Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Marco Polo

MARCO POLO
1271-95

Hristiyan ya da putperest, Tatar ya da Hintli ya da başka bir ırktan olsun, bugüne kadar Üstat Marco Polo kadar dünyanın çeşitli yerlerini ve barındırdığı harikaları böylesine çok tanıyan ve dolaşan hiçbir insanoğlu çıkmamıştır.
MARCO POLO, 1298


Yer Cenova, tarih 1298, Venedik’le kısa süreli bir savaşın sonunda, Rustichello adlı bir Fransız aşk destanı yazarı, Marco Polo adında bir Venedikli tüccarla birlikte hapistedir. İşte bu tesadüfi buluşmayla ortaya çıkan olağanüstü bir kitap, aradan yedi yüzyıl geçmesine rağmen, hala okurlarını çıldırtıp şaşırtıyor. Il Milione (Dünyanın Hikaye Edilişi:Harikalar Kitabı) adlı bu eser, Uzakdoğu’da 23 yıl süren bir konukluğun dökümüdür.
    Marco Polo 1254’te Akdeniz’in ticaret merkezi Venedik’te doğdu ve büyüdü. Ticaretle uğraşan Polo ailesinin Kırım’la bağlantıları vardı. Marco’nun babası ve amcası 1260’ta Volga’daki ticaret olanaklarını araştırmak üzere Kırım’dan yola çıktılar. Yerel husumetlerin patlak vermesi mecburen Buhara’da üç yıl kalmalarına yol açtı. Bölgeyi ziyarete gelen bir Moğol elçisi, onları oradan kurtararak Orta Asya üzerinden Pekin’e, yani Kubilay Han’ın Çin’deki yeni fetihleri yürütmek için üs olarak kullandığı kente götürdü.
    Kubilay Han bu Latin konuklarını Hristiyanlık ve Avrupa konusunda sorguya çekti. Sonunda papaya yazılmış bir mektupla birlikte, imparatorluk koruması altında dönmelerine izin verdi. Mektupta yüz bilgili adam davet ediliyor ve Kudüs’teki Kutsal Kabil Kilisesi’nin kandilinden alınmış biraz yağ isteniyordu. Yıllardır kayıp babası ve amcası tekrar Venedik’e ulaştığında, Marco artık 15 yaşında bir gençti.
    İki yıl sonra, 1271’de bu sefer Marco’yu da yanlarına alan Polo kardeşler bir kez daha Çin yolculuğuna çıktı. Edebi ve tarihsel bakımdan büyük ilgi uyandıran bir kitabı, Marco’nun Uzakdoğu’da dolaşarak geçirdiği 23 yılı keskin bir görgü tanıklığıyla belleğine işlemiş olmasına borçluyuz.

Katay’a yolculuk

Gürcistan’ın içinden geçen ve Hazar Denizi’nin batı kıyısını izleyen Polo ailesi, Basra Körfezi’ndeki Hürmüz’e ulaştı.Buradaki gemileri “sırf Hindistan ceviz kabuğundan sicimlerle birbirine tutturulmuş… paçavra şeyler” gibi gördükleri için, Batı dünyasında Katay olarak bilinen Çin’e deniz yoluyla gitmekten vazgeçtiler. Herat ve Belh’ten geçerek, kara güzergahını izlediler.Yolculuğu bir yıl kadar geciktiren bir hastalıktan sonra, “dünyanın en yüksek yeri olan Pamirler”i aştılar ve Taklamakan Çölü’ne indiler. Yarkent, Hotan, Charchan ve Lop Nor vahaları boyunca ilerleyerek, dehşet verici Gobi Çölü’ne girdiler.

Suchow’da (Dunguang) bir yıl kaldılar ve Mayıs 1275’te Moğol hanının yazlık sarayına ulaştılar. Polo ailesi daha önce hiçbir Batılı gezginin varmadığı kadar uzağa seyahat etmişti. Ama Marco açısından dokuz bin kilometreyi kapsayan üç buçuk yıllık yolculuk henüz yeni başlıyordu.

Doğu’nun harikaları

Büyük Han’ın yanına aldığı genç Venedikli için, Çin belki Moğollar’a da göründüğü kadar garip bir ülkeydi. Dört dil öğrenen ve Kubilay’ın yönetiminde görev alan Marco, onun özel elçisi olarak Çin, Birmanya ve Hindistan’ı dolaştı.
    Ortaçağ’da Avrupalılar doğu uygarlıkları hakkında hiç bir şey bilmiyordu.Polo’nun kitabı hayal bile edilemeyen bu dünyaya bir kapı açacaktı. Bu gezgin hep koruduğu soğukkanlı tüccar gerçekliğiyle, kültürel ve maddi bakımdan Akdeniz dünyasının epey ilerisinde olan geniş bir bölge boyunca halkların göreneklerine, ürünlerine ve alışkanlıklarına ilişkin bir döküm çıkardı. Han sarayının yemek sofrasında altı bin kişinin oturabildiği geniş kabul salonunu, bir kuryenin Pamirler’den Büyük Okyanus kıyılarına kadar günde 185 km yol almasını sağlayabilecek ölçüde düzenli imparatorluk posta sistemini, devasa su yollarıyla birbirine bağlanmış büyük Çin kentleri arasındaki ticareti ve kendisini hayrete düşüren dünyanın ilk kağıt parasını anlattı. Ülkenin “yanan taş” olarak ifade ettiği kömür, asbest ve ipekli kumaş gibi daha birçok ürünü de onda aynı şaşkınlığı yarattı. Çin’deki demir üretimi Avrupa’nın 500 yıl daha ulaşamayacağı bir ölçekteydi.
    Kendi anlatımına göre, Marco 1277’de hanın özel danışma meclisine atandı ve Büyük Kanal kıyısındaki Yanzhou’da üç yıl vergi müfettişi olarak çalıştı. Ama aradan geçen 17 yılda bir servet biriktirmiş olan Polo ailesi, hanın henüz hayatta ve sağlıklı olduğu bir sırada geri dönme endişesi içine girdi. Han onların bir İran şehzadesiyle evlenecek bir Moğol prensesini de yanlarına alarak, imparatorluk muhafızları eşliğinde ayrılmalarına isteksizce izin verdi. Sonunda Trebizon (Trabzon) ve Konstantinopolis (İstanbul) yoluyla 1295 kışında Venedik’e döndüler.

Marco polo çin’e gitti mi ?

Marco Polo’nun üç yıl sonra yazıya döktüğü yolculuk hikayeleri, çağdaşları arasında hayret verici palavralardan oluşan masalımsı bir külliyat sayıldı çoğunlukla. Venedik’te evlenen Marco, yine orada 70 yaşında öldü. Ölüm döşeğinde yalanlarını itiraf etmesini isteyen papaza verdiği cevap şu oldu: “Gördüğüm şeylerin yarısını anlatmadım.”
    Marco yalan mı atıyordu? O ve Rustichello bir Orta Asya çarşısında duydukları söylentilere çeşni katarak ilginç bir hikayeye mi çıkarmışlardı acaba? Marco Polo’nun okurlarına anlattığı şeylerin esası doğruydu: Sözünü ettiği Doğu’da birçok bakımdan Avrupa’nın epey ilerisinde olan büyük ve çarpıcı bir uygarlık sahiden de vardı. Kendine has üslubu bile ticari hesap defteri esintisinin ötesinde yönler taşır. Bununla birlikte bazı uzmanlar şüpheyi haklı kılacak sebepler saptamıştır. Polo kitabında Büyük Çin Seddi’nden, çaydan, ayak bağlama geleneğinden veya Çin hat sanatından söz etmez. Ayrıca aşk destanı yazarı Rustichello’nun can sıkıcı varlığı gibi bir unsur söz konusudur.
    Son olarak, karşımıza tarihin garip bir cilvesi çıkar. Polo, Hıristiyan Avrupa’dan görüldüğü biçimiyle evrenin kabul gören düzenine meydan okumuştu. Aktardığı şeyler daha iyi bir dünyadan, İsa’nın öğretilerinin hiç duyulmadığı bir dünyadandı. Ama kitabı yerkürede Çin yerine Avrupa nüfuzunun yayılmasında rol oynadı. Kolomb bu eserin verdiği ilhamla, geniş çaplı notlar düştüğü bir nüshasını yanında taşıyarak, 1492’de batıdan Katay’a varmayı sağlayacak bir yol bulma arayışına girdi. Ama Avrupa’nın hakkında hiçbir şey bilmediği başka bir dünyayı buldu.
 

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri