Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

19.Ocak.2013... Yelkencilerin acı günü

19 Ocak 2013 yelkenlilerin en acı günü olarak takvimdeki yerini aldı. Oysaki gün Bodrum da diğer yarış günleri gibi başlamıştı. İddialı tekneler altları pırıl pırıl boyanmış, yelkenlerinin en iyileri ile donanmış olarak bir bir suya indirirken, bazıları teknesi ile İzmir diğerleri Marmaris yönünden geliyor ve Milta Marina ya bağlar bağlamaz BAYK ofisinde kayıtlarını yaptırıyorlardı. Dünya Seyahatim dolayısı ile iki yıldır uzak kaldığım Bodrum Yarışları'na katılmanın heyecanını yaşıyarak bende teknemi bağlar bağlamaz BAYKAL ofisine gittim ve kayıdımı yaptım. Bir gecelik marina ücreti 12 metrelik bir tekne için 135 TL idi. Diğer iki gece ücreti BAYK tarafından karşılanacaktı. Yarışa kayıt ücreti 260 TL TYF harci 60 TL idi. 455 TL ye iki gün yarışacak ve bu bahane ile bütün eski dostlarımızı görecektik. Oğlum Atilla, Erol Algül ile Başka bir teknede yarışacaktı.

 

Teknemizin yanındaki yarış teknelerine dikkatle baktığımda hazırlıklarına hayran kalmıştım. Bütün ağırlıkları çıkartılmış tekneler çıplak bir kız edası ile süzülüyorlar, yepyeni yelkenleri ile giyindiriliyorlardı. Kendimi az hazırlığımdan dolayı biraz da suçlu hissettim.
Bu seferden sadece 3 mürettebatım vardı, Roman Moskova dan gelmiş Marmaris Bodrum arasındada temel yelken kursunu almıştı.
Tayfun da onun ile bir hafta kurs almıştı. O da yarışacak ve Bodrum Marmaris etabında da kursunu tamamlayacaktı.
Can ise 2005 yılında bizden bir temel yelken kursunu bitirmiş daha sonra bir Beneteau 50 teknesi almış şimdi eksik kalan eğitimini tamamlamaya gelmişti. Yani esas amaçları yarıştan ziyade yelken öğrenmek idi. Hava raporuna baktık yer yer ortalama 20-25 deniz mili esecek olan rüzgar  34 DM sağanaklarda görünüyordu. "Yarış yelkenlerimizi takmıyoruz iskelede bırakıyoruz" deyince;


Roman - Ama yarış yelkenlerini iskelede bırakarak nasıl kazanacağız?
Birden bire gülmek geldi içimden...öyle çok içten güldüm ki daynamadı sordu;
- Banamı gülüyorsunuz?
Kesinlikle hayır .....bir İtalyan arkadaşım var Rino adında .....gençken motorbisiklet yarışına katılırmış, annesi onu her uğurlayışında.....
- Aman oğlum sakın hızlı sürme der...
o da her seferinde
- Mama .....yavaş giderek nasıl yarış kazanacağım dermiş... - Yani.....
- Yani....benim de ilk arzum Rino nun annesi gibi.....yani...yavaş gitmek..
yarıştan katıldığımız gibi dönmek, yarışta birinci olmaya gitmiyoruz...yarışı bitirmeye gidiyoruz....yarışı bitirebilen her yarışçı bence kazanmış sayılır. Bu hava, bu ekip...bu karar....


Sevdim bunu dercesine bir O.K. işareti yaptı. Sonra, "Adam Suya Düştü" çubuğunu göstererek kıyıda bırakayım mı? diye sordu...
Hayır! Yüksek dalgalı denizlerde denize bir can simiti atmak yetersiz, o çubuk 5-6 metre dalga aralarından bile görülür ve adamın yerini işaret eder ama can yeleği veya bir adamı iki metre yukseklikteki bir dalgada bile kolayca kaybedebilirsin. Dünyanın en iyi denizcisi bile göremediği mürettebatını kurtaramaz...
deyince..ikinci bir O.K işareti ile bayraklı M.O.B çubuğunu yanımıza almamıza memnuniyetini bildirdi.
 

O akşam Can'ın davetlisi olarak bir balıkçı lokantasına gittik, ızgara karides, kalamarları yiyip içeceklerimizi yudumlarken, arkamdan birisi omuzlarımı masaj yapmaya başladı, - Sakın durma! devam et. dedim ...arkama baktığımda onun Tarkan olduğunu ğördüm, Eski dostum Baron da Ağbisi Burçin de onun ekibinde imiş. Tarkan teknesini ne kadar sevdiğinden bahsetti birbirimize bol şanslar diledik ve vedalaştık. Sonra usta dümenci SELİM KAKIŞ ile karşılaştık. - Senin şansa ihtiyacın yok ..sana şans dilemiyorum......sana kazasız belasız bir yarış diliyorum dedim...gülüştük...

ARTIK ÇOK DENİZCİ CEP TELEFONU İLE DETAYLI HAVA RAPORU ALABİLİYOR VE ALIYOR...O GECE BİRÇOK YENİ VE USTA DENİZCİLER İLE GÖRÜŞTÜM...BİR YELKENCİ DE BANA "YARIN HAVA YARIŞ İÇİN SERT UMARIM İPTAL EDERLER" DEMEDİ...


Ertesi günü erkenden kalktım, Roman ile birlikte Yürüyüş ve Yoga serimizi bitirip tekneye geldik, ekip tamamlanınca denize çıktık hava hava 15-20 deniz mili idi ama yer yer 30 mil esen sağanakları görüyorduk o anda yarış yapılmayacak kadarda sert değildi. Hakem heyeti rüzgarın oturması için mümkün olduğu kadar yarışı erteledi. Ekibim bana ne yapacaklarını sordular. - fotoğraf makinanızı alın ve etrafı seyredin yırtılan balonlar, kontrolünü kaybeden tekneler belki de kırılan direkler görecek hayatınızın tecrübesini yaşayacaksınız dedim. ÇÜNKÜ BİRÇOK TEKNEDE ORTA HAVA HATTA HAFİF HAVA YELKENİ VAR VE FULL ARMA GİTMEYE ÇALIŞIYORLARDI. Tecrubeli ekipler bunu becerebilir, ama yeteri kadar adamı olmayanlar veya ekibinde tecrübesiz murettebat olanlar için bence bu hava için yelkenlerin alanı çok büyüktü.


Bizim ana yelkenimiz ikinci camadanda, önde No 4 flok ile teknemiz çok rahattı. Kurslarda dümeni devamlı kursiyerler yarışta ise hocalar tutar bizim okulda. Oğlum Atilla yı aradı gözlerim...baktım yelkenlerini o da max. küçültmüş dümen kontrolünde seyir yapıyordu....içim rahatladı. Hakem teknesi elinden geldiği kadar bekledi..bu arada neyi beklediğimizi soranlarada - Rüzgar 30 knot u geçerse start vermeyeceklerini anons etti. Ve nihayet 10 dakika bayrağı göründü..ve start verildi...ilk şamandırayı döndüğümüzde önümüzde arkamızdakinden daha çok tekne vardı. En önlerde Tarkan'ınki gibi suya çok yakın bir mermiyi andıran, kabinsiz seyyar tuvaletli altında pervanesi olmayan ikinci MERGES teknesini gösterdim Cana...o anda spinnaker ile planing yapan tekne için şu anki hızı 18 knot un altında değildir derken teknenin önüne bir dalga geldi. Dalganın üzerinden atlayamayan teknenin burnu suya girince hızı 18 deniz milinden 5 deniz miline düşünce teknenin direği,koşarken çelme takılan uzun boylu bir koşucu edası ile denize düştü. Yanlarından geçerken Tekne üzerindeki 5 delikanlıya yardım isteyecekler mi diye baktım....istemediler....biraz sonra da onlara doğru gelen yardım botunu gördük ve rahatladık. O ara sayısız tekne balon yırttı veya balonunu suya düşürdü. Biz balon açmayacağımızı baştan kararlaştırdığımız için rahattık. Büyük ve çok mürettebatlı tekneler rahat yol alırken az mürettebatlı ve küçük tekneler bayağı zorlanıyorlardı..

Can'ın ikinci vazifesi telsizi dinlemekti...ilk etabın yarısında bize - Biri suya düşmüş...daha sonra - kişi suda yüzü koyun bulunmuş hastaneye kaldırılmış dedi...bu arada biz Tarkanı bir koydan çıkmış açığa giderken gördük...ve Tarkan bak adayı dönmüş bile dedik...olayı biraz sonra arayan oğlum Atilladan öğrendim..suya düşen Tarkanın agbisi Burçinmiş...Tarkan bizim onu gördüğümüz zaman ağbisini arıyormuş. Atilla yarışı bırakıp hastaneye gidiyorum dedi ve devamlı Tarkanın yanında olduğu için beni her durumdan haberdar etti ve acı haber sabaha karşı geldi...- Babacığım hepimizin başı sağ olsun, Burçin ağbiyi kaybettik... 
 

Atilla 3 aylık iken onu Laserimizin burnuna araba koltuğunun içinde bir şamrele sokar gezdirirdim. O gün, bu gün dümen sularımızın altından çok dalgalar geçti çok fırtınalar yedik...ama beni hiç dili tutulmuş vaziyette görmedi....taaaakiiiiii bu acı haberi bana verene kadar....adeta dilim tutulmuştu....olana inanamıyorduk.
..inanmak istemiyorduk..kara 100-200 metre ilerimizde,
sahil güvenlik botu 5 mil yakınımızda, 53 tekne etrafımızda, adamı suya düşüren tekne nin kaptanı Tarkan'ın evi birincilik kupaları ile dolu...çocukluğundan beri teknede...denize düşen adam düştükten 16 dakika sonra Şef Levent tarafından kurtarılıyor, sahil güvenlik teknesinden adam kurtarılmıştır, kendisine kalp masajı yapılmıştır, kalbi çalışır vaziyette hastaneye kaldırılıyor mesajı geliyor.... Ve bütün bunlara rağmen Burçin i kaybediyoruz.
 

Ertesi sabah erken kalkıyorum, otelde yatıp erken kalkan mürettebatım da telefonla durumu soruyorlar. Onlara kötü haberi veriyor ve büyük bir ihtimalle yarış iptal olur diyorum...nitekimde öyle oluyor.
Yıllardır gittiğim Bodrum'da gördüğüm bütün güler yüzler bugün hüzünlü...Atilla aileyi temsilen cenaze hazırlıkları yaparken ben de denizden Marmaris yoluna donüyorum.
Olay hali ile bütün yelken camiasını üzüyor. Benim de kendime göre bir gurubum var 8012 kaptan mezun etmişik böyle bir olay olunca, telefon ve e mailler arasında mekik dokuyorum. Bana sorulan sorulara kendi açımdan bakarak cevap vermeye çalışıyorum. Bunları burada yayınlayacağım ama bunu sadece eğitim, bilgi paylaşımı acısından yapıyorum. Bunlar benim kursiyerlerime eğitim amaçla verilmiş cevaplar..kimseyi yüceltmek veya kırmak amacı kesinlikle gütmez...

İşte o sorular ve cevaplarım;


- Hakemler o gün o yarışı iptal etmeli mı idiler?
- Camiamızı tanıdığım için söylüyorum, o gün o yarış iptal edilse idi 53 teknenin en az 40 ı bu iptali sözlü olarak protesto ederdi. İzmir den, Marmaris'ten bu kadar yolu boşu boşuna mı geldik derlerdi.
Ayrıca hakem teknesi rüzgar 30 deniz milini geçerse yarışı iptal edeceğini bildirdi ve ilk startı verdiklerinde rüzgar 25 knot u geçmiyordu.
Yani bence yanlış bir karar yok.
- Burçin in can yeleği yokmu idi?
- Atilla Tarkan ve Burçin in iyi arkadaşıdır. Atilla ya göre Burçin ne zaman bu tekneye gelse ilk can yeleği takan o olurmuş. Yeni aldığı çok kaliteli kıyafetini giymesine rağmen, o gün maalesef can yeleğini takmamış.
-Can yeleği olsa idi şimdi hayatta olurmuydu?
- Olurdu ama her can yeleği ile değil? Onaylanmış insanın başını suyun dışında tutan can yeleği ile.
- Otomatik açılan bir can yeleği mi manuel bir can yeleği mi daha iyidir?
- Tercih meselesi ben devamlı kötü havalarda deniz'de olduğum için yarı otomatik olanları tercih ediyorum.
- Otomatik olanlardaki avantaj başınızı bir yere vurur ve suya düşerseniz kendisi açılır. Dez avantaj ise..tekne havuzluğunda üzerinize bir dalga gelse siz suya düştünüz sanar ve yersiz durumlarda açılır. Bu tiplerin her ikiside yüzü koyun yatan birini sırt üstü çevirme kapasitesine sahiptir. Böyle bir can yeleği ve emniyet kemeri beraber kullanılmalıdır.
- Okulda can yeleği takma kuralı nedir?
-RYA yüzme bilmeyenler ve çocuklar her zaman takmalıdır, digerleri kendileri gerek duyduklarında takmalıdırlar der.

- Burçin nasıl düşmüş?
- Burçin spinnaker tirimcisi imiş ve kaza anında iskotayı rüzgar üstünde tutuyormuş.
Tekne hızı -20 - 24 iken
Saniye 1:Teknenin burnu bir dalgaya giriyor,
Saniye 3:Tekne direğe kadar dalga altına dalıyor,
Saniye 5:Kuvvetle gelen dalga aynı anda broch a giren teknenin üzerinden

Saniye 6:Burçin i alıp Rüzgar altından denize atıyor,
Saniye 15:Burçin iskotayı bırakmıyor iki tekne boyu sürükleniyor,
Saniye 25:İskotayı bırakıp, ben iyiyim dönüp beni alın şeklinde bir işaret yapıyor,
Saniye 40:Bu arada yaşıtım olan tecrübeli denizci Baron, kerteriz alarak Burçinin yerini tespit ediyor.
Dakika 1:Baron başka tekneler ona çarpmasın diye hakem teknesine anons veriliyor.
Dakika 6:Ekip balondan kurtulup Burçine donüyor,
Dakika 8:Burçini yüzü koyun gören ekipten iki kişi suya atlayarak Burcinii yüzü koyun çeviriyor,
Dakika 10:Bu arada Şef Levent yelkenlerini indirmiş tornistan adama yaklaşıyor.
Aynı anda olay mahallinde olan Sahil güvenlik..
Dakika 12- Adamı siz teknenize alın biz sizden daha emniyetli alırız diyor.
Dakika 14- Şef Levent in ekibi Burcini beline kadar sudan tekneye çekiyor
Dakika 18- Şişme kurtarma botu geliyor ve Burcini Levent in teknesinden alıp Sahil Güvenlik teknesine teslim ediyor...
Dakika 25- Sahil güvenlik ilk müdaheleyi yapıyor uçarcasına marinaya girip yanaşıyor,
Dakika 28- Burcin hazır olan Ambulansa alınıyor, ve ikinci kalp masajı veriliyor.
Dakika 38- Hastanede kalbe tekrar müdahele ediliyor, son rapor kalp çalışıyor, nefes alma ancak solunum cihazı ile sağlanabiliyor, tansiyon çok düşük, akciğerlerde çok deniz suyu var.
Sabaha karşı ise bütün çabukluğa bütün müdahalelere rağmen son nefesini veriyor.
- Tarkan neden hemen dönüp kardeşini almamış?
- O havada o tekneden daha çabuk spinnaker indirip 6-8 dakikada adamın düştüğü yere dönen az ekip bulunur. Bence kardeşine en hızlı şekilde dönmüş.
- Sahil güvenlik te bir geçikme olmuşmu?
- Olmadığı gibi uçarcasına olay yerine gelmiş, ve bütün Marina'nın dudaklarını uçuklatacak bir hızla marinaya girerek adamı Ambulansa teslim etmiş.
- Bodrum yardım botunda bir geçikme varmı?
- Kesinlikle yok..onlarda çok hızlı bir şekilde olay yerinde olmuşlar.
-Ambulans veya Hastahane de bir eksiklik varmı?
- Aile fertlerinin ifadelerine göre herşey en hızlı bir şekilde ve kusursuz yapılmış.
- Burçin in uyuşturucu veya alkol gibi bir alışkanlığı olabilirim?
- Burçin de bizim 8012 mezunumuzdan biridir..BAREBOAT CAPTAIN belgesini Atilla dan almıştır. Bundan dolayı bilinçli olarak söyliyebilirim ki
uyuşturucudan uzak duran hatta alkolü bile çok az ve nadir alan biridir.
O bir bilim adamı olduğu kadar kalenden biridir ki..Dünya kadar denizcilik bilgisi ve tecrübesi olduğu halde kurs alma inceliğini göstermiş işin en ilginç yanı kursta adam suya düştü antremanlarının defalarca tekrarını bizzat o istemiştir.
- Peki ....o değil...bu değil...de şuçlu kim?
- Her olayda illede bir şuçlu aramamız şart değil. Ben son 43 senesi deniz'de geçen biri olarak şunu söylüyorum. Ne oldu ise 25 inci saniye ve 8 inci dakika arasında oldu.
Eğer ayağında biri çıkmış bir çizme olsa idi..
Çizmelerinin su aldığını fark etti ...nefesini tuttu dalıp çizmeyi çıkarmaya çalıştı, nefes almak için sudan dışarıya çıkmak istediği an üzerinde dalga kırıldı nefes alamadı ve su yuttu... diye bir senaryo düşünebilirim..
Veya kıyafetini çıkarmaya uğraşmış gibi bir durum olsaydı da bu senaryo düşünelebilinirdi ama ne ayağında çizme vardı ne elbiselerinin bir kısmını çıkarmaya çalıştığına dair bir ibare.
KALBİ O 8 DAKİKA İÇİNDE BÜTÜN SIRLARINI BERABERİNDE ALARAK DURMUŞTU.
Şimdi bizlere bu olaydan ders almak ve hepimizin üzerine düşen vazifeleri yapmak kalıyor. Bunlardan uygulamasi en kolay olan...
ÇOCUKLAR VE YÜZME BİLMEYENLER, HER ZAMAN, DİGERLERİ KENDİLERİ NE ZAMAN GEREK DUYARLARSA O ANDA CAN YELEKLERİNİ .....kaptan, hakem heyeti, TYF, Sahil güvenlik veya yarış komitesinin emretmesini beklemeden takmalılar.
Bende bu olaydan birçok ders aldım...


İlk fırsatta bütün yelken kıyafetim ve çizmelerimiz ayağımda iken can yeleksiz suya atlayacağım ve dakika dakika vücuduma olanları not alacağım.
Ve her kursumda spinnaker ile suya düştü anteramanlarını gösterip kursiyerlerime acil durumda dakikaların ne kadar çabuk geçtiğini anlatmaya çalışacağım.
Kazasız güzel anılarla dolu yelken seyirleri yapmanız dileği ile.
Bu hikayenin sonu böyle bitmemeli idi....güle güle....ruhun şad olsun Burçin kardesim...
 

Cumhur Gökova

 


Yazarın diğer yazıları:

Monte Negro
19.Ocak.2013... Yelkencilerin acı günü
Narlıkuyu
Bir Genci Yelken Ile Tanistirmak...
Panama geçişi
Kıyı Navigasyonu
Haritalar ve Navigasyon
Dünden Bugüne Navigasyon

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri