Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Dünyanın Ucundaki Fenerin Bekçisi

40 yılı aşkın denizcilik yaşamımda, anıları hayallerimde taptaze kalacak kadar duygu yüklü birkaç olay yaşamışımdır.Aşağıdaki, beni en fazla etkileyenidir.

1994 yılının 15 Ağustos gecesi, saat tam 22.30'du.Kanal 16'dan şu çağrıyı duydum... "İçinde kalp krizi geçiren hastası olan bir tekne,Ayvalık'a giriş yapamıyor, önünde kırmızı, sarı, yeşil ışıklar varmış. Ortunç, saklı cennet olabilir...Yardıma gidilsin, bütün tekneler.. Dikkat..! Bütün tekneler..." Yardıma gidenler arasında ben de vardım. O gece telaş ve panik gece yarısına kadar devam etti, hasta kurtarılamadı. Ertesi sabah o tekneden 65-70 yaşlarında bembeyaz saçları olan, çok tonton bir bayan çıktı... Uykusuz gözleri yaşlı ama yine de güçlü görünmeye çalışan biriydi... Anna Maria ile ilk karşılaşmamız böyle oldu.

Arkadaşımla yanına sokulduk, konuştuk... Eşinin cenazesini götürüp tekrar gelecekmiş, teknesine göz kulak olacak birini istiyormuş. O zamanlar Ayvalık'ta marina yoktu. Arkadaşımın yardımı ile teknemi alıp buraya, teknesinin yanına bağlayacağımı ve kendi teknem gibi bakacağımı, hiç merak etmemesini söyledim. Anna Maria gözlerime baktı, elimi iki elinin içine alıp sıktı ve Türkçe olarak bana " Çok çok teşekkür ederim " dedi.Ona Nine Kaptan adını taktım. Çocukluğumdan beri yakınlık duyduğum, sevdiğim insanlara hep bir lakap takmışımdır. O'ndan bahsederken 'Nine Kaptan' diye bahsediyorduk. Nine Kaptan 10 gün sonra döndü... O akşam teknem Maviş'in kokpitinde hüzünlü bir yemek yedik, sohbet ettik. Uzun yıllar kiralık teknelerle dolaşmışlar, sonra evlerini satarak bu 44 feetlik yelkenliyi satın almışlar. Yaz kış sürekli içinde yaşamak üzere, fakat kör talih işte. O akşam Anna Maria bizi şaşırtan düşlerinden bahsetmişti... Kocası ile palnladıkları seyahati, onun hatırası için, tam planladıkları şekilde ama yanlız başına tamamlamak istediğini söylemişti. Korydella dediği Finike'ye kadar çeşitli yerlere uğrayarak gidecek, oradan batıya dönerek Saint Tropez'e ulaşmaya çalışacaktı... Ve geri kalan ömrünü de yıllarca hayalini kurdukları bu teknede geçirmek istediğini anlatmıştı.

Yol hazırlıklarına yardım ettim. Anna Maria da eşi gibi kalbinden rahatsızdı ama yola çıkmaya da öylesine kararlıydı...

O'na dedim ki; " Sizinle gelmemi isterseniz gelirim, yardımcı olurum, tekneyi kullanırım, yelkenden, navigasyondan, deniz meteorolojisinden anlarım, Ege'yi biliyorum, seve seve gelirim, Saint Tropez'e kadar götürürüm sizi ve teknenizi. Para falan da istemem."

Bana sesi titreyerek "Hayır olmaz" diye cevap verdi. Kocası hep dermiş ki ;" Bir yelkenlide en az iki kişi en çok iki kişi" Ve onun hala teknede olduğunu hissediyormuş, üçüncü kişiyi istemiyormuş. Yol hazırlıklarına başladık... Ayvalık pazarından erzak taşıdık... Ona güzel bir ilk yardım çantası yaptık... Bazı kalp ilaçları azalmıştı, annemden biliyorum, ilaçları bulduk ve stokladık. O zamanlar öyle bilgisayarlarla ulaşılan meteoroloji sitelerinden pek kimselerin haberi yoktu. Anna Maria bendeki 20 yıllık 'rüzgar-fırtına' günlüklerini görünce eylül, ekim aylarında çıkacak fırtınalarla ilgili bir döküm yani bir fırtına takvimi yapmamı istedi, yapıp verdim.

O gece hiç gözümü kapamadım.Sanki Ege'nin derinliklerine gidecek olan o değil de bendim. Bütün gece Anna Maria'nın teknesini seyrettim... Tan yeri ağarırken onu uyandırdım. Birer kahve içip harekete geçtik.. O anlar gözümün önünde. Kontakt anahtarını tutup yüzüme baktı... Ben tekrar "Seninle gelmek istiyorum" dedim. Gözlerini kısarak 'hayır' anlamında başını salladı. Palamarları attım, Anna Maria hafifçe ileri verdi, hemen Maviş'e geçtim, kendi makinemi de çalıştırıp peşi sıra rıhtımdan ayrıldım. İki tekne birbirine değecek kadar yanyana seyir ederek, Çıplakada Badavut hizasına geldik. Anna Maria ayağa kalktı, önce bana el salladı, sonra ellerini ağzına götürerek seslendi." Gad bi vid yu,Gad bi vid yu" (Tanrı seninle olsun). Sonra makinesine yol verdi, palpa limanlık şarap rengi denizde bir sülün gibi süzülerek uzaklaştı, gözden kaybolup gitti.Cunda mendireğindeki tonozuma dönüp bağlandım... Gece sabaha karşı kapağını açtığım 'Güzel Marmara' şisesinin dibinde bir bardaklık daha şarabım kalmıştı. Onu da bu kadın haliyle üstelik yaşlı, hasta, yapayalnız denizcinin şerefine ve sağlığına içtim.

Aradan aylar geçti, o yılın Aralık ayının son günlerinde yılbaşı için İstanbul'a gitmiştim. Alibey Adası'ndaki evime geri döndüğümde, posta kutusunun içinde bir mektup buldum.Anna Maria'dan geliyordu. Rumca yazılmıştı."Agapite patera tu aera" diye başlıyordu. Yani "Sevgili Rüzgarın Babası" yardımlarınla güzel bir seyahat yaptık, hiç fırtınaya yakalanmadık. Korydella'ya kadar kocamla planladığımız seyahati tamamladıktan sonra, adalar denizini geçerek Saint Tropez'e geri döndük.Şimdi burada kocamın hayali ve hatıralarımızla dolu teknemde yaşıyorum.Ayvalık'a ve Cunda'ya selam.Denizini, çakıl taşını, ağacını, yaprağını ve Maviş'i benim için öp. Annen Anna Maria"

Cevabı hemen yazıp postaladım;" Bu yaz gel, bekliyorum. Ege'yi koy koy gezdireceğim sana, bana yemek yap yeter, sabahları yola çıkarken seni uyandırmam..."

Gelemeyeceğini bildiren ama içten,sam,m, bir cevap gelince, sitemkar bir mektup yazmış ve mektubun bir yerinde şöyle demiştim... " Burada cennet Ege dururken sen orada ne yapıyorsun Anna Maria? Dünyanın ucundaki fenere bekçilik mi yapıyorsun?!"

Cevaben gelen mektup sağlık sorunlarıyla doluydu;" Tempolu birkaç adım dahi atamıyor, nefes nefese kalıyorum, ayaklarım şişiyor, ciğerlerim su topluyor, ileri derecede kalp sorunlarım var, gelemem. Ama sen gezip kaldığın yerleri bana yaz, anlat, oraların fotoğraflarını gönder. O zaman ben de seninle Ege'yi gezmiş gibi hissederim kendimi.Lütfen beni aramayı unutma sevgili dost" diye yazmış ve mektubun sonuna da isim yerine "Dünyanın ucundaki fenerin bekçisi" yazmıştı.

O zamanlardan bugünlere dokuz yıl geçti... Dokuz yıldır teknemin isminin altında "Rüzgar Baba" yazısı vardır... Haberleşmemiz bir iki yıl mektupla oldu. Sonrasında cep telefonlarımızla mesajlaşmaya başladık. Bazen ayda bir kere, bazen de hele yaz günlerinde ve teknemle yolculukta isem günde iki üç kere... Yakın dostlarım, dünyanın ucundaki fenerin bekçisinden bama mesaj geldiğini bilirler. 9 yıl birbirimizle böyle mesajlarla haberleştik... O'na, yelken açtığım, yanaştığım ya da alargada kaldığım her yeri anlattım, yüzlerce mesaj ve fotoğraf gönderdim.

Birlaç akşam önceydi, geç saatlerde bir mesaj geldi... "Ondandır" diye uzandım telefonuma. Mesaj ortak bir dostumuzdan geliyordu. " Fazla üzülmeyesin, son zamanlarda çok hasta idi, dünyanın ucundaki fenerin bekçisini kaybettik, Anna Maria geçtiğimiz günlerde öldü."

O'na, o pamuk yanaklarından birer kerecik öpüp sarılmak isterdim... Ben ve buradaki dostların seni hiç unutmayacağız dünyanın ucundaki fenerin bekçisi.. Hani 10 yıl önce sen kocan için demiştin ya, belki de kimbilir bundan böyle sen de benim teknemde olacaksın... Sana Ege'yi anlatmaya bu yaz da mırıldanarak devam edeceğim. Belki duyarsın, belki de yanı başımdasındır, bunu kim bilebilir ki?

Rüzgar Baba    13 Aralık 2003 Ayvalık

Haldun Sevel


Yazarın diğer yazıları:

Yaşamın sırrı
Tanrım beni yavaşlat
Ne de ıssız ve soğuk olur mavi suların dibi
Halikarnas Balıkçısıyla ilk ve son karşılaşmam
Yaşam denen şey
Denizci Doğulur mu ? (2)
Denizci Doğulur mu ? (1)
Sadun Boro niçin bir Anıt Adamdır ?
Nedir Deniz
Devlerin Aşkı ( Azra Erhat & Cevat Şakir )
Çok uzun zaman önce, onlar bizdik
Kuşu uçmaya çağıran gök,rüzgarı esmeye çağıran deniz
Antik Tanrıların Sonuncusu
Düşler ve Yaşanası Hayaller Dükkanı
Hiç Durmadı Yağmur
Dünyanın Ucundaki Fenerin Bekçisi
Mavi Kart Aşağılaması
Pupa Yelken

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri