Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Macellan ( Fernao de Magalhaes )

 Fernao de Magalhaes
MACELLAN
1519-92
Baş kaptan sevincinden ağladı.Ardından kara çıkıntısına Arzu Burnu adını verdi,çünkü oraya varmayı uzun süredir arzu etmiştik;….daha sonra o boğazdan çıkarak,Büyük Okyanus’a daldık.
ANTONIO PIGAFETTA,28 KASIM 1520’DE BÜYÜK OKYANUS’A VARILMASI ÜZERİNE

16.yüzyılda dünyanın keşfiyle ilgili diğer bir çok şey gibi,Fernao de Magalhaes’in hikayesi de müskat,karanfil,diğer bildik ama hala egzotik baharatlarla ve ayrıca çoktan ölmüş bir papanın bildirgesiyle epeyce ilintilidir.Ve diğer bir çok seferinde görülen ortak bir özellik olarak,aklın ötesine varacak kadar girişik bir hikayedir,olguların birçoğu efsaneyle karışarak bulanıklaşmıştır.Dünyanın çevresini dolaşan ilk adamın Magalhaes olduğu yolundaki yaygın kabul gören anlayış bunlardan sadece biridir.

Aslına bakılırsa,Magalhaes hiç de dünyanın çevresini dolaşmış değildi,Magalhaes’in seferine katılmış kişilerden biri,Sebastian d’Elcano bunu tek yolculukta başaran ilk adamdı.Bunun sebebi de daha yolun yarısındayken,Filipinler’deki bir adada öldürülen kaptanının geride   bırakılmış olmasıydı.

Ne var ki,bu hüzün verici olgu,Portekizli olmasına karşın,bir kavgadan sonra meydan okuyucu bir davranışla İspanyollar’ın hizmetine giren Fernao de Magalhaes’in başarısını küçültmez.Victoria,Trinidad,San Antonio,Concepcion ve Santiago adlı beş ufak geminin yer aldığı küçük filoyu yaratıp düzenleyen ve Eylül 1519’da Guadalquivir Irmağı’nın ağzından çıkararak,inanılmaz boyutta bir meçhule ve tehlikeye doğru bir rotaya yönelten oydu.Beş gemisinden sadece biri ve 237 adamından sadece 18’i geri döndü.Bugün onun başarısı bütün denizcilik tarihinde cesaretin ve seyir dehasının en büyük örneklerinden biri sayılıyor.Magalhaes (Macellan) adı Güney Amerika’da keşfettiği boğazla,gemisinin dalgalar arasında inip kalkan güvertesinden gökyüzüne bakarken gördüğü yıldız kümesiyle ve bütün diğerleri ötesinde bir gemici kahraman olarak hala uyandırdığı saygıyla ölümsüzleşmiş bulunuyor.

Yerkürenin bölünüşü

Magalhaes ve adamlarını güneydeki küçük İspanyol balıkçı limanı Sanlucar de Barrameda’nın dışındaki zinciri aşarak açık denize yelken açmayı yönelten şey elbette baharattı.Gerek o gerek İspanyol sarayı Malukular denen Doğu adalarının bol miktarda karanfil,müskat ve hindistancevizi yetiştirdiğinden ve bu yüzden genellikle Baharat Adaları olarak anıldığından haberdardı.Ama bir sorun vardı: Bu adalar üzerinde meşru hakka sahip olan kimdi? İpanya mı,yoksa baş rakibi Portekiz mi?
Papa VI.Alexander ve 1494’te önayak olduğu rezil Tordesillas Antlaşması’nın dayandığı papalık fermanı uyarınca,Cabo Verde’nin 370 fersah batısında çizilen hayali bir hattın doğusuna düşen bütün sahipsiz topraklar artık Portekiz (dolayısıyla Brezilya’ya) ait olacak,hattın batısında kalan (Meksika,Kolombiya ve Şili gibi ) Bütün yerler gibi İspanya’ya bırakılacaktı.Dönemin garip denizcilik mantığından hareketle,bazıları bundan Avrupalılar’ın doğuya yelken açarak,yani Afrika ve Hindistan’ın çevresinden dolaşarak vardığı Maluku Adaları’nın Portekiz’e ait olduğu anlamını çıkardı.Bu yaklaşımı arsızca bir saçmalık sayan İspanyollar’ın ısrarla savunduğu sav ise şuydu: Batıya doğru bir yolculukla,Balboa’nın yeni gördüğü ( ve kısa sürede adı konan ) Büyük Okyanus aşılarak aynı adalara varılması halinde,İspanya söz konusu adalar ve sağladıkları olağanüstü zenginlik üzerinde eşit hak iddiasına sahip olacaktı.

“Maluka Adaları Armadası”

Bunun üzerine İspanya kralı sefer için gerekli parayı sağlama sözü verdi;Magalhaes baş kaptan olarak atandı ve 1519’da beş ufak tekne Kastilya bayrağı altında yelken açarak batıya doğru yola çıktı.Magalhaes’in şatafatlı bir adla “Maluku Adaları Armadası” dediği sefere katılanlar arasında Enrique adında Malukulu bir köle,ayrıca aylak bir Venedikli günlük yazarı,turist ve muhtemelen casus olan Antonio Pigafetta ile Bristollu acemi bir tayfa olan Andrew Usta adında bir İngiliz vardı.

Seferin önündeki bir kilit sorun,Atlas Okyanusu ile Balboa’nın Mar del Sur’u arasında durduğu herkesçe bilinen büyük kıtanın nasıl bir kütke olduğuydu.İspanyol fatihler dışında çok az kişi kıtaya uğramıştı,hiç kimse de haritasını çıkarmamıştı.Kıtanın uzunluğu konusunda kimsenin bir fikri yoktu;hatta bazıları Güney Kutbu’na kadar indiği ve böylece batıya doğru bir deniz yolunu tıkadığı şüphesi içindeydi.Magalhaes’in elindeki tek haritada,iyimser bir yaklaşımla,Plate Irmağı’nın bulunduğu yerde Büyük Okyanus’un devasa bir kıyı girintisi görülmekteydi.

Korkunç bir isyanın yaşandığı,ıssız bir adaya atma ve idam gibi bir dizi cezanın verildiği,bir geminin (Santiago) batırıldığı,penguenlerin,fokların ve
Sonradan Patagonlar diye anılacak olan koca ayaklı Güney Amerika Yerlilerinin görüldüğü bir yılı aşkın bir deniz yolculuğunun sonunda,gemiciler sancak tarafında bir çıkıntı saptadı ve ötesindeki karanın batıya doğru yöneldiğini belirledi.Daha ileride bir geçit,kıtanın ve karla kaplı dağlarının içinden geçen bir güzergah varmış gibi görünüyordu.Nitekim öyle olduğu anlaşıldı.Görüş mesafesi her an değişen,şeytani biçimde dolambaçlı,seyri zor ve rüzgarın lanetlediği bir boğazdı bu.Kıtayı Tierra del Fuego Adası’ndan ayıran ve sonradan Macellan adı verilen geçit,Büyük Okyanus’un dalgalı,külrengi suları ile daha ötedeki sakin,mavi sular arasında bir kestirme yol sağlama özelliğini günümüze kadar korumuş bulunuyor.

Korkan mürettabatının dayatması üzerine San Antonio’nun hayati önemdeki erzakla dönmesinden sonra geri kalmış üç İspanyol gemisi,bu suyolunu zorlayıcı ve yorucu 38 günde aştı: Trinidad,Victoria ve Concepcion 28 Kasım 1520’de boğazın batı ucundan çıkarak,altın sarısı bir günbatımıyla kaplı dingin sulara girdi.Magalhaes yere çökerek ağladı ve ardından önlerinde uzanan okyanusa “Pasifik” adını vereceğini bildirdi.Geriye kalan tek şey bu sularda ilerlemekten ibaretti.Ona göre,Baharat Adaları’na ulaşmak üç,belki dört günü alacaktı.

Ama korkunç ve trajik bir yanılgı içindeydi.Bu muazzam ve meçhul su kütlesindeki yolculuk haftalar boyunca sürüp gitti.Yiyecek ve su tükendi,gemicilerin bedenleri iskorbütün cenderesine girdi (yakalanıp güverteye konmuş olan Patagonya devleri bile öldü) ve isyan duyguları derinleşti.Yanından geçilen neredeyse her Pasifik adasına yanaşma fırsatının bulunamadığı bir turdan sonra,filo tam zamanında bodoslama bir dalışla Guam adalarına vardı.
Yolculuğun süresi üç günü değil,üç buçuk ayı bulmuştu.Artık su içebilecekleri ve yiyecek bulabilecekleri bir yerdeydiler.Yerel halk köle Enrique’nin bazı kelimelerini anlayabildiği bir dil konuşuyordu.

Oradan Filipinler’e gidiş kısa bir sekme sayılırdı.On gün sonra Samar’a ulaştılar ve ilk başta yeterince dost görünen adalılarla temas kurdular.Ardından Limasawa adlı bir adaya vardılar ve Malukulu köle onları karşılamaya gelen tekneleri selamladı.Zaman içinde dondurulması gereken bir anda,kölenin bağırarak söylediği sözlerin teknelerdeki adamlarca anlaşıldığı çarçabuk ortaya çıktı.Dil açısından bakıldığında dünyanın çevresi dolaşılmıştı: Enrique,yani sıradan bir köle,dünyayı çepeçevre aşan ilk insandı,her ne kadar bu yolculuğu birkaç aşamada yapmış ve hiç tasarlamadığı böyle bir başarıya kendi iradesi dışında ulaşmış olsa bile.

Fernao de Magalhaes bir ay sonra Filipin adalarından Cebu’daki küçük bir çarpışmada öldürüldü.Lapu-Lapu adlı yerel önderin işlediği bu cinayet günümüzde her yıl anılır.Mactan kumsalındaki anıtın bir yüzünde maktulun yiğitçe ve gözü kara cesareti,diğer yüzünde ise katilin yurtseverce kahramanlığı övülür.

Filonun sağ kalan mürettabatı kedere boğulmuş halde yurda dönmeye çalıştı.Alışılagelmiş ve ( Portekizli denizciler için ) bildik güzergah boyunca batıya doğru ilerledi,Hint Okyanusu’nu aşarak Ümit Burnu’na vardı ve yeniden Atlas Okyanusu sularına girdi.Nihayet 6 Eylül 1522’de –armadanın yola çıkışından tam üç yıl sonra- Sebastian d’Elcano’nun idare ettiği 85 tonluk Victoria,bu kez daha Guadalquivir liman zincirini geçerek,geriye 18 adam ve İspanya kralına koca bir karanfil yükü getirdi.

Majesteleri huzuruna çıkan Kaptan d’Elcano’ya Primus Circumdedisti Me (Çevremdeki ilk Dolaşan) sözleri yazılı ve mücevher işlemeli bir küre armağan etti.Gelgelelim,harap olmuş bu gemicinin adı,mesleğine en bağlı deniz tarihçileri dışında,unutulup gitti.

Magalhaes’ten günümüze kalan yadigarlar Cebu’da deniz kıyısına dikilmiş yas anıtından,adını taşıyan boğazın kuzey yakasındaki Punta Arenas’ta yükselen bir heykelden ve uzak bir bulutsu şeridinden ibaret olsa bile,dünyanın öbür ucundaki kayalık Baharat Adaları’yla ticaret üzerinde çekişen her iki ülkenin de mutlak bir hal edinmesini sağlayan bu gözü pek sefere öncülük etmiş adamın hala bütün zamanların en büyük ve en saygın denizcileri arasında yer aldığı yadsınamaz bir hakikattir.Köle Enrique ilk kez dünyanın çevresini dolaşmış olabilir;Sebastian d’Elcano bunu tek bir seferde başarmış ilk kişi olabilir.Bununla birlikte övgü payesinin kaldığı kişi Magalhaes,yani bu hedefe ulaşamamış adamdır.Bazılarının dediği gibi,tarihin tuhaf bir adaletsizliği vardır,tıpkı hayatın kendisi gibi.
 

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri