Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Seyir rotaları ve zamanlama

Deniz üzerinde seyahat etmek dünyanın en hür, en sınır tanımayan seyahat yöntemi. Ülkelere giriş-çıkış çok daha rahat, evinizi yanınızda taşıdığınız için yaşam çok daha keyifli. Fakat bu hürriyetin bir sınırı var. Ufak bir yelkenli tekne ile arabayla yol alıyormuşçasına keyfinizin istediği anda, istediğiniz yere gitmeniz mümkün değil. Doğaya çok bağımlısınız. Mevsimleri, rüzgarları, akıntıları çok iyi bilmeniz ve kollamanız gerekiyor.

Bir yerden bir yere giderken amaç mümkün olduğunca hızlı, rahat ve güvenli bir biçimde yol almak. Bunun için rüzgarın orta şiddetlerde arkadan gelmesi, akıntının da bize karşı değil, bizimle birlikte olması idealdir. İşte bu şartları bulmak, doğaya karşı değil, doğayla uyum içinde, rahat ve güvenli seyirler yapabilmek için yüzyıllardır izlenen, günümüzde artık çok iyi bilinen genel seyir şartlarını iyi bilmek lazım.

Okyanus seyirleri için çok genel olarak birkaç kural var:

1. Tropikal bölgelerde o yarımkürenin kışında, tropikal bölge dışında kalan yerlerde ise o yarımkürenin yazında seyir yapacaksınız.
2. Tropikal kuşakta batıya, onun dışında kalan bölgelerde ise doğuya doğru gideceksiniz.

Bunlar çok genel kurallar. Hint Okyanusu gibi, bu kuralların dışında hareket edebileceğiniz yerler var.

Genel hava şartları

Yelkenli teknelerin büyük çoğunluğu tropikal kuşakta seyir yaparlar. Çünkü bu kuşakta havalar tüm yıl boyunca sıcak ve oldukça istikrarlıdır. Bilirsiniz ki bulunduğunuz yarım kürenin kış aylarında havalar hep güzeldir, bir fırtına çıkma olasılığı yok gibidir, sürekli esen alizelerle oldukça hızlı, güvenli ve keyifli seyirler yapabilirsiniz. O yarım kürenin yaz aylarında ise hava biraz daha sıcak, fakat çok daha nemlidir. Alizeler o kadar sabit esmez ve kimi zaman tamamen dururlar. İstikrarsız olan havada zaman zaman dünyanın en yıkıcı fırtınaları olan kasırgalar oluşur. Bu nedenle bu mevsimde seyir yapmamak, çok gerekiyorsa 1 – 2 günlük kısa seyirler yapmak ve zamanın çoğunu karada geçirmek gerekir.

Tropikal kuşağın dışına çıktığınız anda bildiğiniz anlamda mevsimleri yaşamaya başlarsınız. Hem kuzey, hem güney yarım kürede de dönencelerle 40. paraleller arasında rüzgar değişkendir. Alizeler gibi sabit rüzgarlar esmez. 40. paralele ulaştığınızda rüzgar tropikal kuşağın tam tersi yönden, batıdan esmeye başlar. Bu rüzgarlar da alizeler gibi istikrarlıdır. Fakat bu bölgelerde yaz – kış oluşan depresyonlar yüzünden arada bir çok sert fırtınalar çıkar. Bu fırtınalar yaz aylarında daha seyrek görülür. Bu yüzden buralarda yazın bulunmak daha akıllıcadır.

Bir de tropikal bölgede olmasına rağmen yukarıda bahsettiğim gibi farklı koşulların olduğu bir yer var: Hint Okyanusu. Bu okyanusun kuzeyi tamamen karayla kapalı olduğundan karanın rüzgar rejimleri üzerinde etkisi var. Muson adını alan bu rüzgarlar yazın batıdan, kışın ise doğudan eser. Kış musonları alizelerin devamıdır. Bulutsuz, berrak bir havayla birlikte oldukça istikrarlı bir şekilde eserler. Yaz aylarında karanın aşırı ısınması üzerine rüzgar tersine döner. Sağanak yağışlar ve fırtınalarla birlikte oldukça istikrarsız eser. Bu yüzden bu bölgede kış aylarında bulunmak gerekir.

Alizeler

Tropikal kuşakta rüzgar tüm yıl boyunca doğudan batıya eser durur. Yelkenli gemiler devrinde okyanus bu rüzgarlar kullanılarak geçiliyordu. Bu rüzgarlara İngilizcede “Trade Winds”, Fransızca’da “Les alizés” adı verilir. Türkçe’de bugün “Ticaret Rüzgarları” diye hatalı kullanılıyor. İngilizler eskiden bu adı verdiğinde “trade” kelimesini “yol, rota” anlamında kullanıyorlardı. Sürekli aynı rotada, aynı yönde estiği için bu rüzgarlara bu ismi vermişlerdi. “Trade” günümüzde ticaret anlamında kullanılıyor.

Eski Türk denizcileri bu rüzgarlara Fransızca’da olduğu gibi “alizeler” diyordu. Bugün İngilizce popüler dil olduğundan İngilizce çevirisi, üstelik yanlış bir şekilde kullanılıyor. Bu yüzden ben yazımda bu rüzgârlara eskiden olduğu gibi “alizeler” diyeceğim.

***

Bu genel bilgilerin ışığında örnek bir seyir planlayalım:

Diyelim ki dünya turu yapmak istiyorsunuz ve fazla zaman ayıramıyorsunuz. Bunu 2 sene içinde tamamlayıp geri döneceksiniz. Rahat ve sorunsuz bir seyir için Akdeniz’i yaz aylarında geçmeniz gerekir. Kanarya Adaları’na Eylül sonu, Ekim başına kadar varmalısınız. Atlas Okyanusu’nu geçmek için Aralık’ı beklemeniz gerekir. Daha önce yola çıkarsanız kasırga sezonu içinde kalacağınızdan çok sert havalar yiyebilirsiniz.

Alizelerle okyanusu geçtikten sonra Mart ayına kadar Karaip Adaları’nda oyalanabilirsiniz. Mart sonuna kadar Panama’yı geçip Büyük Okyanus’a açılmanız gerekir. Büyük Okyanus’ta Eylül sonuna kadar kalabilirsiniz. Kasırga sezonu burada tekrar başlamadan Torres Kanalı’ndan geçip Hint Okyanusu’na çıkmalısınız. Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak aylarını Güneydoğu Asya ülkelerinde geçirip Ocak sonu Hint Okyanusu geçişine başlayıp muson rüzgarları tersine dönmeden, Mart ayında Kızıldeniz’de olmanız gerekir.

Kızıldeniz rüzgarın neredeyse sürekli olarak kuzeyden, yani gideceğiniz yönün tersine estiği bir yer. Ama ne yapacaksınız ki başka çare yok. Kızıldeniz’e girmek istemiyorsanız Afrika’yı, Ümit Burnu’ndan dolaşmanız gerekir ki, bu da en az 1 yıl daha eklemek anlamına gelir.

Neyse ki Kızıldeniz kapalı bir deniz. Günler süren seyirler yapmaya gerek yok. Havayı iyi takip ederek, bir koydan diğerine geçerek günlük seyirler yapabilir, karşı rüzgarın çilesini hiç çekmeden burayı da atlatabilirsiniz.

Akdeniz’e Mayıs ayından önce ulaşmanızı tavsiye etmem. Bu sayede Kızıldeniz’de epeyce vaktiniz olur, Akdeniz’e geldiğinizde de güzel havalar başlamış olur. Böylelikle tam 2 sene sonra dünya turunu bitirmiş olursunuz.

***

Bu şekilde düzgün planlamalar yaparak dünyanın her yerine gitmek mümkün. Yukarıdaki örneği mevsimlere bağlılığı anlayabilin diye verdim. Söylediğim zamanların dışında ya da aksi istikametlere seyirler yapmak isterseniz çok eziyet çekeceğinizi, hatta hayatınızı riske atacağınızı anlamanız lazım.

Size kendimden örnek vereyim. Ben 2 senede dünya turunu tamamlamak amacıyla, yukarıdaki programı uygulamak üzere yola çıktım. Fakat Karaip Adaları’nda fikrimi değiştirdim. Panama’dan geçmek yerine Amerika kıtasını en güneye kadar inerek Horn Burnu ve Macellan Boğazı’ndan geçmeye karar verdim. Bunun için uygun mevsimdeydim, ama kararı geç vermiştim. Bu kararı okyanusu geçmeden önce, en geç Yeşil Burun Adaları’nda vermeliydim. Bu bana oldukça pahalıya patladı. 2,5 ay boyunca, Brezilya kıyıları boyunca rüzgara ve akıntıya karşı seyir yapmak zorunda kaldım. Bu zaman boyunca yaptığım iş bir keyif olmaktan çıktı, tam bir eziyete dönüştü. Böyle bir deneyimi yaşadıktan sonra doğanın temel güçlerine karşı artık hiçbir şey yapmamaya karar verdim.

Neyse ki bu zorluğu atlattıktan sonra şartlar düzeldi. Fakat bu sefer mevsimi beklemek gerekiyordu. Arjantin ve Şili kıyılarında oranın yaz aylarında olabilmek için Brezilya’da tam 6 ay bekledim.

Tropikal kuşaktan, yani alizelerden çıktıktan sonra çok temkinli seyirler yaptım. Rüzgârın sürekli batıdan esmeye başladığı 40. paralele kadar hemen her gün hava raporu alarak, kötü havaları limanlarda bekleyerek geçirdim. Oranın yaz ayları olan Aralık – Mart arasında seyirler yaptım ve bu tehlikeli bölgeyi sağ salim atlattım. Ardından kuzeye yükselerek tropikal kuşağa ulaştım ve tekrar klasik rotaya girerek dünyayı 3 senede turlamış oldum.

Ben dünya turuna şartlanmıştım, ama acaba başka neler yapabilirdim? Büyük Okyanus’a açılmak yerine Antarktika’ya geçebilirdim, Falkland Adaları’na uğrayabilirdim, 40. paralelin güneyinde esen batı rüzgârlarını kullanarak Güney Afrika’ya gidebilirdim ya da gerisin geri dönerek Karaipler’e, oradan Amerika Birleşik Devletleri’ne çıkabilir, 40. kuzey paralele kadar yükselip bu sefer kuzey yarımkürenin batı rüzgârlarını kullanarak Avrupa’ya geçebilir, böylelikle dünya turu değil, ama Atlantik turu atmış olabilirdim.

Emin olun ki böyle bir turu yapabilmek klasik bir dünya turundan çok daha zor, ama bir o kadar da keyif verici olacaktır. Çünkü sürekli tropikal kuşakta kalmak demek hep aynı iklimde yaşamak, aynı iklimde olduğu için de fazla değişiklik göstermeyen insanları görmek, hep aynı meyve, sebzeyi yemek, ne kadar da güzel de olsa hep aynı denizi görmek demek. Halbuki kuzey – güney ekseninde yapılan yolculuklarda kutuplardan ekvatora kadar dünyanın her türlü iklimine girip çıkıyorsunuz. İklimin yeryüzünde yaşayan her şey üzerinde direkt etkisi olduğundan gördüğünüz, yaşadığınız şeyler de çeşitlenmiş oluyor haliyle.

Gördüğünüz gibi yola çıkarken illa ki dünya turu yapacağım diye şartlanmak yanlış. Kitaplar okuyarak, insanlarla konuşarak ufkunuzu açmanızı, herkes öyle yapıyor diye körü körüne dünyayı doğudan batıya turlamamanızı, bunu gerçekten istiyorsanız yapmanızı öneririm.

 

Hakan Öge

 


Yazarın diğer yazıları:

Dünya turu için tekne boyutu
Tekne su üstü
Dünya turu için tekne tipleri
Uzun yol için tekne seçimi
Dünya turu için bütçe
Seyir rotaları ve zamanlama
Kimler okyanuslara açılabilir
İnsan neden dünya turuna çıkmak ister
Benim Sadun Ağabeyim
Denizci bir toplum olabilecek miyiz ?
Dönüş

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri