Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Erkan Gürsoy & ALTAN GIRL

 

 

ERKAN GÜRSOY ve TEKNESI ALTAN GİRL

 

GİRİŞ : İstanbul Kalamış’daki Sadun Boro ve Amatör Denizciler Anıtı’nda adı yazan bir eski denizci Erkan Gürsoy. 1993 senesinde yelkenli bir tekneyle (BARIŞ) dünyayı dolaşan 15 Türk denizcisinin dördüncüsü. Kanada’da mucidi kendisi olan ALDURA teknelerinin tasırımcısı ve yapımcısı. Macareperest ruhunun peşinde efsanevi kuzeybatı kutup geçidini geçmiş ilk Türk denizcisi ünvanını alan (2014) bir denizci.

 

 

Denize ve teknelere sevdanız nasıl başladı ?   

Denizlere ilgim doğuştan ama bir tekneyle denizde olma isteği ve hayali Sadun Boro ile beraber başladı desem yalan olmaz. 1971 de Kanada’ya gittiğimde ucuz alet erdevat bolluğu bana tekne yapımı için cesaret verdi. O vakit  denizlere bir an önce açılmak için planlar yapmaya başladım.

Neden gittiniz Kanada’ya ?

70 li yıllarda Türkiye’nin içinde bulunduğu genel atmosfer bana huzursuzluk veriyordu. Genç bir insan olarak bu durumdan rahatsızdım. Ben de Türkiye’den uzaklaşmak istedim. Tabi biraz maceraperestlik de var altında. Yeni yerler keşfettikçe de geri dönmeme kararı aldım. Zaten Kanada’ya yalnız gitmiştim ve bu da bana sonsuz bir özgürlük sağladı.

Ne zamandır denizlerdesiniz ?          

Kanada’da işleri yola koyunca bir tekne yapmaya başladım. İlk teknemi yapıp denizlere çıkmam sanırım 1978 yılına denk düşer. O zamandan beri denizdeyim.

Son teknenize verdiğiniz ismin hikayesini, anlamını bize anlatır mısınız?

Yazar Çetin Altan’ı çok severdim. Emek hakkında, özgürlük hakkında, denizler hakkında yazar. Emeğini kullanarak yaşayanlara saygı duyar ve bunu kaleminden akıtırdı. Ben de onun ismini teknemde olmasını istedim. Teknelere dişi isimler verildiğinden de Altan Girl koydum.

Alüminyum tekne bir tercih miydi ?

Bakımı az, hafif ve denize çok dayanıklı. İşlemesi kolay. Maliyeti fazla da olsa bu özellikleri nedeniyle tercih ettim. Alaska ve kuzey Amerika’da alüminyum tekneler çoğunluktadır. Hatta balıkçılar teknelerinin gövdelerini boyamazlar bile. Elektroliz sorununa dikkat ettikten sonra alüminyum tekne çok idealdir. Tutyalarınızı her daim yeni ve çalışır tutacaksınız.

Teknenizin çevresini hava yastıkları sarıyor...Nedir bu ? Kimin fikri ?

Tesadüfen gelişti aslında. 10-12 metrelik bir motoryat yapımında bu usturmaçaları birleştirip yanal yüzeylere monte ettim. Darbe ve çarpmalara karşı işlevsel oldu. Daha sonra yelkenlimi inşaa ederken de aynı sistemi uyguladım. Usturmaçalardan dolayı safra ağırlığı da azaldı. Bu da bana extra avantaj sağladı. Ayrıca tekne çok yatıp suya girdiğinde usturmaçalar toplam hacimleri kadar teknenin doğrulmasına salma ile birlikte yardım ettiler.

Kanada’dan başladınız yolculuğa.Kanadanın başlangıç noktası olması sizin seçiminiz mi ?

Uzun yıllar orada yaşıyor olmamın dışında başkaca özel bir nedeni yok.

Neden kuzeybatı geçidini aşmak istediniz ?

Northwest passage dedikleri bu geçit çok tarihi, efsanevi ve gizemli bir yer. Tarihte    yüzlerce denizci ve onlarca gemi buralarda kayboldu. İngilizler uzakdoğuya bir yol bulabilmek için bir dönem yıllarca tüm enerjilerini ve paralarını bu noktaya akıttılar. Fransızlar Süveyşi, Amerikalılar ise Panama kanalını yapmıştı. İngilizler için bu geçit jeopolitik bir takıntı haline gelmişti adeta. Fakat en son teşebbüsleri olan 1852 deki Franklin seferinde 129 denizci ve 3 gemi izleri bulunamayacak şekilde yok oldu. Bir türlü bulunamadı. Ve aradan geçen 160 senede geçtiğimiz yaz bir tane geminin izlerini ancak bulabildiler.  İlk defa 1906 yılında Norveçli Roald Amundsen geçiyor. Ondan sonra tam 40 yıl yine geçebilen yok. 1945 senesinde Kanada Sahi Güvenkik RCMP’e ait bir tekne o bölgenin egemenlik haklarına sahip olduklarını göstermek için bu geçidi aşmaya karar verdi fakat olağanüstü donanım ve teçhizata sahip olmalarına karşın ancak 2,5 yılda çok zor şartlar altında batıdan doğuya doğru geçebildiler burayı.  Birçok denizci bu işe soyunur ama çoğu geçemez. İçlerinden 1-2 tanesi ancak geçebilir bu geçidi.

Tristan Jones’un kutup seyehatini anlattığı Buz isimli kitap ve benzerlerinden esinlendiniz mi ?

Buz’u henüz okumadım ama biliyorum o kitabı. İlk fırsatta okuyacağım. Ben bu geçidi geçmiş digger denizcilerin yazdığı kitapları okudum yolculuktan önce ve bilgi birikimi sağlamaya çalıştım.

Buzlar arasına sıkıştığınızda neler oldu ?

Buzlu denizlere girdiğimde Altan Girl ile beraber 4 gün boyunca şahane yolculuk yaptım. Harikulade bir doğa, sessizlik ve kişisel ıssızlık kendime olan güvenimi tazeledi. Zor olacağını düşündüğüm geçiş sorunsuz ve güzel başlamıştı. Bir gece yine buz kancamı buzlu denize atıp tutturdum ve sıfır rüzgarlı bir gecede uykuya daldım. Sabah kalktığımda  gece hava ve deniz şartlarının bulunduğum noktayı buzdan bir kapan haline getirdiğini gördüm. Uzunca bir sure buzlardan teknemi kurtarmak için çaba sarfettim ancak olmadı. Bir çıkış yolu bulamadım. Olmayacağını anlayınca uydu haberleşmesi ile eşime mesaj gönderip koordinatlarımı ve durumumu aktardım.

USA Donanması tarafından kurtarıldınız. Neler oldu o anlarda ?

Mesajı attıktan sonra  36 saat ses çıkmadı. Sıkıştığım gün de Amerika’nın bağımsızlık günü olan 4 Temmuz’a denk düştü. Eşim Alaskada bulunan yetkili merkeze ulaşıp durumu ancak 3 gün sonra anlatabildi. Ben aynı zamanda Kanada vatandaşıyım. İletişime geçtiğimiz merkez ise Alaska karasularında bulunduğum için Amerikandı. Haberleşme sağlandıktan sonra bana durumunuz nasıl diye mesaj attılar. Buzun doğal yollardan açılabilme ihtimaline karşın beklemeye başladık. Her gün 2 saatte bir rapor verdim. Hava şartlarını takip eden merkez bir kaç gün sonra şartların ağırlaştığının farkına varınca beni kurtarmaya karar verdiler. Toplamda sıkıştıktan 8 gün sonra doğudan gelen fırtına ile birlikte durum çok kötü bir hal almaya başlayınca aynı zamanda bilimsel araştırmalar da yapan bir buz kıran gemiyi yola çıkardılar. Geminin gelişi 36 saat sürdü. Bulunduğum noktaya yaklaşınca 3 mil açıkta durup benimle VHF ile haberleşmeye başladılar. Yapılacak işleri, sağlık durumumu, teknenin genel durumunu hepsini konuştuktan sonra kurtarma operasyonu başladı ve yaklaşık 11 saat sürdü. Koca geminin en ufak hareketleri bile teknede inanılmaz sarsıntı yaratıyordu. Deprem olmuş gibi adeta. Bana buzlar arasında kıra kıra bir kanal açtılar ardından 4,5 saat boyunca beni açık denize kadar yedekleyip çektiler. Ve yola devam etmemi sağladılar. Böylelikle oradan kurtulmuş oldum. Ve tüm bu kuratrama operasyonu için hiçbir bedel talep etmediler. Gemi mürettebatı askerlerden olduğu kadar bilim adamları ve onların 60 kadar öğrencilerinden de oluşuyordu. Hem araştırma gemisiydi hem de zaman zaman kurtarma yapıyorlardı. Altan Girl’ün kurtarılma sürecinin tamamını 20 ye yakın kamerayla videoya çektiler. Sanırım bu video bir ders niteliğinde eğitimde kullanılacak.

Bir denizci olarak kutupta olmak nasıl bir his ?

Buzlar, buzdan şekiller, buz parçaları ile dolu denizler. Uçsuz bucaksız beyazlık, serin sabahlar ve soğuk geceler. Derin sessizilikler, berrak bir yalnızlık ve ıssız uzak ufuklar. Bunların hepsi bende bir sürü çağrışımlara sebep oldu. Kendi hayatım, çocukluğum ve karada yaşadığım yerlerle ilgili. Sanki buzdan dev yapılar, bulvarlar ve binalar arasındaymışsınız hissi geliyor bir süre sonra. Ve insanın ruhu serin bir sakinliğe bürünüyor. Huzurlu ve arınmış bir mutlu yalnızlıkla başbaşa kalıyorsunuz. Başka bir gezegene gelmiş de keşifteymişcesine… Zihin yıkanıyor ve uzak bir rüyanın içindeymiş gibi kalıyorsunuz bir başınıza… Sükunet ve soğuk bir huzur alemi içinde seyrediyorsunuz. Bu güzel yolculuk tam 9 ay 26 gün sürdü. Vancouver’dan Çanakkale’ye…

Barış adlı yelkenliniz ile dünya turu yapmıştınız. Altan Girl ile de kuzey geçidini aştınız. Sırada başka bir seyehat var mı ?

Seyirler bitmez. Ama henüz yeni bir plan yok. Şu anda beni heyecanlandıran proje başka. Bu alüminyum tekneleri üretmek. Kendi geliştirdiğim bu teknelerin standart bir adı da yok. Şişme bot gibi ama alüminyum gövde denebilir belki. Türkçede beşleme diyoruz. Kesidini alırsanız yüzebilirliğini sağlayan 5 adet bölümü var. Bu tekneleri Türkiye’de seri üretmek için planlama yapıyorum. Gençlere öğretip onları eğitip birlikte üretmeyi istiyorum. Belki İstanbul belki Antalya hatta belki de Çanakkale’de yapacağız. Bu proje benim için önemli. Umarım hayata geçirebiliriz.

Denizlerde bunca zamandır dolaşıyorsunuz. Başınıza gelen en ilginç şey nedir?

Bir gün teknede uyurken aniden tekne sarsılmaya başladı. Uyanıp bakınca 3 tane kutup ayısının tekneyi itip kaktığını gördüm. Belli ki kokumu almışlardı ve bana ulaşmaya çalışıyorlardı. Teknenin etrafında dört dönüyorlar ve bana bir şekilde ulaşmak için saldırıyorlardı. Gerçekten durum çok ürkütücüydü ve oldukça korktum. Heçler ve kapılar kapalı olmasına karşın tetikte onları gözlemlemeye başladım. Bir av tüfeğim vardı gerçi ama kullanmayı düşünmedim. Yolculuktan önce tüm makamlar kuzey kutup yayına silahsız gitmeyin diye telkinde bulunmuşlardı. Ayıların uzunca bir zaman gitmediklerini ve gitmeyeceklerini anlayınca teknede gürültü çıkarmaya başladım. Alüminyum gövde çok sert ve rahatsız edici sesler üretiyordu. Bu gürültüler ayıları çok huzursuz etti ve kısa süre sonra tekneden uzaklaştılar. Gerçekten zor bir tecrübeydi…

Türk denizciliğinde olan biteni nereden takip ediyorsunuz?

Motorboat & Yachting dergisi, Milliyet gazetesi ve denizlerden.com web sitesinden takip ediyorum olabildiğince.

Medya ve Türk deniz camiası bu olağandışı yolculuğa gereken ilgiyi gösterdi mi ?

Geldikten sonra evet. Ama yola çıkarken bir kaç yere yazmıştım yolculuğu fakat ilgilenen çıkmadı. Buzlar arasına sıkışınca medyada çokca haber yapıldı. Ve ülke sanırım beni öyle öğrendi.

Tekneyi fuara koyma fikri nasıl gelişti ?

Bu fikir tamamen Sadun Boro’ya aittir ve onun gayretleri ve talebiyle Altan Girl genç denizcilere fuar yoluyla ulaşmıştır. Cebelitarık’a geldiğimde öğrendim olayı. Yoksa rotam Antalya idi… Şimdi fuarda tekneye çok fazla ilgi görüyorum ve bundan da çok mutluyum. Sadun Boro’ya sonsuz teşekkür ederim.

Bu yolculuk ile ilgili bir kitap yazacak mısınız ?

Gelecek sene çıkartmak üzere bir kitap yazacağım evet. Sadece bu geçişimi değil çocukluğumun Arvalısı (Bugünkü Burdur Balsaray) ve gençlik yıllarım, Kanada’ya gidişim, denizlere sevdalanmama kadar tüm hayatımı ele almayı planlıyorum. Geçiş ile ilgili aldığım ilginç ve birçok notlarım da olacak elbet kitabımda. 

 

ROPORTAJ : CENK SAHIN

FOTOGRAF : CENK SAHIN & ERKAN GURSOY ARSIVI

 
 
 
 

 

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri