüşmeler…


Ah be Nilüfercim, yollamayacaktın bana Ayça Kirişçioğlu’nun “YOL” adlı kitabını. Askerde hatta Kars’ta askerdeki bir yelkenciye yollanır mı bu kitap? Bütün metabolizmam değişti. Tost yapıyorum, sanırsın pizza yapıyorum. Gittik özel kaşar aldık ki Kars’ta tüm kaşarlar özel ve güzel. Sallama çay kesmiyor, earl grey ( tomurcuk ) kokulu sallama çay aldım. Pööff benden kıyağı yok. Poğaçaları hiç söylemiyorum bile. Peynirli poğaça oluyor, ezine tulum peynirli, e tabi arasına kaşar koyup tost makinesinde basarsan hepsi olur. Boşuna 1,5 ay boyunca karakolun kantininde durmadım, komutanlar bayılmıştı bu çakma ezine peynirli poğaçaya. Emir demiri kesiyor sonuçta.
Ahh be ne güzel esiyor rüzgar, karları havalandırıyor, kocaman ovayı bembeyaz bir huzurla örten karları, küçük tepelerde dalgalar… havalanan karlar, dalgalardan kopan su serpintisi gibi saçılıyor. Acaba kaç knot esiyordur şimdi?
95 dereceden 18.3 knot gösteriyor rüzgar ölçer, dalga boyu 1, 1.5 en fazla. Rüzgarı teknenin sancağından almış gidiyoruz, apaz apaz. Dalgalar öyle güzel yaslanıyor ki tekneye… ama biraz sertleşti sanki hava, dalgalar fazla sallar oldu bir anda. Yoo rüzgar ölçer hala aynı 4-6… 4-6 mı? n’oldu göstergeye?
- Kaan hadi be abi saat dörde çeyrek var, diyor teknenin baş üstünden kulağıma fısıldayarak. Sanırım fırtınaya yakalanacağız, dalgalar tekneyi ve donanımı sarsmaya başladı…
Kaan şimdide yanımda,
- Ya Emre hadisene…
- Tamam be olum, dur dürtme, dalgalar büyüdü ben napayım, fırtına başlayacak sanırım.
Kaan beni daha da sert dürtmeye devam edince,
- Ya başlayacağım ama yaa deyip dönüyorum buna,
- Emre hadi be olum 4-6 nöbet senin, kalk hadi diyor, sessiz koğuşta fısıldayarak.


Bir an için nerde olduğumu anlamaya çalışıyorum, camdan bakıyorum dışarıda yine tipi var. Kesin -30 filan hava yine diyorum kendi kendime ama koğuş sıcacık, sanki “Ua Huka” adasının kumsalında…. Hoop nöbet var bırak şimdi tekrar rüyaya dalmayı… Önce Vatan…
Yoğun tipide botun üstüne giydiğimiz beyaz kar botları ile kara bata çıka yürüyorum. Gözlerim bir tek yeri görüyor, kafamı kaldıramıyorum. Fırtına iyice artmış teknenin demiri tarıyor mu ona bakmaya çalışıyorum. Uzun kumsal sanki çöldeki kum fırtınasını andırıyor. Kumsal iyice yumuşamış her adımda gömülüyor ayaklarım kuma. Diğer nöbetçilerde gelir şimdi diyorum Ahmet’e. Doldur boşalt yapar 1 saat daha yatarız diyorum.
Yorgunluk böyle bir şey işte, fiziki yorgunluğa bir de kafa yorgunluğu eklenince… e kolay değil kafada Markiz Adaları’nı gezmek.
Canım sıkılıyor bir gün, güneş hala yakıyor. Saat altı. Nemsiz Kars’ın güneşi hiç terletmez insanı, hemen yakar kap kara olursun. Yine öyle bir gün, Candan ablamı arayayım diyorum.


- Emrecim napıyosuuunn, diye her zamanki gibi CAN’dan cevaplıyor telefonumu.
- İyilik be ablam ne olsun, askerlik işte, sürünüp gidiyoruz.
- Siz ne yapıyorsunuz nerelerdesiniz? Diyorum
- Iıı boş ver söylemeyeyim diyor, gülerek
- Yapma yaa o kadar güzel bir koydasınız yine yani. Diyorum gülerek.
- Valla öyle diyor. Sabret be oğlum az kaldı diyor
- Evet 285 gün filan diyorum.
Önce bir sessizlik arkasından gülüşmeler,
- Olsun ya, diyorum, sayılı gün çabuk geçer, hadi Benhür Abime selam söyle,
- Tamam canım söylerim,
- He abla Nuh’un gemisine ikinci kaptan arıyorlarmış, çarşı izninde gidip başvuracağım diyorum.
- Oğlum ne adamsın yaa diyor gülerek.
- Hadi ablacım öğrencilerinize de çok selamlar, Rüzgarınız kolayına, Pruvanız neta olsun…
 

Halatlar yine vuruyor direğe “tak,tak,tak,tak” bayrak direğindeki halatı bağlamasını da öğretmiştim bizim çocuklara. Gece gündüze dönmeye başlayıp, ay yerini güneşe bırakmışsa usul usul, pembeli, allı morlu, doğmaya başlamışsa güneş uyuyan denizin üstüne, rüzgar okşayarak uyandırır denizin saçlarını. Nefes verir dalgalara meltemiyle. Çam ağaçlarının ince dalları arasında kayarak vururken rüzgar denize, teknede öyle güzel salınır ki demirde, sanırsın gelinlik kız. Tabi demiri güvende, kıç halatları sağlamda, salınırsın tabi.
 

Allahım bu da mı rüya diyorum kendi kendime, gözlerimi açmak istemiyorum, açarsam bu büyü bozulur mu? Yine mi komutan giriş yapacak koğuşa? Ama dikkat çeken yok, kesin baskın yapacak, aç oğlum Emre gözleri kalk…
Doğruluyorum, gözlerimi açıyorum yavaşça, ranzanın üstüne kim pencere açtı lan… hala sallanıyorum, soluma dönüyorum, bir çift yeşil göz bana bakıyor ve usulca “günaydın” diyor. Hala rüyadayım kesin… Uzanıyorum ranzanın üstündeki pencereyi açıyorum, kafamı dışarı çıkartıyorum, Allahım neredeyim ben…
 

Askerlik bitmiş, Bodrum Orak Adası’nı karşıdan gören muhteşem bir koyda demirlemişiz, yanımda sevdiğim dostlarım, sanırsın tekne salmanın üstünde duruyor. Halbuki 5 metre deniz var altımızda. Mis gibi kahve kokusu geliyor içeriden, bizim çocuklar sabah kahvesi içiyorlar ayılmak için.
Kahveden önce bırakıyorum kendimi denize… sanki kadife bir elbise giymiş gibi deniz, taşlar inci kolyesi olmuş, kumlar parıldayan teni…

Hayatınız Mutlu, Yelkenleriniz Dolu, Pruvanız Neta Olsun…  Sevgiyle kalın...

Emre ÖZGEN
 


Yazarın diğer yazıları:

Dört Duvar
Kanayan deniz
Deniz İnsanı
Alıyorum Demirimi Artık
Cova
Karsvegas
Ege'nin Büyükleri

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri