Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Haritalar ve Navigasyon

13 üncü Yüzyıl da denizciler haritaların navigasyonun kaçınılmaz aletlerinden biri olduğunu kabul ettiler ve onun üzerinde çalışmalara başladılar. İlk olarak Portolan Haritaları kuzu ve keçi derisine çıkmaz boyalarla çizildi. Üzerinde marina giriş çıkışlardaki önemli binalarında resmi bulunan ve çok değerli olan bu haritalar korsanların veya rakiplerin ellerine geçmesin diye mücevher gibi saklanmaya başlandı.
Harita ölçeklerinin doğru olmamasına rağmen özel çizimcilerin çizdiği güzel çizimlerle haritalar bir sanat eseri görünümündeydi.
Enlem ve boylamları göstermeyen bu ilk haritalarda sadece marinalar arasındaki rotayı gösteren rüzgar gülü bulunmaktaydı.
Denizde daha, uzaklığı ölçen bir ölçüm birimi ve yuvarlak olan Dünyayı düz bir kağıt üzerine çizim metodu gelişmediğinden tam bir navigasyon için bu haritaların çok eksikleri vardı. Paraleli bulmak için kayıtların gösterdiği ilk çalışmayı 1484 yılında Martin Behaim in yaptığı söylenir. Martin in Sextant öncesi kullandığı bu aletin adına CROSS-STAFF denirdi.Cross –Staff sextant gibi küçük kolay taşınabilir veya dalgalı denizlerde kullanılabilir bir alet olamadığından yeni bir kara bulunduğunda bunu kullanan astrolabe lar karaya çıkartılır ölçümleri yaptırılır ve bu yeni bulunan kara parçası harita üzerine boylamı yanlış ama enlemi doğru olarak konurdu.
O zamanın denizcilerinin hiçbiri boylamını bulamadığı gibi enleminde de büyük hatalar yapabilir buda hali ile birçok kazaya sebep verirdi.
Kirostof Kolomb'un Amerika'yı Hindistan sanması ve Amerikalı Kızılderililere Hindistanlı anlamına gelen INDİANS demesi bunun en güzel örneğidir.
Bu sıralarda boylamı bulma çalışmaları başladı ise de o zamanların en doğru saatinin bile günde 10 dakika yanlış olduğu düşünülürse bu da günde 175 deniz millik bir hata demektir. Buna göre üç hafta denizde giden bir denizci binlerce millik bir hata yapıyor olabilirdi. 

LOG
O zamanların en güvenilir mevki bulma metodu hala yön, hız ve zaman kullanılarak bulunan D.R metoduydu.
Bu da hızını ölçebilen denizci nerde olduğunu bulabilir anlamına geliyordu. Log un doğru bir şekilde kullanılması 1500 – 1600 yıllarında görülür.
Yüzen bir halata belli aralıklarla yapılan düğümler, ucuna bağlanan bir ağırlıkla denize atılır ve kum saatine bakılır, belli bir zaman biriminde giden düğüm sayısına göre teknenin hızı bulunurdu.
Navigatörler güneş ve yıldızları kullanarak zaten enlemlerini bulduklarından şimdide hızlarını kullanarak ne kadar doğu ve batıya gittiklerini bulabiliyorlardı.
Burada enteresan olan İngilizcede knot demek düğüm demektir.
Bugün bu kadar modern electronik aletlerin çıkmasına rağmen hala tekne hızı için knot yani düğüm kelimesinin kullanılmasıdır.

HARİTALAR II
Dünya nın yuvarlak olduğu hesaba katılarak hazırlanan ilk haritalar 1569 yılında Gerardus Mercator tarafından hazırlanmıştır. Bundan dolayıdır ki bu haritalara Mercator Projection haritaları denir.
Pusula yönü düz bir çizgi şeklinde gösterilebildiğinden bu haritalar denizciler için çok kıymetli haritalardı. Pusulanın düz bir çizgi üzerinde haritaya çizilebilmesi ile denizciler bir noktadan diğerine en kısa yoldan gidebilmeye başladılar.
Tabiî ki bu haritaların bulunması hala boylamı bulmayı sağlayamıyordu. Denizciler tam olarak boylamlarını bu haritanın icadından 70 sene sonra hesaplayabileceklerdi. Yani tam mevkilerini ancak o zaman koyabileceklerdi.1701 de haritalar üzerine Magnetik Variasyon hatları eklenince hem bu haritalar hem de pusula hakkı ile kullanılmaya başlandı.

BOYLAM
Denizcilik tarihinin en uzun süren problemi herhalde boylamı bulmak oldu. Boylam hakkında birçok kitap yazıldı güzelde bir film çekildi. Bütün bu uzun hikayeleri bir çümle ile kısaltmaya çalışırsak. BOYLAMIN BULUNMASI HATASIZ SAATİN BULUNMASI İLE GERÇEKLEŞMİŞTİR. DİYEBİLİRİZ..
Navigatörler çok uzun yıllardan beri Dünya nın yuvarlak ve Güneşe göre kendi etrafında her 24 saatte tam bir tur attığını biliyorlardı. Buna ek olarak ta Dünya nın neresinde olurlarsa olsunlar tam gün ortasında yani öğlen vaktinde güneş in tam tepemizde ufka en yüksek açıya ulaştığını da biliyorlardı.Eğer 0 boylamındaki bu saati bilirlerse her saat farkının 15 derece olduğu yolundan çıkarak kendi boylamlarinkini de bulabilirlerdi.
Bunu da teknede bir Greenwichi bir de yöresel zamanı gösteren 2 saat taşıyarak başardılar. İngiltere'den doğuya doğru gidiyorlarsa ellerindeki Greenwich saati tam 12 iken kendi saatleri 14:00 ise onlar 30 E de olduklarını hesapladılar.Bunu bildikleri an kusursuz saatin önemi anlaşıldı ve Kusursuz saati yapana büyük ödül sözü verildi. Bu da bu günün 1 milyon dolarına gelen 10 .000 pound idi. Bu ödülü denizde çalışabilen ve günde sadece saniyenin onda biri kadar hata yapan saatin mucidi John Harrison 1764 yılında kazandı.Kaptan Cook John Harrison un yaptığı bir el saati ile Dünya turu yaptı ve 1779 yılında bu saat ile ve sextant kullanarak yaptığı çalışmalardaki hata payı sadece 8 mil idi. Bu çalışmalarından sonra John Harrison denizde navigasyon yönünde yeni bir çağ başlattı. 1884 yılında uluslar arası bir anlaşma ile Greenwich ten geçen hayali bir çizgi 0 meridyeni olarak kabul edildi

RADYO SİNYALLERİ
Uluslar arası radyo sinyallerinin kullanımına kadar kusursuz kronemetreler navigasyondaki önemini yitirmedi.
Radyo sinyallerinin kullanımından sonra normal kol saatleri ile bile boylamlar bulunabilmeye başlandı. Çünkü radyo sinyalleri ile saatimizi devamlı Greenwich'e göre düzeltebiliyor ve saatimizi düzelttikten sonra navigasyon yapıyorduk ki bu da hatasız olabiliyordu.
20 in yüzyıl geçmişteki bütün navigatörlerin hayal edemiyeceği değişiklikler uğradı. Maalesef kusursuz navigasyon çalışmaları denizcilere yolunu göstermek için değil de savaşta kullanılmak için yapıldı. Bu çalışmalardaki teknoloji ilerledikçe eski teknelojiler denizcilerin navigasyonu için piyasaya sürüldü.
Tabiî ki askerler için eski olan tekneloji biz amatör denizciler için çok sofistike idi. Yeni teknelojiler ile basit ve kafa çalıştıran eski navigasyon metodları unutuldu ve şimdi tekneloji hatalarından doğan kazalar başladı.

GYRO PUSULASI
Bugün elmizde amatörce kullandığımız pusulaların haritalardaki kuzey i değilde ona yakın bir yerdeki zahiri kuzeyi gösterdiğini ve aradaki fark olan variasyonu dünya'nın her yerinde hesaplamamız gerektiğini biliyoruz.
ELMER SPERRY 1907 yılında Gyro adını verdiği öyle bir pusula icad etti ki denizciler ellerinde bu Gyro pusulası ile dünyanın neresine giderlerse gitsinler artık elinde Gyro pusulası olanların deviasyon veya veriasyon gibi bir hesap yapmalarına gerek kalmadı. Günümüzde pahalılığından dolayı büyük gemilerde kullanılan bu pusulanın küçükleride yavaş yavaş amatör teknelere konmaya başlandı.

RADAR
1935 Yılında Fizikçi Robert Watson ilk radarı icad etti. Radyo sinyallerinin karşıdaki bir cisme vurması ve alete geri dönmesi ile hem o cismin büyüklüğü hem de uzaklığını tespit eden bu alet, geceleri veya kötü hava şartlarında, bilhassa siste denizcilerin olmazsa olmazlarından biri oldu.
Şimdi radarlar karşıdan gelen bir geminin şekli, yönü, hızı, sizin ile çarpışıp çarpışmayacağını gösterebiliyor.
Yalnız navigatörlerin değil deniz trafiğini,fırtınaları ve gidiş yönlerini kontrol eden görevlilerin çok kıymetli bir aleti olan radar da denicilerin çok değer verdiği bir navigasyon aleti olarak yerini aldı.


LORAN
Loran ( Long Range Navigation) hyperbolik navigasyon sistemi olarak bilinen Loran 1940-1943 yılları arasında Amerika da icad edildi.
Genelde pahalı bir sistemdi, bundan dolayıdır ki çoğunlukla Amerikan gemilerinde kullanıldı. Hata payı 100 ila 2000 m arasında değişebiliyordu.
Sistemin çalışabilmesi için değişik tepelere burunlara Master ve Slave dedikleri Ana ve yardımcı istasyonlar koydular. Bu istasyonların gönderdikleri sinyaller gemideki alette buluşuyor alette sinyalin çıktığı istasyondaki zamanı ve gemiye ulaştığı zamanı alıyor ve istasyondan uzaklığını ve dolayısı ile de pozisyonunu hesaplayabiliyordu.
En az iki sinyal gerekiyor bu sinyallerin adına loran kerteriz çizgileri deniyordu. İki çizginin kesiştiği yerde hali ile Loran line of position yani FİX i oluyordu.
Her yerde istasyonunun olmaması, haritalarının bulunmaması , pahalı olması dolayısı ile popülaritesini çabuk kaybeden Loran ın yerine GPS geldi.

GPS
( Global Positioning System) 1973 yılında sadece Amerika Savunma Bakanlığının kontrolünde tutuldu ve kullanıldı.
Bugün 24 uydusu olan GPS sisteminin hatası 10 m civarındadır.
Tabiî ki bu hata GPS inize koyduğunuz harita ve set up larda hatalar yapmadı iseniz böyle olabilir. GPS inizin hatasını en güzel Süveys ve Corrint kanallarında görebilirsiniz. İnceleyeniniz varsa göreceksiniz ki birçok zaman alet teknenizi karada gösterecektir. Bu da hala en iyi navigasyon aletinin gözümüz olduğunun başka bir kanıtıdır. GPS in en iyi tarafı her hava şartında çalışması ve ucuz olmasıdır. GPS de aynı loran gibi çalışır, tek farkı sinyallerin uydulardan gelmesidir.

Cumhur Gökova

 


Yazarın diğer yazıları:

Monte Negro
19.Ocak.2013... Yelkencilerin acı günü
Narlıkuyu
Bir Genci Yelken Ile Tanistirmak...
Panama geçişi
Kıyı Navigasyonu
Haritalar ve Navigasyon
Dünden Bugüne Navigasyon

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri