Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Uzun yol için tekne seçimi

Gövde malzemeleri:

Küçük bir tekneyle dünyayı ilk defa turlayan Joshua Slochum’dan beri, yani 100 yılı aşkın zamandır insanlar farklı tipte, farklı malzemelerle yapılmış teknelerle okyanuslara açılıyor. İlk önce bu farklı yapım malzemelerinden, bir sonraki sayıda da farklı tipteki teknelerden, bunların her birinin avantaj ve dezavantajlarından bahsedeceğim.

Ahşap

Şu anda kullanılan en geleneksel malzeme ahşap. Avrupalılar dünyayı bir sömürge haline getirmeyi, tamamen ahşaptan imal edilmiş gemileriyle dört bir tarafa yayılıp oraları istila etmeleri sayesinde başardılar. Joshua Slochum’dan tutun, Türk amatör denizciliğinin duayeni Sadun Boro’ya kadar, dünya denizlerine ilk açılan amatör denizcilerin tekneleri de tamamen ahşaptan imal edilmiş idi. Yani ahşap tekne neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir şey. Dolayısıyla bu malzemenin kendini kanıtlamışlığı inkâr edilemez.

Ahşap son derece ekolojik bir malzeme. Eskiyen, kullanılmaz hale gelen bir tekneyi doğaya en az zararı vererek ortadan kaldırmak mümkün. Yapımı sırasında tamamen yok olabilir bir malzeme olan ağaç kullanılıyor. Bu malzeme ısıyı çok iyi izole ettiği gibi insan için de çok daha sıcak, doğal ve sağlıklı bir yaşam alanı sunuyor. Yapımı nispeten kolay ahşap teknenin. Hayatında hiç tekne yapmamış biri dahi biraz sabır ve bol emekle ahşap tekne inşa edebilir.

Bütün bunlar güzel, ama ahşabın bir sürü problemi var. İnsanları ahşaptan uzak tutan en önemli etken, yukarıda olumlu bir özellik olarak bahsettiğim “ekolojik”liği, yani bozulmaya, çürümeye yatkınlığı. Bu özellik gayet paradoksal olarak ahşabı hem mükemmel, hem de rezalet bir malzeme yapıyor.

Özene bezene yaptığınız ya da satın aldığınız, gözünüz gibi baktığınız, daha da önemlisi hayatınızı teslim ettiğiniz teknenizin çürümesine, su almasına, parçalanıp yok olmasına seyirci kalacak değilsiniz doğal olarak. Bunu önlemek için ne yapacaksınız? Sürekli boyayacaksınız, hatta gerekirse cam elyafıyla güçlendirilmiş epoksi ile kaplayacaksınız. Malzemenin ekolojik olarak değeri kalmamış olacak…

Günümüzün diğer yapım malzemelerine göre dayanıksız bir malzeme ahşap. “Dayanıklı yapayım, taş gibi bir teknem olsun” derseniz, bu sefer de çok ağır bir tekneye sahip oluyorsunuz.

Ahşap bugün az kullanılıyor, uzun yol denizcilerinin birinci tercihi değil. Klasik görünümlü, eski, ağır ahşap tekneleri günümüzde sadece meraklıları kullanıyor.

Çelik

Ahşaptan sonra dünyanın en denenmiş, kendini kanıtlamış malzemesi çeliktir denebilir. Sanayi devrimiyle birlikte çelik hemen her yere girdi. Bu malzemenin denizciliğe yansıması muazzam oldu. Çelik sayesinde o güne dek akla dahi getirilemeyecek büyüklükte gemiler yapılmaya başlandı. Bu sayede taşımacılık ve ulaşım daha güvenli, daha hızlı, üstelik daha ucuz yapılır oldu. Çelik gemiler demir yollarıyla birlikte sanayi devriminin temel lokomotifleri ve sembolleri haline geldiler.

Büyük gemilerin bu kadar hararetli biçimde çeliği kullanmaya başlamalarına rağmen ufak teknelerde bu malzemenin kullanılması oldukça geç başladı. Çeliğin amatör denizciler arasında yaygınlaşması efsanevi Fransız denizci Bernard Moitessier’nin 1969 yılında dünyayı tek başına ve hiç durmadan, 11 metrelik çelik bir tekneyle dönmesinden sonra oldu denebilir.

Çelik, tekne yapımında kullanılabilecek en sağlam malzeme. Çarpmalarda yüksek esneme ve uzama özellikleri sayesinde kolay kolay delinmiyor, parçalanmıyor, kopmuyor. Üzerine binen yüklere muazzam bir mukavemet gösteriyor.

Yapımı ve tamiri belki de en kolay malzeme. Hele şimdi çıkan bilgisayar kontrollü kesme yöntemleri ve yine bilgisayarda hazırlanmış projeler sayesinde çelik levhalar milimetrik olarak kesilip yerlerine lego gibi oturtulabiliyorlar. Usta bir kaynakçının elinden çıkarsa, levhalar arasındaki kaynaklar levhaların kendisinden daha sağlam oluyor. Dünyanın her yerinde çelik levha ve kaynakçı bulmak mümkün. Yani tekneyi en ücra yerlerde dahi tamir edebilirsiniz.

Bu malzemenin ilginç ve çok güzel bir paradoksu var. Bütün bu güzel özelliklerine rağmen olabilecek en ucuz tekne yapım malzemesi. Fakat gövdenin ucuz olması teknenin diğer malzemeden yapılmış teknelere göre çok ucuz olacağı anlamını taşımıyor. Çünkü genel kural şöyle der: gövde yapım malzemesi tüm tekne maliyetinin % 20 - 30’unu oluşturur…

Gelelim çeliğin sevimsiz özelliklerine. Ahşap gibi ağır bir malzeme. Ne yaparsanız yapın, çelikten imal edilmiş bir tekne benzerlerinden daha ağır olacaktır. Bundan dolayı sert denizlerde daha az sallanacak, sizi daha az yoracak, ama daha yavaş gidecek, daha büyük yelken alanına ve daha büyük motora ihtiyaç duyacak, bu da hem cebinizi daha çok yakacak, hem de daha büyük olacaklarından, yelkenlerle boğuşmak daha zorlaşacak.

Çelik, ahşap kadar olmasa da ekolojik bir malzeme. Paslanıyor, yani bozuluyor ve çürüyor. Özellikle deniz ortamı iyi bakılmamış çeliğin canına okuyor. Gereken önlemler alınmazsa, ne kadar sağlam bir malzeme olursa olsun, bir süre sonra delinebiliyor. Ancak günümüzde çok gelişmiş epoksi bazlı boyalar ve kumlama teknikleri sayesinde bu çürüme eğiliminin önüne geçilmiş durumda. Kuralına göre kumlama yapılmış ve uygun koşullarda boyanmış çelik tekneler yıllarca hiçbir paslanma emaresi göstermeyebiliyor.

Bildiğiniz gibi metaller çok iyi iletkenler. Çelik bir tekneniz varsa izolasyonu muhakkak iyi düşünmeniz ve uygulamanız gerekir. Bir izolasyon malzemesiyle içten kaplanmadığı takdirde sac tekneleri yazın soğutmak, kışın da ısıtmak imkansız gibi bir şeydir.

Çelik günümüzde uzun yol teknelerinde çok sık kullanılan bir malzeme. Özellikle çok ıssız bölgelere giden, şartları zorlamayı seven denizcilerin bir numaralı tercihi.

Alüminyum

Alüminyum son zamanlarda gittikçe artan bir popülerliğe sahip. Özellikle Fransızlar alüminyumu denizde çok kullanıyorlar. Bu malzemeyi kullanarak seri üretim yapan firmaları dahi var. Deniz şartları için özel olarak üretilmiş alüminyumun oldukça ilginç özellikleri var. Bir kere çok hafif. Hafif olmasına rağmen çeliğe yakın bir sağlamlığı var. Alüminyumun bence en büyük avantajı boya derdinin olmaması. Su hattı altına sürülmesi gereken zehirli boya dışında tüm gövdeyi boyamadan bırakabiliyorsunuz. Bu da sizi boyayı korumak gibi oldukça meşakkatli bir işten kurtarıyor. Bir de ben bu tür boyasız alüminyum teknelerin görüntüsünü çok seviyorum. Bence tekneye çok vahşi bir güzellik katıyor.

Alüminyumun dezavantajlarına gelelim. Bu malzemenin en kötü tarafı galvanik korozyona karşı çok hassas olması. Yanlış yapılabilecek bir elektrik donanımı teknenin su içinde erimesine neden olabiliyor. Alüminyum çelikle yan yana geldiğinde korozyona uğrayabiliyor. O yüzden bir limanda çelik bir teknenin yanına uzun süreli bağlanması bile sakıncalı. Malzemenin hiçbir şekilde başka bir metalle kontak halinde olmaması gerekiyor. Bu yüzden alüminyum tekneleri yapımı gerçek bir uzmanlık işi. Her şeyin çok iyi hesaplanıp bir araya getirilmesi lazım. Tabii bu durumda işçilik çok pahalı oluyor. Malzeme olarak zaten çok pahalı, işçiliği de ekleyince yapımı oldukça tuzluya çıkıyor.

Alümimyumun bir diğer dezavantajı da kaynağının çok uzmanlaşmış kişilerce yapılması gerektiği. Dünyanın az gelişmiş yerlerine gitme niyetiniz varsa teknede tamirat yapabilecek işçiler bulmakta ciddi olarak zorlanabiliyorsunuz.

Tüm bu dezavantajlarına rağmen hafifliği, sağlamlığı ve boya derdinin olmaması bu malzemeyi maddi bakımdan sıkıntısı olmayan uzun yol denizcilerinin önemli tercihlerinden biri yapıyor.

Cam elyafı:

Cam elyafı destekli polyester kuşkusuz bugünün en önemli yat üretim malzemesi. Yapım sırasında bir kalıp kullanılabilmesi sayesinde seri üretime olanak vermesi yat endüstrisinde bir devrime neden olmuş. Amatör denizciliğin günümüzde bu kadar yayılmasının en büyük nedeninin bu malzemenin kullanılmaya başlanmış olmasıdır diyebilirim. Bu sayede firmalar hemen her ihtiyaca yönelik tekneleri seri olarak üretmeye başlayabilmiş, bu da yat fiyatlarını oldukça makul seviyelere çekebilmiş. Bu kadar fazla tekne üretmenin bir uzantısı olarak büyük bir ikinci el pazarı doğmuş, bu sayede hemen her bütçeye hitap edebilecek tekneler ortaya çıkmış.

Cam elyafının en büyük avantajı, bu tür teknelerin çok fazla sayıda olması diyebilirim. Dolayısıyla isteklerinize ve kesenize uygun tekneyi kısa zamanda bulabilirsiniz. Tuzlu su koşullarından hemen hiç etkilenmemesi bu malzemenin tercih nedenlerinden biri. Elyaf katlarının arasına tuzlu suyun girip gövdenin yapısını bozması olarak tarif edebileceğimiz ozmoz modern malzeme ve yapım teknikleriyle neredeyse tamamen engellendi.

Cam elyafı destekli polyesterin en büyük dezavantajı çok sert bir madde olmasından dolayı elastikiyet kat sayasının çok düşük olması. Bu nedenle sert maddelere çarpma durumunda malzeme kolayca kırılabiliyor, yırtılabiliyor. Hiçbir yardım bulunamayacak dünyanın uzak coğrafyalarında teknenin denizde yüzen bir şeye çarpması, karaya oturması, mercan resiflerine çıkması durumlarında bu malzeme fazla bir direnç gösteremeyecektir.

Bu sağlamlığı artırabilmek, sağlamlığın yanında tekneyi daha da hafifletebilmek için karbon, kevlar liflerini epoksi rezinle birlikte kullanan sistemler geliştirildi. Bu, teknenin sağlamlığını kuşkusuz daha da artırmasına rağmen çok pahalı bir yöntem. O yüzden bu malzeme gezi teknelerinden çok yüksek bütçeli yarış teknelerinde tercih ediliyor.

Cam elyafı tekne yapımında kullanılan malzemeler içinde doğayı en çok kirleteni diyebilirim. Tamamen sentetik olan polyester ve epoksi ciddi bir doğa düşmanı. Daha çok doğada olmaktan keyif alan insanların oluşturduğu yatçılık camiasının büyük çoğunlukla en az doğa dostu malzemeyle yapılmış tekneleri kullanması ciddi bir paradoks aslında…

Tüm bu malzemelerin dışında betonarme de tekne yapım malzemesi olarak kullanılıyorsa da günümüzde fazla tercih edilen bir malzeme değildir.

“Zeilen” adlı bir Hollanda dergisinin Karaiplerde bulunan 28 – 80 feet arasında 134 uzun yol teknesi arasında yaptığı bir araştırmaya göre, bu teknelerin %53’ü fiberglas, %26’sı çelik, %9’u alüminyum, %8’i ahşap, %3’ü betonarme, %1’i ise kontrplak üstüne elyaf kaplama imiş.

Gelelim benim tercihlerime: benim dünya turunu tamamladığım teknem Mardek cam elyafı destekli epoksiyle yapılmıştı. Epoksi tekneye artı bir sağlamlık kazandırmış olsa da özellikle Patagonya’da çok tedirgin oldum. Çok az haritalandırılmış sularda, kayalarla çevrili kanallarda seyir yaparken insan daha sağlam bir tekne arzu ediyor. Şu anda tekrar yola çıkacak olsam, zorlu ve ıssız coğrafyalara gitmekten keyif aldığımdan sağlamlığı, boya gerektirmemesi, hafifliği gibi nedenlerden alüminyumla kolay tamiri, sağlamlığı, kolay yapımı nedeniyle çelik tekne arasında seçim yapmaya çalışırdım.
 

Hakan Öge

 


Yazarın diğer yazıları:

Dünya turu için tekne boyutu
Tekne su üstü
Dünya turu için tekne tipleri
Uzun yol için tekne seçimi
Dünya turu için bütçe
Seyir rotaları ve zamanlama
Kimler okyanuslara açılabilir
İnsan neden dünya turuna çıkmak ister
Benim Sadun Ağabeyim
Denizci bir toplum olabilecek miyiz ?
Dönüş

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri