Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Teo ve SU DUNYASI

TEO             SU DÜNYASI

7,5 AYDA  DEVR-İ DERYA

 

  

GİRİŞ:
Denize açılmak… Hiç durmamak... Hiç karaya çıkmamak.. Hiç mola vermemek… Asla demir atmamak… Mazot, su ya da taze gıda ikmali için bir limana uğramamak… İnsan ya da başkaca bir tekne görmeden mavilerin içinde tam 7,5 ay yani 225 gün geçirmek… ve durmaksızın yol almak.. Başladığı yere varana dek… 7,5 ay sonrasına kadar dinlenmeden, yorulsa da bırakmadan yola devam etmek. İşte Teo’nun yapmaya karar verdiği şey tam da bu…
Bir tekne…Bir denizci…Bir rota…
Durmak yok… Başladığı noktaya geri dönene kadar...
7,5 ayda devr-i derya…
Şu sıralar Gökova Karacasöğüt’te teknesi Su Dünyası’nda yaşayan ve yol hazırlıklarıyla uğraşan Teoman Sarıaslan bu ayki denizci konuğumuz…

 

Deniz ve tekne sevdanız nasıl başladı? Çocukluğumun Adana’sında yazları havuzlarda yüzerek sulara sevdalanmaya başladım 5 yaşındayken. Daha sonra Adana’da Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve Türkiye Yelken Federasyonu işbirliği ile 1968’de yelken kulübü kuruldu. Orada optimist ve snipe teknemiz vardı. Yelkene başlamam ve denize açılmam da işte o kulüpte başladı. 

Asıl mesleğin nedir ?
Kanada’da gazetecilik ve fotoğraf okudum. Ama Türkiye’ye döndükten sonra kendime tekne yapmaya ve bunun için para biriktirmeye karar verdim. Montaj sektöründe çalışmaya başladım. Babamın bir arkadaşının şirketinde işe başladım ve Abu Dabi’ye tercüman olarak gittim. Fakat orada zaman içinde STFA şirketinde çalışmaya başladım ve montaj şefliği yapmaya başladım. Türkiye’ye dönünce Foster Wheeler isimli Amerikan şirketinde Afşin Elbistan termik santralinde tercüman olarak çalışmaya başladım ama yine 3-4 ay içinde yüksek basınçlı kısımlar ve çelik konstrüksiyon boru kısmında supervisor olarak bu firmada çalışan en genç kısım şefi olarak çalışmaya başladım. Hatta ilk ünite bitiminde çakılan altın çivi çakma lütfunu da bana vermişlerdi.

Şu sıralarda bir işle uğraşıyor musun yoksa kendini tamamen yapacağın dünya turuna mı hazırlıyorsun ? Uğraşım olan fotoğrafçılıkla profesyonel olarak hiç uğraşmadım ama hiçbir zamanda bırakmadım. Teknemde karanlık odam var ve halen her gün fotoğraf çekerim. Şu sıralarda fotoğrafçılık yapıyorum ve elbet dünya turu için hem fiziksel hem de mental olarak hazırlanıyorum.

Teknenin ismi nedir ? Neden bu adı seçtin ? Teknemin adı Su Dünyası. 17,5 metre bir saç tekne. Ben 28 yıldır bir fiil teknemde yaşıyorum. Bu benim ikinci teknem. Kevin Costner’ın meşhur su dünyası filminden de etkilenmiş olabilirim ama esas nedeni yaşamımın bir su dünyasının içinde, ömrümün denizlerin ötesinde berisinde geçiyor olmasıdır. Teknem benim dünyam.. Su dünyam…

Hiç durmadan, karaya bile çıkmadan, herhangi bir koya bağlanmadan dünya turu fikri nasıl ortaya çıktı ? Neden 7,5 ay sürede hiç durmadan dünya turu yapıp bitirmeyi istiyorsun ?
Elbette dünyayı gezerek, durarak, yabancı kültürleri tanıyarak, bazı edinimler ve kazanımlarla ilerleyerek, sakince dolaşmak çok güzel ama ben bunun bir bölümünü 7,5 yıl gibi çok uzun bir sürede yapmıştım zaten. Ve tekrar dünyanın farklı yerlerini birçok kereler daha dolaşmayı düşünüyorum. Ancak ben 56 yaşındayım ve non-stop bir turunu yaşım daha fazla ilerlemeden yapmak istiyorum. Sonra fiziksel ve ruhsal yönden bunu yapmak istemeyebilirim. Denizlerde ben zaten bazen 1-2 ay hiç karaya çıkmadan dolaştım. Bu bakımdan çok fazla yabancısı olduğum bir şey değil.

Daha önce de dünya seyahatine çıktığını biliyoruz ? Bu tekneyle 1996 yılında dünya turu yapmak amacıyla cebimde 1,100 dolar parayla denizlere açılmış ve 7,5 yıl okyanuslarda 30,000 mil solo yolculuklar yapmışlığım var. Daha çok Tayland, Endonezya, Vietnam’da dolaşmıştım. Niyetim aslında dünya turuydu ama hem param bitti hem de donanımım çok yıprandı. Tekne devamını getirecek çaptan düştü… Bakım ve onarım istiyordu. Ben habersiz çıkmıştım yola ve basın ve medya habersizdi yolculuğumdan ve sponsorum falan da yoktu. Bir yerden gelirim olmadığı için mecburen yarıda kesip ülkeye geri döndüm.

Tekneyi nasıl edindin ? Tekneyi tamamen kendim yaptım. 1993 senesinde İzmir’den yarım kabuk olarak aldığımda tekne boyu 12 metre civarındaydı. Hatta yarım dünya turum sırasında da 15 metre. Dizaynını beğenmeyip değiştirmeye karar verdim ve ilk önce ikiye böldüm. Ama tabii olmadı ve dörde böldüm. İzmir Çakalburun’da Hasan usta tersanesinde çalışıyordum genellikle. Salma, dümen, su altı neredeyse baştan aşağıya yepyeni bir dizayn çıktı ortaya. İhtiyacım olan parayı da son yıllarda Tayland ve Maldivlere gulet transferi yaparak sağladım.

Yapacağın şeyi daha önce yapan oldu mu ? Yarışlar dışında yapanın olduğunu sanmıyorum. Bir de hem kendi teknesini inşa eden hem de hiç durmadan 7,5 ayda dünya denizlerini dolaşıp başladığı yere geri dönen bir denizci yok.

Mental ve fiziksel olarak nasıl bir hazırlık aşaması içindesin?
Ben çocukluğumdan beri yalnız yaşamayı seviyorum. Üniversitede okurken Kanada’da yaşadığım yıllarda Toronto gölünün kıyısındaki küçük bir ada vardı ve ben sırf yalnız kalmak için soğuk ve sığ suyun içinden 50 metre kadar yürür, adaya çıkar, orada kalırdım uzun süreler. Hayatımda kendi kendime yeten biri oldum hep. Bu açıdan mental hazırlık dönemim kolay geçiyor. Fiziksel olaraksa spora meraklıyım ve her sabah Karacasöğüt’te orman yürüyüşleri yaparım. Birçoğuna Sadun Boro ağabeyim de eşlik eder. Yürüyüşten sonra uzunca bir süre yüzerim sabahları. Daha sonra teknedeki kürek aletimle günde 2 kez ritmik kürek çalışarak adalelerimi diri tutarım. Belden yukarım için de her gün labut çeviririm.

Planlama nasıl ?
Aslında 2011 Temmuz başında Kızıldeniz’den çıkarak yolculuğuma başlamak istiyordum. Kızıldeniz’den çıkmak istiyorum çünkü, Akdeniz’i geçip, Atlantiği aşıp o rotadan gitmek bana göre ters bir rota. Bunu Fransız ve Ingiliz tekneleri biraz da mecburiyetten yapıyorlar. Ama biz Süveyş’e çok yakınız ve buradan Hint okyanusuna ulaşmak daha basit. Hem rüzgarlar burada daha müsait. Temmuzda çıkarsam güneybatı musonları kullanacağım. Ekvatora kadar bu rüzgarlarla inebileceğim. Belki o bölgede bir miktar 300-400 mil civarı doldrumlar olacak iki muson kitlesinin ara bölgesi orası. 20 derecelerde ise bu kez kuzeydoğu musonları kullanarak 40-45 derecelere inip Roling porties leri yakalamış olacağım. Ama şu anda beklemedeyim çünkü yolculuğumun sponsorluğunu TRT üstlenecekti ama bir takım prüzler sözkonusu ve bunların aşılmasını bekliyorum.

Ana rota nasıl olacak ?
Marmaris Karacasöğüt’ten çıkıp direkt Süveyş’e yöneleceğim. Kanal geçişini tamamlayıp Kızıldeniz’e açılacağım. Ardından güneye açılıp Hint okyanusu, Yeni Zelendanın altından Avustralyanın etrafından dolanıp Atlas okyanusuna çıkış akabinde Akdeniz ve İstanbulda son.

Bu seyahatin belgesini yapacak mısın ?
Bu turun belgesel çekimlerini TRT ile yapmayı arzu ediyorum ancak olmazsa da mutlaka başka bir kurumla projemi gerçekleştireceğim. Şimdilik netleşen bir şey yok.

Dünya denizlerinde teknenle başından geçen en kötü olay nedir?
Bir çok zorlu olay yaşadım açıkçası. İçlerinden en kötüsü hangisi dersen, Hint okyanusunda güneybatı musonlarının en sert estiği aylarda yani Haziran sonlarında Sri Lanka’nın hemen yakınlarında biraz güneyinde bir siklon içinde kaldım. Tam 23 saat müthiş bir mücadele verdim. Başta 6-7 kuvvetinde esen rüzgar aniden kaldı ve uzun bir süre hava esmedi. Ardından barometre öyle hızla düşmeye başladı ki çok sert bir kasırganın geleceğini anladım. Hızla yelkenleri toplayıp mendil kadar bir flok bırakıp, güverteyi neta edip az ekmek ve bir miktar su çıkarıp ve onları sabitleyip motoru da rölantide çalıştırıp sakince fırtınayı beklemeye başladım. Hava usulca gelmeye başladı. Artarak bindirdikçe başlarda biraz panik havası yaşamadım desem yalan olur. Ama hızla adapte oldum ve mücadele etmeye başladım. Hava önce 50 knotlara ve 1-2 saat içinde tam 80 knot’a ulaştı. Deniz kaynayan kazana döndü, rüzgar delirdi… Tekne rüzgar siklonun içinde sürekli döndüğü için ona uyuyor ve döne döne dalgaların üzerinden atlamaya çabalıyordu. Denizcilik derslerinde, kaptanlık kurslarında kuzey yarımkürede bir siklona girerseniz nasıl çıkarsınız diye dersler vardır ama maalesef hepsi teoride kalıyor.. Çünkü siklonun içine girdiğinizde siz siklonun neresinde olduğunuzu bilmiyorsunuz. Ve yön duygunuz sıfırlanıyor. Bu bakımdan yapılabilecek tek şey rüzgarı kıçtan alıp çıkmaya çalışmaktır. Ama gelen dalgalar yumuşak ve uzun bir okyanus dalgası gibi değil direk boyunda ve kırılan dalgalar. Üstelik rüzgar da 75-80 mil esiyor. Ve güvertede ayakta durmak olağandışı zor. Gücünüz zamanla tükeniyor ve ne olursa olsun deyip yekeyi bırakıyorsunuz. Bunu yaptığınız anda da teknenin hareketiyle de bordadan dalga alma ihtimaliniz söz konusu oluyor. Yakalandığım bu siklonik fırtınada direklerim 23 saat içinde tam 7 kez suyun içine girip tekrar dışarı çıktı. Ben de o zaman emniyet ipini çözüp, batan tarafın tam karşısına gidip zar zor tutunup teknenin yeniden düzelmesini bekledim. Emniyet kemerini çözüyordum çünkü tekne devrilseydi altından çıkamama ihtimalim vardı. Hoş o siklonda çıksanız ne olacak o da ayrı bir konu. Ve neyse ki her seferinde teknem yeniden düzeldi. Ve bu yolculukta tek başımaydım. Tüm bunları yaşarken yanımda kimse yoktu.
Her direğin suya girişinde düzelmesini beklediğin o kısa zaman ölümle yaşam arasında arafta bekler gibi hissediyorsun kendini.
Fırtına sürerken yaklaşık 5 saat sonra fırtınanın ritmine alışıp uyum göstermeye başladım. Ve bu büyük kasırgadan sağ salim kurtulacağıma inandım… Bence bir denizcinin içinde teknesinin batacağı korkusu varsa denize çıkmamalı. Can Salı ya da can yeleklerine çok fazla güvenmek böyle uzun yolculuklarda çok doğru bir şey değil..

Bu yolculuk boyunca en keyif aldığın olay ?
Anlatmak çok zor çünkü çok güzel anılarım var. Ama esas olan günlerce hiç kara görmeden uygun rüzgarlarla okyanuslarda seyir yapmak en fazla keyif aldığım şey. Üstelik bir de tek başınaysam olağanüstü duygular içinde geçiririm o günlerimi.

Turunuzda aklınızda kalan yerler ?
Sadun ağabeyin dediği gibi çok güzel yerler var ama bizim Ege ve Akdeniz kıyılarını başka bir yere koymak lazım. Benim favorim Okluk koyudur. Eski teknemle de 25 yıl önce yine gelir ve Sadun ağabeyimle karşılıklı bağlanırdık. Hint okyanusundaki atol adaları da bambaşkadır. Küçücük bir ada, etrafı mercanlarla çevrili, tabii bir limanın içerisine giriyorsunuz. Adada hayat yok. Kuşlar ve balıklardan başka canlı da yok. Okyanusun ortasında size ait bir dünyanız oluyor bir anda. Demirliyorsunuz ve sanki dünyadan göçüp başka bir yere yerleşmiş gibi hissediyorsunuz kendinizi.

     


7,5 ayda bitirmeyi planladığınız dünya turundan dönünce ülkeye ne yapacaksınız ?
Dönünce tekrar bir dünya seyahati planlamaya başlarım herhalde. Uzakdoğu’ya, Filipinler’e, Vietnam’a , Çin’e Japonya’ya gitmek istiyorum. Filmler çekip, yazılar yazmak istiyorum. Dökümentar hazırlamak istiyorum… Yani yine ve hep denizlerde olacağım. Hayatımın sonuna kadar…

Röportaj ve Fotoğraflar : CENK ŞAHİN 
 

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri