Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ocracoke Adası

 En iyi kılıç kullanan adamlarından biri odasına girdiğinde saat gece yarısını çoktan geçmişti. Masasının her iki ucunda yanan mumlar, parça parça açılmış haritaları yeterince aydınlatmıyor olmalıydı ki, yüzünü iyice masaya yaklaştırmış, bir yandan camdan içeri giren Atlantik rüzgarıyla dağılan simsiyah uzun saçlarını düzeltiyor diğer yandan da parmaklarıyla harita üzerine dokunarak sanki bir şeyleri hafızasına kaydetmek istercesine kendi kendine tekrar ediyordu. İçeri giren adamını fark etmemesi mümkün değildi fakat işler o kadar kontrolünden çıkmıştı ki, artık bir an evvel karar vermesi ve son iki yılda elde ettiği müthiş ganimeti saklayacak emniyetli bir yer tespit etmesi gerekiyordu. Bir an kafasını masadan kaldırıp adamının gözlerinin içine baktı ‘gün ışımadan bu iş bitmiş olmalı, anladın mı? ’ Adamı için görevi kabul etmek aynı zamanda hayati bir risk altına girmek anlamına geliyordu. Bu risk hazinenin başkaları tarafından paylaşılmak istenmesi neticesinde çıkacak bir kavga değildi. Tehdit çok daha yakındı, aynı odanın içinde kendisine bakıyordu. Karasakal, hazinesinin yerini kendinden başkasının bilmesine uzun süre tahammül etmezdi. Ya onları da hazineyle beraber gömer ya da umulmadık bir anda hepsini tasfiye ederdi. Fakat şu durumda iki tarafın da birbirine ihtiyacı vardı, en azından birkaç gün daha. Hızlı bir şekilde masanın üzerindeki haritalarını katlayıp, omzundan beline inen deri askının hemen altındaki kocaman cebe koydu. Yanan mumları üfleyip söndürdükten sonra sağlı sollu iki silahını sıkıştırdığı belindeki kemeri son kez kontrol edip kapıya yöneldi ‘Gidelim’ . 
 

  Birkaç ay önce inşa ettirdiği, dikkat çekmeyen, genişçe bir baraka görünümlü, fakat bu önemsiz görünümünün aksine en kritik kararlarını burada aldığı, aynı zamanda bir nevi karakol ve Kuzey Carolina’ya yönelen ticaret gemilerini gözetlemeye oldukça uygun tek katlı ahşap yapıyı, böyle kaçarcasına bırakıp gideceği aklının ucundan bile geçmemişti. Ne de olsa bu bölgenin hakimi kendisiydi. Kuzeyde Carolina’dan güneyde Batı Hint Adalarına kadar onlarca gemiye el koymuş, kilolarca altın ve gümüşü Ocracoke’a getirmişti. Fakat en sonunda, birçoklarının peşinde olduğu ‘ efsane’ olmuş hazinesinin Atlantik’in bu küçük adasında gizli olduğu söylentileri kulaktan kulağa yayılmış ve güneyin ‘yamyamları’ aç gözlü köle tacirleri ve onların işbirlikçilerinin iştahını kabartmıştı. Güçlerini birleştiren güneyliler Carolina’ya, Karasakal’ı ve hazinesini bulmaya geliyorlardı. Bu durumda yapacağı en akıllıca iş, adanın en emniyetli yerine tüm hazinesini gömmek ve ‘misafirleri’ açık denizde ‘ağırlamaktı’. Göğüs göğüse çarpışmaktan bugüne değin zerre kadar korkmuş değildi, yine de çok zor bir duruma düşerse eğer, küçük ve hızlı gemileriyle bölgeden kısa sürede uzaklaşabilirdi. 
 

  Barakasından dışarı çıktıklarında, fırtınadan arta kalan ölü dalgaların beşik gibi salladığı Queen Anne’s Revenge’in ve diğer iki parça geminin adadan çıkış için yeterli silaha ve adama sahip olup olmadığından emin olmak için, kıyıdan gemilere barut ve cephane taşıdıkları salların bulunduğu yere doğru yürüdü. Bütün yük gemilere taşınmıştı. Artık kıyıdan içeriye doğru kısa bir yürüyüş yapma vakti gelmişti. Harita üzerinde belirlediği yere varmaları bir kaç dakika aldı, Karasakal’ın bir gece önce bıraktığı iki kürekle kazıyı yapıp içi altın ve gümüş dolu sandıkları almak için barakanın bulunduğu yere geri döndüler. İçeri girdiklerinde masasının arkasına doğru yürüyen Karasakal yerdeki ahşap döşemelerden birinin altına elini sokarak yaklaşık bir metre uzunluğundaki kapağı kaldırıp tekrar doğruldu ve şaşkınlıkla kendisine bakan adamının kolundan tuttu ‘Eğer ağzından bir şey kaçırırsan seni de buradaki altınlarla beraber gömerim’. Bristol, İngiltere doğumlu, kraliyetin eski hizmetkarı, acımasız Karasakal, iki yıl süren saltanatının sonlarına doğru adım attığını bilmeden gıcırdayan merdivenlerden aşağı indi. Arkasından da ‘en güvendiği’ adamı. Ayakta durmanın zor olduğu, karanlık ve rutubetli daracık mahsende, birkaç adım ilerlemişlerdi ki Karasakal aniden durdu ‘ İşte burada’ dedi. Toplam dört sandığı zorlukla merdivenlerden yukarı taşıdılar. Kalbi yerinden çıkacak gibi atan adamının merakını gidermek istermişçesine sandıklardan birinin kapağını araladı.
 

  1716 ylında İspanyollara karşı yapılan Queen Anne savaşından sonra, eski korsan Benjamin Hornigold’un yanında küçük bir yelkenlide çalışmaya başladığından beri geçen üç yılın özeti bu kapağın altındaydı. İlk kez 26 toplu Fransız gemisi Concorde’un ele geçirilmesinin ve Hornigold’un kraliyetin affından yararlanıp korsanlığı bırakmasının ardından geminin komutasını almış, top sayısını 40’a yükseltip adını Queen Anne’s Revenge olarak değiştirmişti. İşte Edward Teach’in, namı diğer Karasakal’ın Carolina’dan Batı Hint Adalarına kadar denizlerde korkuyla anıldığı iki yıllık zirve dönemi böyle başlamıştı. Dört gemi ve üçyüz denizciyle Charleston blokajını gerçekleştirip birçok ticaret gemisine el konulması yine bu iki yıllık dönemde olmuştu. Kuşatma esnasında ele geçirilen gemilerdeki değerli eşyalara el konulmasının ardından tutsaklar için istenen fidye sadece birkaç kasa ilaçtan ibaret olmuştu. 1718’de yine bir ticaret gemisinin peşindeyken Beaufort koyunda gemilerinden ikisi karaya oturduğunda, Teach neredeyse tüm mürettebat ve gemilerini feda edip, kendisine bağlılığını kanıtlamış yirmi adamıyla altın ve gümüş ne varsa Revenge’e nakledip, buraya, Ocracoke adasına gelmişti.
 

  Şimdi tüm hazinesi, kendisinin ve ona en bağlı adamının ellerinde, sandıklar içinde sürüklenerek gömüleceği yere götürülüyordu. Zamanları iyice daralmıştı, aceleyle sandıkları gömdükten sonra koşar adımlarla kendilerini Queen Anne’s Revenge’e götürecek salın bulunduğu kumsala geri döndüler. Karasakal üzerinde taşıdığı iki kılıçtan birini çekerek önce doğu ufkundan aydınlanmaya başlayan göğe doğrulttu sonra da hızla kuma sapladı ‘ Geri döneceğim’.
 

  Tüm bunlar olmadan birkaç gün evvel, Virginia valisi Alexander Spotswood, Edward Teach’in Kuzey Carolina’da Ocracoke adasında bulunduğunu haber aldıktan sonra, bu acımasız adamın ileride kendileri için de büyük bir tehdit olabileceğini düşünerek, Lieutenant Robert Maynard isimli affedilmiş eski bir korsana dört gemi tahsis edip, emrine verdiği yetenekli ve savaşçı adamlarla Teach’i ortadan kaldırması için 100 pound ödül vaat etmişti. Maynard, Teach’i altetmek üzere denize açıldığında, olacaklardan habersiz Karasakal, güneyden gelecek misafirlerine nasıl bir karşılama töreni yapması gerektiği üzerinde çalışıyordu.
 

  Queen Anne’s Revenge ve diğer iki parça gemi Edward Teach’in emriyle, gün ağarırken doğulu rüzgarlarla yelkenlerini doldurup Ocracoke’un batısından denize açılıp rotalarını güneye çevirdiler. Ada daha gözden kaybolmamıştı ki, Teach batıdan kendilerine doğru yaklaşan dört geminin borda ateşiyle neye uğradığını şaşırdı. Teach’in üç gemisinden biri birkaç dakika içinde Raleigh körfezinin mavi derinliklerini boylamıştı. Revenge ve diğer gemi ise sanş eseri yara almamıştı. Kuşkusuz Maynard iyi bir plan yapmıştı, önce Teach’in gemilerinden birini batıracak sonra da Queen Anne’s Revenge’i Ocracoke sahiline dönmeye zorlayacak ve sayıca üstün olmanın avatajıyla bu kavgayı göğüs göğüse çarpışarak bitirecekti. Teach’in her kavgada örülmüş uzun sakalının arasına sıkıştırdığı dumanı tüten tütün parçalarıyla oluşturduğu korkunç ‘imaj’ına bürünmeye fırsatı olmamıştı bu defa. Atlantik’te sayısız gemi batırmış, ticaret gemilerinin kabusu olmuş, efsaneye dönüşmüş Karasakal tam köşeye sıkışmıştı ki ani bir kararla kim olduğunu dahi bilmediği düşmanının tam üzerine dümen kırdı. Her şeyi yaşamıştı, her türlüsünü görmüştü ve en iyisinin kendisi olduğunu biliyordu. Her iki gemideki adamlara da kavgaya hazır olun emri verdi. Karşılaşma doğudan kuvvetlenen rüzgarın etkisiyle beklediğinden önce gerçekleşti. Gemiler borda bordaya verdiklerinde Maynard’ın adamları Revenge’e geçmeye başladılar. Teach artık geminin kontrolünü tamamen bırakmıştı, Ocracoke sahiline doğru sürükleniyorlardı. Fazla değil birkaç dakika sonra Karasakal’ın diğer gemisi Maynard’ın adamları tarafından ele geçirildi ama Revenge henüz teslim olmamıştı. Teach bir an neredeyse karaya oturacaklarını fark etti. Birkaç adamı kalmıştı, kazanmaları mümkün değildi, geminin kıç tarafına doğru koşup denize atladı ve birkaç kulaç atıp sahile çıktı. Gizli mahsenine saklanma niyetiyle barakasına doğru, geriye kalan tüm gücüyle koşmaya başladı. Fakat güneyden beklediği misafirler ondan erken davranmıştı, tanımadığı düşmanıyla mücadele ederken hazine avcıları çoktan Ocracoke’un doğusundan karaya çıkmışlardı. Kılıcını kuma sapladığı noktada Teach, kırk kişilik silahlı misafir grubuyla karşılaştı. Evet, söz verdiği gibi geri dönmüştü, ama bu kadar çabuk olacağını kendisi de düşünmemişti…
 


Yazarın diğer yazıları:

Midye Tava
De-ği-şe-cek-sin
Ocracoke Adası
Jolly Roger
Avlayan avlanınca
35 Kentrilyon

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri