Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Kimler okyanuslara açılabilir

Kimler okyanuslara açılabilir ? Bana en çok sorulan sorulardan biri bu. Kimileri tüm olanaklara sahip olmasına rağmen yaş, tecrübe, arkadaş gibi nedenleri öne sürerek yola çıkmaktan vazgeçebiliyor.

Size uç noktalardan örnekler vereyim:

15 yaşındaki bir Avustralyalı çocuk tek başına ve hiç durmadan, dünyanın en sert denizlerini geçerek dünya turunu tamamladı.


Tania Aebi adlı Amerikalı bir kız 16 yaşındayken, yine tek başına yola çıktı ve 2 yılda başladığı noktaya geri döndü.


Ben Brezilya’da 76 yaşında Hollandalı bir denizciye rastladım. 11 metrelik sac teknesiyle tek başına Antarktika’dan geliyordu.


20 yaşında Fransız bir genç elindeki tüm parayla 7.5 metrelik bir tekne satın alır. Tekne suya iner inmez halatları çözer ve dünya turu yapmak için tek başına yola koyulur. Bu Fransız genç hayatında ilk defa yelkenli bir tekneye biniyordu ve her şeyi yolda kitaplardan okuyarak öğrendi. Şu sıralar Pasifik’te, bir yerlerde sürtüyor. Dünya Turunu bitirip bitirmeyeceğini bilmiyorum.

Bunlar, önceden de söylediğim gibi uç örnekler. Ben kimseye bunları taklit etmeyi önermem. Bir de genel tabloya bakalım:

Benim yolda gördüğüm denizcilerin büyük çoğunluğu 60 - 65 yaş civarında insanlardı. Genellikle insanlar bu yaşa kadar çalışıyor ve emekli oluyorlar. O ana kadar hayallerinde olan dünya turunu yapabilmek için, eğer hiçbir şey bilmiyorlarsa bir kursa gidiyorlar. Bir iki sene de tekne kiralayarak tecrübe edindikten sonra, ya birikmiş paralarıyla ya da evlerini satarak bir tekne ediniyorlar ve süresi belirsiz biçimde karı-koca yola çıkıyorlar. Bunlar hep emeklilik maaşları oldukça yeterli olan Batı ülkelerinin vatandaşları. Ellerine geçen parayla rahat biçimde yaşayabiliyorlar.

Az da olsa, arada bir yirmili yaşlarda gençlere de rastladım. Bunlar genellikle okullarını bitirdikten sonra biraz dünyayı görmek, biraz da macera yaşamak için oldukça küçük ve eski, çok ucuz teknelerle tek başına ya da iki kişi, beş parasız yola çıkıyorlar. Yol boyunca orada burada çalışıp para kazanarak yollarına devam ediyorlar.

Bir de orta yaşlarda insanlar var. Bunlar ya profesyonel denizci ya da belli bir süre karadaki yaşamlarına ara vererek denize çıkmış insanlar. En çok bu grupta tek başına seyir yapana rastladım. Biraz konuşunca genellikle boşanma hikâyeleri çıkıyor ardından. Bu gruptakiler şartları en çok zorlayanlar.

Ben 2004’te yola çıktığımda 40 yaşındaydım. 13 senedir diş hekimi olarak çalışıyordum. Tekne tecrübem çok yoktu. Teknem Mardek benim hayatımda bindiğim ilk yelkenliydi ve 2000 yılında denize indirmiştim. Yola çıkana kadar, üç yaz sezonu boyunca kendi denizlerimizde seyirler yaptım ve toplam 2000 deniz mili yol geçtim. Dünya turuna tek başına çıkmaya karar vermiştim ama yola çıkana kadar hiç tek başına seyir yapmamıştım. Bunu yapabileceğime okuduğum kitaplar ve 25 senedir yaptığım doğa sporları sayesinde ağır doğa koşullarında kendi kendime yetebileceğime dair güvenim sayesinde ikna oldum.

Şimdi, yola çıkmak için olması gereken özellikleri teker teker inceleyelim:

Tek Başına seyir

Tek başına seyir yapmak, özellikle günümüzde hiç de gözde büyütülecek bir şey değil. Radar, GPS, oto pilot gibi yardımcı seyir aletleri sayesinde sanki teknede ikinci, hatta üçüncü biri varmış gibi seyir yapabiliyorsunuz. Teknik olarak zorluk seyir sırasında değil de limana girerken çıkıyor. Tek başına tekneyi yanaştırmak, halatları bağlamak epeyce cambazlık gerektiriyor. Teknenin bir ucundan diğerine koşup duruyorsunuz. Fakat alıştıktan sonra pek sorun kalmıyor. Diyebilirim ki, yalnız olmak seyir sırasında değil, limanlarda beklerken problemli. İlk defa geldiğiniz bir yerde bir süre sonra kendinizi yalnız hissediyorsunuz. Bir – iki haftalık ziyaretlerde bu sorun değil, ama süre uzayınca insanın üstüne çöküyor.

Denizdeki yaşam karadaki yaşamın bir uzantısı aslında. Unutmayın ki bu sıradan bir yolculuk değil. Yüzen ve hareket eden bir eviniz var ve bu evle yer değiştirme özgürlüğüne sahipsiniz. Tüm sosyal hayatınızı, isteklerinizi, sevinçlerinizi, üzüntülerinizi, her şeyinizi yanınızda taşıyorsunuz. Şehirdeki evinizde yıllar boyunca tek başına yaşayabileceğinize, kimi zaman günlerce evinizden çıkmadan tek başına oturabileceğinize inanıyorsanız tekneyle de pekâlâ yıllarca tek başına seyir yapabilirsiniz.

Ekip

Eğer tek başına yola çıkma gibi bir niyetiniz yoksa en iyi ekip arkadaşı eşiniz ya da sevgiliniz olacaktır. Eşleri olmayan veya eşleri denize açılmak istemeyen erkeklerin, eğer yalnız çıkma cesaretleri ya da istekleri yoksa yanlarına bir erkek arkadaş alma eğiliminde olduklarını biliyorum. Bence bu çok riskli bir karar. Altını çizerek tekrar söylüyorum: tekneyle yolculuk diğer yolculuklara benzemiyor. Şunu iyice düşünün: yola çıkmayı düşündüğünüz arkadaşınızı tek odalı evinize kabul eder ve onunla yıllarca aynı odada yaşamayı göze alabilir misiniz? Yelkenliyle denize açılmak kadar romantik gelmese de aslında gerçek bu… Kaldı ki teknedeki yaşam evdeki yaşamdan daha zor bir yaşam şekli. Zaman zaman hayatı riske atacak kararlar vermek gerekiyor. Eğer arada tam bir uyum, sınırsız bir saygı, sevgi ve güven yoksa hiçbir ilişkinin deniz ortamında devam etmesi mümkün değil bence. Eğer ekip arkadaşınızdan emin değilseniz tek başına yola çıkmak çok daha mantıklı ve güvenli olacaktır. Tek başına olmak istemiyorsanız dönem dönem farklı insanları çağırabilirsiniz.

İnsan bulmanın bir başka yöntemi de limanlarda ilan asmak. “Yardımcı eleman aranıyor” yazılı kâğıtları limanda etrafa yapıştırdığınız zaman eninde sonunda parasız yola düşmüş bir genç kapınızı çalıyor. Mesela Kanarya Adaları’nda bu gençlerden çok var. Karaipler’e para vermeden gidebilmek, bunu yaparken de biraz macera yaşamak için yelkenli tekne bulmaya karar veriyorlar ve tekne-stop yapıyorlar. Her tarafa üzerinde kısa özgeçmişleri ve kontak adresleri olan ilanlar asıyorlar. Size de bu gençlerle teker teker görüşüp karar vermek kalıyor. Tabii ki bu oldukça riskli bir yöntem. Sonuçta daha önce hiç bilmediğiniz birini tekneye alıyorsunuz. Fakat bu birliktelik kısa bir dönem için olacağından bu riski alan çok insana rastladım.

Çocuklarla seyir

Dünyanın her yerinde çocuklar böyle bir hayalin gerçekleştirilebilmesi için bir engel olarak görülür. Çocuklarla böyle bir yolculuğa çıkmak çok insan için hayal dahi edilemeyecek bir şeydir. Ancak, bunu hayal edip hayata geçirmiş çok insan var. Çocuklarla böyle bir macera atılabilmek için dikkat edilmesi gereken bir takım noktalar var:

- Tek çocukla yola çıkmak tercih edilmemesi gereken bir durum. Çocuk için kendi yaşlarında bir arkadaş olması çok önemli. Tek başına kalan çocuklar çok asosyal ve içine kapanık olabiliyorlar. Bu yüzden birden çok çocuk daha iyi.
- İdeal yaşlar bence 5 – 11 arası. Bu yaş aralığındaki çocuklar hem yaptıkları işin bilincine varabilecek, hem de size yardımcı olabilecek kadar büyükler. 11 yaşından sonra çocukların anne babasından kopup sosyalleşme ihtiyaçları başlıyor. Bu yaştan sonra çocuğu kendi akranları arasında olabileceği ortamlara bırakmak gerekiyor.
- Bu yaşların en büyük avantajlarından biri de eğitim. İlkokul çağında olan bu çocukların eğitimini anne baba rahatlıkla üstlenebiliyorlar. Batı ülkelerinde uzaktan eğitim sistemiyle gerçekleştirilebilen bu eğitim için Türk vatandaşları olarak daha fazla çaba harcamamız gerekiyor.

Üç senelik seyahatim boyunca çok sayıda çocuklu aileye rastladım. Yukarda saydığım kurallar dâhilinde kalan ailelerin çocukları genel olarak bende hayranlık uyandırdı diyebilirim. Bu çocukların dünyaya bakışları, olayları algılama biçimleri, vücutlarını kullanma becerileri, aileleriyle ilişkileri çok etkileyici. Böyle bir tecrübeyi çocuğa vermenin ona hayatta verilebilecek en büyük hediyelerden biri olduğunu düşünüyorum.

Yaş

Yukarıda verdiğim örneklerde gördüğünüz gibi bu işin kesin bir yaşı yok. Denizlerde daha çok yaşı ilerlemiş insanların olması tecrübe gereğinden değil, ekonomik şartlardan kaynaklanıyor. Çok az insan emekli olmadan yıllarca seyahat edebilecek maddi olanaklara sahip.

Sağlık

Sağlık durumu da epeyce tartışmalı. Ben yolda açık kalp ameliyatı geçirmişinden bacaklarından biri protez olana, kemoterapi gören kanser hastasından her öğün öncesi insülin yapması gereken şeker hastasına kadar farklı sağlık problemi olan insana rastladım. Bunların bir kısmı dünya turu yapıyor, bir kısmı da fazla hareket etmeden teknelerinde yaşıyordu. Bu tür rahatsızlığınız varsa yola çıkmak elbette tamamen sağlıklı bir insana göre daha riskli. Fakat riskleri yorumlama biçimi insandan insana çok değişiyor. Yani, bunun için de tam bir kural var diyemeyeceğim.

Cinsiyet

Cinsiyet olayına gelince, erkekler deniz ortamında ciddi bir farkla çoğunluktalar. Bu işten keyif alarak yapan kadın az. Dünya denizlerine açılma genellikle erkeklerin hayali, kadınlar da onlara eşlik ediyorlar. Bundan farklı durumlar da gördüm elbette. Kadın hayalini gerçekleştirirken kocasının eşlik etmesi, ikisinin ortak hayali olması ya da tek başına seyir yapan kadınlar gibi örnekler var. Fakat bunlar azınlıktalar.

Kadınların deniz ortamına uzak durması erkeklerin en büyük şikâyeti. Bu durum Türkiye’de de, dışarıda da aynı. Sanırım bunda daha çok içgüdüler etkin oluyor. Erkekler seyahat etmeyi, macera peşinde koşmayı arzu ediyorlar. Kadınlar ise güvenli bir ev ortamında olmayı, sevdiği erkeğin ve varsa çocuklarının yanında, sakin bir hayat sürmeyi tercih ediyorlar. Bunun aşılabilmesinde sanıyorum teknenin araba gibi bir araç olmadığı, yüzen bir ev olduğunun iyice anlaşılması ve kabul edilmesi etkili olabilecektir. Bir de kabul etmek gerekir ki kadınların erkeklere göre denizde hayatlarını zorlaştıran fiziki bir sorunları var. Kadınlar doğurganlıklarının doğal bir uzantısı olarak ay içinde değişen hormonlar salgılıyorlar. Bu onları kimi zaman daha kırılgan yapabiliyor. Bu durumlarda daha kolay yorulabiliyor, hiç olmadık zamanlarda deniz tutması yaşayabiliyorlar. Fakat deniz yaşamının sunduğu güzellikler, önünüze açtığı kapılar düşünülürse bunların üstesinden gelmek pekâlâ mümkün. Her şey olaylara hangi açıyla baktığınıza bağlı.

Kadında eğer denize bir uyumsuzluk, isteksizlik varsa bunun yoluna koyulmasında erkeğe çok büyük görev düşüyor. Saydığım genel nedenleri dikkate alıp sabırla ve yumuşaklıkla işin üzerine gidebilirlerse eşleriyle uyum içinde, büyük bir keyifle böyle bir maceraya atılabileceklerinden hiçbir kuşkum yok.

Tecrübe

Tekneyle uzun yola çıkmak için çok büyük tecrübeye gerek olduğu, böyle bir şeye kalkışmak için yıllarca denizin tuzunu yemek gerektiğini düşünür insanlar. Ben tam olarak böyle düşünmüyorum. Bence, kendinizi ne zaman hazır hissediyorsanız o zaman yola çıkabilirsiniz.

Marmara’da 10 sene seyir yaptıktan sonra İstanbul’dan Ayvalık’a inmeye yeni cesaret edebilmiş, ya da “okyanus bizim denizlere benzemez, bizde oralara açılabilecek bilgi ve tecrübe yok” diyerek hayatlarının sonuna kadar yerlerinden kıpırdayamamış insanlar gördüm.

Her şeyde olduğu bunda da durumu abartmamak gerekiyor. Ne hiç bir şey bilmeden yola çıkacaksınız, ne de yıllarınızı denizde geçirip, dünyanın belki de en iyi denizcilerinden biri haline geldikten sonra bile gereksiz korkularla bir adım öteye geçmeye cesaret edemeyeceksiniz…

Eğer kendinize yeterince güvenemiyorsanız tecrübeli olduğunu düşündüğünüz insanlarla seyirlere çıkın, hatta yarışlarda ekiplere katılın. Etrafınızda böyle insanlar tanımıyorsanız para vererek bu tür olanaklar sağlayan kurslara ya da gezilere katılın, uzun yol tecrübesi olan insanlarla konuşun.

Bir başka önerim de bu konudaki kitapları bol bol okumanız. Biliyorum ki Türkçe’de yeterince kaynak yok, fakat internet aracılığıyla yurt dışından istediğiniz kitabı getirtebilirsiniz. Eğer kitap okuyacak yabancı dilim yok diyorsanız fırsat bu fırsat, bu sayede dilinizi geliştirmiş olursunuz.

Yabancı dil

Okuduğunuzu anlayabilecek, telsizle derdinizi anlatabilecek kadar yabancı diliniz, daha da önemlisi İngilizceniz yoksa Türk karasularını terk etmemenizi öneririm. Yoksa hem kendi hayatınızı hem de başkalarınınkini riske atmış olursunuz.

Hiç kimseyle sosyal ilişkiye girmeden tek başına kalmayı göze alsanız bile, unutmayın ki seyirlerle ilgili teknik bilgilerin çoğunu sadece yabancı kaynaklardan bulabiliyorsunuz. Seyirler sırasında karşınıza çıkan tehlikelerden sıyrılabilmek, başkalarını uyarabilmek, istenildiğinde gereken bilgileri verebilmek için dünyanın her yerinde kullanabileceğiniz tek geçerli dil İngilizce.

İngilizce’den sonra Fransızca çok geçerli. Özellikle Atlas Okyanusu’nda çok sayıda Fransız denizciye rastlıyorsunuz. Artı, dünyanın birçok ülkesinde Fransızca hala ana lisan olarak kullanılıyor.

Üçüncü önemli lisan İspanyolca. Brezilya haricinde tüm Güney ve Orta Amerika bu dili konuşuyor.

Bu dillerin hepsini de bilmeniz gerekmiyor elbette. Fakat İngilizce’yi az çok bilmek şart. Sonuçta okul yıllarında çoğumuz iyi kötü bir İngilizce eğitimi alıyoruz. Biraz çabayla, gerekirse kurslara giderek bunu geliştirmeniz olmazsa olmaz bir zorunluluk.
 

Hakan Öge

 

 


Yazarın diğer yazıları:

Dünya turu için tekne boyutu
Tekne su üstü
Dünya turu için tekne tipleri
Uzun yol için tekne seçimi
Dünya turu için bütçe
Seyir rotaları ve zamanlama
Kimler okyanuslara açılabilir
İnsan neden dünya turuna çıkmak ister
Benim Sadun Ağabeyim
Denizci bir toplum olabilecek miyiz ?
Dönüş

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri