Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Kör Tarlakuşu ve 7 Canlı Elif Kız

Kör Tarlakuşu

İtalya'da tarlakuşlarını hiç durmamacasına öttürmek için ateşle kıpkızıl kızartılmış toplu iğne uçlarıyla cızz diye bir gözünü, cızz diye öteki gözünü yakarlar. İki gözü kör olan tarlakuşunu bir kafese koyarlar. Mavi, açık, duru göklerde özgür uçmaya alışkın kuş, ilk önce gözlerini örttüğünü sandığı kapkara paçavrayı tırnaklarıyla paralamaya çabalar ve zavallı kendini bir kat daha yaralar. Karanlığın gözüne yapışan bir paçavra, bir is yada kurum değil, bir zindan gece olduğunu anlayınca, kanat hızıyla geceyi aşmaya, güne, güneşe ulaşmaya çalışır. Çırpınır, çırpınır... Her kanat vuruşu katı kafese çarpar. Acır, acır..!

Kara gece aşılmaz bir kara duvardır. Uçucu kanatlardan kat kat güçlü , iç hızıyla ötmeye koyulur. Öter, öter kuş... Gecenin öte tarafında gönlünün aydınlık gününü, sarı güneşini, nur alemini yaratır. Yine o mavi göklere çıkar. Ta altında ufuklara kadar ıssızlaşan yeryüzüne pırıl pırıl pullar gibi renk renk cıvıltısını döker. Allah esirgesin duramaz. Çünkü durunca karanlık, ökseci kuşçunun kara parmak ve avuçları gibi varlığını kavramaya koyulur.

Bu yüzden tüm hayatı boyunca öter de öter. Yaradılışa bütün canını, gönül cömertliğiyle harıl harıl döktünten sonra boynu bükük, şu darı dünyaya kör gözleri açık,  aramızdan şükranla ayrılır zamanı gelince. O da en kısa tanımıyla iyi insana benzer. Aldığı kadarını, hatta aldığından çoğunu dünyaya verir. 

Mavi Sürgün'den...

 

7 Canlı Elif Kız

Bir sabah Elif yine keçileri ve ineği alarak deniz kıyısına gitti. Mevsim gençti. Karada güneş ve bal sızan çiçeklerin özsuyu, insanın nabzını adeta çurlatarak çarptırıyorlardı. Deniz ise mavi mavi yanıyor ve göz kamaştırıcı ışığını ta ufuklara yayarak alabildiğince parıldayıp kıpırdıyordu.Deniz o gün en mavi en sevindirici meşrebindeydi. Yedi canlı denilen Elif'i yedi değil sanki bir milyon canla canlandırıp sevindiriyordu. Elif kumların üzerine yan geldi.Şemsiye şeklindeki birkaç çam ağacı yaprakların arasından Elif'in üzerine sanki elekle güneş ışığı eliyorlar, tepeden tırnağa kadar kıvrak ışık oyaları oynatıyorlardı. Onu adeta gıdıklıyor gibiydiler.

Bir aralık ayak ucunda, iki üç karış suda karanlık bir kovuğun sanki kırmızı bir yakamozla yandığını gördü.Dikkat etti. Kovuktan bir dehşet parçası, bir koca ahtapot çıktı. Bir taşın üzerine oturdu.Elif hayvanı seyretmek ve ona görünmemek için çam gövdelerinin arkasına çekildi usulca.

 Ahtapotun gözleri gövdesinin kızıl ateşinde fosforlu bir yeşille parlıyordu. Taşın çatlaklarından akan zeytinyağı gibi kıvrıntılı kayışlarla sekiz duyargasından birini uzattı. Duyargaların alt yüzü iki sıra vantuzlayıcı düğmelerle süslüydü. Yanından yeşil zemin üzerine altın benekli ve baştan kuyruğa pembe çizgili bir Lahos balığı geçti. Ahtapot balığa saldırmak üzere tüm duyargalarını ampule benzeyen başının altına topladı. Kabus gibi kararlıydı. Sonra öfkeyle kızgın demir gibi ağardı. Çünkü Lahos şimşek gibi kaçmıştı.Fakat yine yanaşıyordu.Hem de ahtapotun gözlerine bakarak...

Ahtapot kısa kısa sekişlerle avının yanına yaklaşıyordu. Gözleri sanki taştan yapılma iki bilyaydı. O gözlerde sırf öldürmek için kavrayan ve kapan bir isteğin acımasız donukluğu vardı. Gözlerini yeminden ayırmıyordu. Lahos ufacık bir kuyruk çelişiyle ok gibi kaçabilirdi.Ne var ki ahtapotun bakışının etkisinde büyülenmiş yada felce uğramış gibi bir türlü çıkamıyordu. Kaçmak şöyle dursun tam tersine ahtapota doğru gidiyordu. Elif adeta bir fenalık duydu. İçi bulandı. O bilya gözlere bakarken farkına varmadan yüksek sesle " Amcam Hacı Resul'un gözlerine benziyor" dedi. Ahtapota atmak üzere yerden yavaşça bir taş kapıp nişan aldı. Ahtapot ise ısırmaya hazırlanan bir yılan gibi yavaş yavaş irkildi ve lahosun üzerineatıldı. Elif'de o anda taşı fırlattı. Fakat tutturamadı. Taştan ürken ahtapot bir iki kulaç suya kaçarak hem daireler çeviriyor hem de avını paralıyordu.

İşte o zaman Elif'i heyecanla allak bullak eden bir olay oldu...

Koca bir deniz altı kırlangıcıymış gibi dev bir fok balığı fırlayıp geldi. Ahtapotu ağzına aldı. Fokun arkasında iki de yavru fok duruyordu. Ana fok birdenbire suyun altında debelenmeye koyuldu. O kadar ki dipten kaldırdığı kumlar dolayısıyla bir aralık görünmez oldu. Sonra başı sudan dışarı çıktı. Çam gövdelerinin arkasına gizlenmiş olduğu yerden haykırarark fırlayıp çıkan karakızı gördü.

Fokun hazin gözlerinde lisana taş çıkaran bir haykırış vardı. Hayvan göğsünün süt dolu memelerini kayalarda kanata kanata sürünerek Elif'e doğru debeleniyordu. Ahtapot iki duyargasını fokun burun deliklerinden sokup gırtlağını içerden tıkamıştı. Bir iki dakika sonra hayvan boğularak ölmüş olacaktı. Ama fokun ardısıra iki yavru taşların üzerine tırmanmaya koyuldular. Fakat taşlar yüksekçe oldukları için beceremediler. Analarına bakarak ağlamaya başladılar. Elif,  fokların ölümtehlikesi ile karşılaşınca imdat için insanlara koştuklarını biliyordu. Karakız ahtapotun başını iki eliyle tutarak olağanca kuvveti ile asıldı.Ahtapotun düğme dizileri foktan sırayla çifter çifter ayrılırken sürekli öpücükler gibi maç maç ötüyorlardı.

Elif sonunda ahtapotu sökerek yerdeki bir kayaya çaldı.Fok Elif'in ayaklarına düştü. Emzirmek için yaratılan göğsü inip kalktıkça onun altında yüreğinin hızlı hızlı çarptığını hem kız duyuyor, hem de görüyordu. Kız, bilemedi neden, fakat bir an için eğilip fokun gözlerini öpesi geldi. Fok denize inerken ayrılmak istemiyormuş gibi dönüp dönüp bakıyordu. Ama "Ne yapalım, dünyalarımız başka" demek ister gibiydi. Aşağıdaki taşa varınca Karakız'ın önünde yavrularını emzirdi. İki kısacık badi badi kollarıyla onları bağrına basıyordu. Dönüp Elif'e son bir kez baktıktan sonra hazin bir iniltiyle denize daldılar. Onun ardısıra da yavrular mavilere atıldı. Hep birden yüzdüler. Biraz uzaklaştıkran sonra dönüp yine baktılar. Karakız dayanamadı, denize, onların parıltı içinde parıltı olarak artık görünmez oldukları yere; "Ne yapalım, dünyalarımız başka" diye bağırdı.

Deniz yine ıssız bir nur deryası olmuştu. Bir an için Elif'in yüreği acı bir yanlızlık duygusu ve insan özlemi ile burkuldu. Fakat bu durum uzun sürmedi. Fokun dişiliğini, analığını ve yavrularını emzirmiş olduğunu görmüştü. Bu manzara Elif'e dişiliğini hatırlattı. Bir ana olma ihtimali ve imkanına sahip bulunmanın gururunu duydu. " Ah ne olurdu ben de şu fok gibi bir balık olsaydım, şu masmavi denizlerde yavrularımla beraber yüzseydim" diye arzu duydu. Sabırsız ellerle acele acele üst başından boşandı ve çıplak olarak denize atıldı...

Arşipel'den...

Halikarnas Balıkçısı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yazarın diğer yazıları:

Ege kadınları
Ege kelimesinin ve İyonların kökleri
Anadolu Akdeniz'dir
İzmir'in tarihi
Dünyanın ilk turisti Heredotos
Tünek Ahmet
Son Mektup (1972 )
Kör Tarlakuşu ve 7 Canlı Elif Kız
Efes
Bahri Sefid Akdeniz

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri