Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Mustafa Aksoy ve BETAME

MUSTAFA AKSOY                BETAME

GİRİŞ:


Sadun Boro’nun izindeki, peşindeki son denizci Mustafa Aksoy. Geçtiğimiz ay Kalamış’da açılan Sadun Boro heykelinin fikir sahibi ve projeyi hayata geçiren bir amatör denizci. Çanakkale’de deniz kenarında başlayan yaşamı, İstanbul Çekmece’de denizle kesişmiş. Sandalla başlayan denizcilik macerası, şimdi artık katamaranla dünya denizlerini dolaşmaya kadar dayanmış. Capitol Alışveriş Merkezi, Richmond Oteller zinciri ve sahibinden.com internet sitelerinin sahibi Mustafa Aksoy artık bir emekli. Münzevi deniz hayatına giderek yaklaşan bir denizci…
Denizleri, halen sürdürmekte olduğu dünya turunu ve Sadun Boro heykelini konuştuk bu ay kendisiyle…

1. Çanakkale’de büyüdüğünüzü biliyoruz. Denize ve teknelere sevdanız nasıl başladı ? İstanbul’a gelince, Çekmece Menekşe’de ufak bir sandalınız vardı. Onun etkisi var mı denizlere sevdalanmanızda ?
Denize yakın yaşayan denizi çok severmiş. Çok küçük yaşta ayrılmış da olsam, Çanakkale’de doğmuş ve bir süre denizle iç içe olan bu şehirde yaşamış olmak sanırım etkili denizi sevmemde. Deniz kıyısındaki yörelerde güzel bir adet vardır. Çocuk büyüyünce denizi sevsin, denizci olsun diye patiklerini denize atarlarmış. Anneme sordum… Benimkileri atmamış. Ama ben Sadun Boro kitaplarını okuduktan ve bilhassa da kendisi ile tanıştıktan sonra denize ve denizciliğe tutuldum. Ve biliyorsun 3 senedir dünya denizlerinde dolaşıyorum. İstanbul’a 3-4 yaşlarında gelmişiz. Geldiğimiz yer de Küçükçekmece ve bilirsin bir yanı deniz diğer yanı göldür Çekmecenin. Dediğin gibi totodan çıkan 300 TL ile Kumkapı’dan aldığımız ufak bir sandalımız vardı. O sandalı Kumkapı’dan Çekmece Menekşe’ye kadar rahmetli ağabeyimle beraber sabahtan akşama dek kürek çekerek getirmiştik ve benim ellerim su toplayıp şişmişti. Tabi o sandal o yaşlarda bana adeta Queen Elizabeth gemisi gibi geliyordu inan Cenk. Zaman içinde büyüterek devam ettiğimiz teknelerle olan ilişkimiz hiç kesilmedi. Şu anda da dünya turuna devam ettiğim Betame isimli bir Leopard 46 ve Texas isimli bir Jeanneau 49 yelkenlim var.


2. Dünya turuna çıkmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz ?
Tura çıkmaya öyle çok ufak yaşlarda karar vermedim. Ben aslında yelkenle ve felsefesi ile maalesef geç tanıştım. Sandalla başlayan macera, motorlu tekneler, motor yatlar ve guletlerle devam etti. Motor yatçı denizciler alınmasın ama şimdi motorlarla denizlerde geçirdiğim zamanlara acırım. Keşke yelkenle daha önce tanışsaydım diye hayıflanırım. Yelken demek doğanın tüm güçlerini avucunda toplamaktır benim için. Sadun Boro kitaplarını okumak ve ardından onunla tanışmak tam bir dönüm noktası oldu hayatımda ve dünya seyahati kafama yatmaya başladı. Üç yıl fikri benimsemek, zihnen hazırlanmak, işlerimi yola koymak ve iş hayatından kopmak için gerekenleri yapmakla geçti. İşletme ve Otelcilik okuyan çocuklarım Taner, Mert ve Belgin işlere sahip çıkıp, devralınca ben onlar sayesinde dünya turuna çıkmaya net olarak karar verebildim. Bir sabah kalktım ve işi bırakıyorum dedim. Ve arkasından nihai aşamaları geçip dünya turuna başlayabildim. Çıkış noktamız Güney Afrika Cape Town idi. Ve turun ilk ayağında yanımda hepimizin tanıdığı Hülya Leigh vardı. Uzun araştırmalar sonucu dünya turuna katamaranla çıkmaya karar vermiştik. Fabrikası orada olduğu için de Cape Town’dan başladık turumuza. Oğlumun doğum günü olan 22 Nisan 2008 de palamar halatlarını attık iskeleye ve okyanusa açıldık. O ana dek benim en uzun seyahatim Ege’deki kısa rotalardı. Yola çıktık. Tekne yeni. Böyle bir tur için ben de yeniyim tabii. Tam adapte olmaya başlamıştım ki tekneye ve yolculuğa, önce otopilot, ardından su yapıcı ve sonrada jeneratör bozulunca, özellikler otopilotsuz gidemeyeceğimizi düşündüğümüzden tamirler ve değişimler için rotamızı Namibya’ya kırmak zorunda kaldık. Bir kere daha anladım ki Sadun ağabey çok çok büyük bir denizci. Bu kesinlikle böyle… Tahta bir pusula ve sekstantla yapılan o yolculuk altından kalkması kolay bir iş değil. Arızalar için Namibya’ya dönerken bu sefer pupadan gelen alizeler orsaya döndü ve bize yaklaşık 2 gün kesintisiz sert dayak attı. Oldukça zor bir seyirdi. Teknenin her yerinden çatırtılar gelerek tam 48 saat yol yaptık. Ama ilginçtir ki vardığımız ve 10-15 gün için geldiğimiz Namibya’da neredeyse 6 ay kaldık. Bunun nedeni bu ülkenin beklediğimden çok daha güzel ve farklı olmasıdır.

3. Teknenize verdiğiniz ismin hikayesini, anlamını bize anlatır mısınız?
Tekneme 3 çocuğumun isimlerinden esinlenerek Betame adını verdim. Belgin’in Be’si, Taner’in Ta’sı ve Mert’in Me’si.

4. Ülkenin önde gelen bir iş adamı olarak denizin, deniz yaşantısının ve teknede geçen zamanın iş hayatınıza etkisi oluyor muydu ?
Kesinlikle. Denizdeki taşlar nasıl köşeli değil de yuvarlaksa, deniz hayatı da bir denizciyi tabiri caizse yontar, sakin, makul, dingin, daha sabırlı ve derinlemesine düşünebilen uyumlu bir adam haline getirir. Zor kızar ve sinirlenirsin. Bu iş hayatına da yansır ve daha başarılı sonuçlar alırsın. Gerçekten ben iş hayatımın son 10 yılında denizin benim üzerimde olan etkisini maximum yaşamış ve bundan fayda görmüş bir adamım.

5. Dünya seyahatiniz esnasında Betame ile yaşadığınız farklı veya enteresan bir hadise oldu mu ?
Atlantik okyanusunu geçerken birkaç tane ciddi fırtına yedik. 8-9 metrelik dalgalarda ve kuvvetli rüzgarda dalda tepesinden dalga çukuruna doğru 19-20 mil gibi yüksek süratlarla planning yaptık ki bu beni kapaklanma tehlikesinden dolayı oldukça ürküttü. Gerçi Ebirp vardı teknede ama karaya çok uzaktaydık ve yardıma ihtiyacımız olsa bu yardımı almamız pek olası değildi. Bir seferinde de 2-3 balina nasıl olduysa artık oldukça uzun bir zaman diliminde bizi takip ettiler ve peşimizi bırakmadılar. Kuyruk darbesi ya da bir çarpma olacak diye de tedirgin olduk. Neyse ki bir süre sonra uzaklaştılar…


6. Dünyayı denizlerden dolaşırken zaman zaman verdiğiniz molalar ve ülkeye geri dönüşleriniz iyi mi kötü mü sonuçlar doğuruyor seyahatiniz açısından ?
Herhalde bu kişiye göre değişir. Ben ülkeye dönmeden, ailemi görmeden yıllarca denizlerde olamam. Zaten tura çıkarken de ailem 4-5 ayda bir geri dönem şartı ile onay verdiler seyahate. Ve ben insanın ailesinden çok uzun ayrı kalmasının zor olduğunu düşünüyorum. Gözden ırak olan gönülden ırak olur deyişine inanıyorum. İlişkiler zayıflıyor. Denizlerde insanın halet-i ruhiyesi değişiyor. Kalanlar farklılaşıyor, sen başkalaşıyorsun. Velhasıl uzun ayrılıklar risk teşkil ediyor kanımca. Belki bekarsa turu yapan denizci geri dönmeyebilir uzun bir süre. Ama benim için bu pek söz konusu değil.

 7. Yaz aylarında denizde olmayı istediğinizde nereleri tercih ediyorsunuz ? Denizlerde ritüelleriniz var mı ?
Benim en büyük ritüelim ıssız bir koyda yalnız demirlemek. Bunu çok seviyorum. Ege Akdeniz gibi sakin koy barındıran başka pek fazla yerler de yok zaten . Bunu dünya turunu yaparken de daha iyi anladım. Favori coğrafyam ise Göçek’teki tüm koylardır.


8. Teknenizde misafir seviyor musunuz ?
Denizde sürekli tek başına olmaktansa tekneye gelen arkadaşlarla birlikte denizi yaşamak çok daha güzel ve keyifli benim gibi bir denizci için. Zaten dünya turunda yeterince yalnızım. Ülkeye dönünce eşimi dostumu ağırlayayım teknemde değil mi ?

 

9. Ülkemizde ve Dünyada favori koylarınız, gözlerden uzak kendinize ait kuytularınız var mı?
Göcek daha doğrusu Fethiye’deki Turunçpınarı koyunu çok severim. Dünyadan ise turum sırasında gördüğüm kadarıyla Karayiplerdeki Tobaco Island yani Granada diğeri de Los Rockets adası. ABC adalarından biri. Karayipler temiz ve alımlı bir yer. Bu bakımdan da çok popüler denizciler için.


10. Denize dair yeni trendler, moda ve gözde destinasyonlar ve organizasyonları medyada nerelerden takip ediyorsunuz ? İnternetteki denizcilik sitelerini takip ediyor musunuz?
Denizdeyken internete ulaşmak zor. Ama girdiğim zamanlar denizlerden.com u severek ve ilgiyle takip ediyorum. Denizlerdeyken ise oldukça kopuğum medyadan. Aslında bu bir denizci için iyi bir şey. Tabii internette en sık kullandığım siteler hava durumu ile ilgili tahmin yapan siteler oluyor .

11. Türk denizciliğinin efsanesi Sadun Boro’nun heykelinin dikilme fikri nasıl ortaya çıktı ? Başından sonuna dek bu süreçte neler oldu ?
Bundan bir süre önce sahibi olduğum Capitol Alışveriş Merkezinde bir yelken haftası düzenlemek istedik ve dünyayı dolaşan Türk denizcileri de konuşma yapmak üzere davet edelim istedik. Bundan tam 5 sene önce idi. Ben kalkıp Bodruma gittim Sadun ağabeyi davet etmek için. Teknesi Kısmet’in içinde buldum kendisini. Önce kendimi tanıttım sonra etraflıca durumu anlattım ve davet ettim. “İyi yapıyorsun ama ben gelmem” dedi. Ben biraz ikna etmeye çalıştım ama başaramadım. Ve hakikaten gelmedi de. Ama ben bu büyük denizciyle tanışmış oldum böylece. Babacanlığı, denizciliği, samimiyetinden çok etkilendim. O panele Osman Atasoy ve Sadun Ağabeyin kızı Deniz Boro geldi ve biz yine güzel bir şeyler yapabildik deniz ve yelken adına. O günden sonra ara sıra Sadun Ağabeyle telefonlaşmaya ve görüşmeye başladık. Bu görüşmelerde Alim Sür ile de tanıştım. Gel zaman git zaman bu iki insanla yaptığım uzun sohbetler sonucu denizlerden bir dünya turu yapma fikri aklıma yatmaya başladı. Sadun ağabeyde bildiklerini anlatarak ve tavsiyelerde bulunarak ve elbet cesaretlendirerek çok büyük etki etti karar vermemde. Yani dünya seyahatine çıkmamda Sadun Boro’nun çok büyük bir emeği vardır. Ben de bir denizci olarak kendimi ona karşı borçlu hissettim. Türk denizcileri hatta henüz denizci olmamış yeni Türk denizcileri dahi ona çok şey borçlu. Onun çizdiği rotadan gidiyoruz bizler. Dünya turunda Karayiplerde iken düşünmeye başladım onun için ne yapabilirim diye. Onu tanıyan kadar tanımayanın da çok olduğunu gördüm. Bunun için bir heykelini, anıtını yaptırmaya niyet ettim. Ve ilk olarak arkadaşım heykeltraş Ersan Yavi’ye konuyu açtım. Heyecan ve ilgiyle karşıladı fikrimi. İyi bir fikir olduğu konusunda birleştik ve zamanla fikir pekişti. Fakat bir sorun vardı ki, o da Sadun Boro’nun bu fikre karşı çıkma ihtimali. Bunun üzerine yapıma başlamaya ve Sadun ağabeye söylememeye karar verdik. Geri dönülemez noktaya ulaşana dek de bahsetmeyecektik. Ama sen bunu Yelken Dünyası’nda haber yapınca Sadun Ağabey okudu ve öğrendi tabii. Öğrendiği gün ben tesadüfen Karayipler Granada’da demirdeyken Sadun ağabeyi aradım. Ertesi günkü rota ile ilgili bir şeyler sormak için. Hatta Halil ve Sevim Adalıda yanımda demirdeydiler. Onu arayınca bana telefonda “ Sen ne haltlar karıştırıyorsun bakalım” diye çıkıştı. Ben de baktım kaçar yol yok durumu anlattım. Neyse ki makul karşıladı. Sonra İzmir’e atölyeye ziyarete de gitti hatta henüz heykel tamamlanmadan. Türkiye’ye dönünce Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk’ün yanına gittik.
Fikri benimsedi, projeyi beğendi ve destek vermeyi kabul etti. Bürokrasiye boğulmadan da halletti sağ olsun birçok şeyi. İlk önce anıtın koyulacağı yer için marina çıkışında denizin üzerinde karaya 20-30 metre mesafedeki öreke taşının üzerini önerdi. Ama orası sadece teknelerdeki insanların görebileceği bir konumdaydı. Caddebostan sahilde bazı yerlere baktık ama en sonunda Kalamış’taki heykelin şu anda konduğu yerde karar kılındı. Buradaki ağaçlar başka yere taşındı ve heykel için restore edildi. Ve 28.05.2008 de de açılışı çok güzel bir törenle yapıldı.

12. Benzer bir anıt heykele hatta müzeye Bodrumda Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı için çok ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Bu konuda bir adım atılabilir mi?
Bu da iyi bir fikir. Çok haklısın. Düşünülebilir ve üzerinde çalışılabilir. Cevat Şakir bu ülkenin önde gelen değerlerinden biri çünkü. Ona yakışır bir anıt Bodrumda olmalı kesinlikle.

  
13. Dünya turu için neden katamaran seçtiniz ?
Rahatlığı ve konforu. Özellikle düşük salınımı ve geniş iç hacmi dünya turunda beni oldukça rahat ettirdi. Dünya turuna katamaranla çıktığım için memnunum. Doğru karar verdiğimi gördüm. Gerçi benim bir de monohull 49 feet bir teknem var Fethiye’de. Katamaranla monohulllar arasındaki farkları kullana kullana çok iyi öğrendim. Belki Ege ve Akdeniz için monohull bir tekne daha cazip gelebilir ancak dünya seyahatinde katamaran daha doğru bir tercih.


14.İşleri ve bakımı ile kendiniz mi ilgilenirsiniz ?
Teknelerimin işleri ile ilgilenen bir ekibim yok benim. Bu bakımdan birçok işini elimden geldiği kadar ben yapıyorum. Ban bazen soruyorlar koca okyanusta bir teknenin içinde sıkılmıyor musun zaman zaman diye… Yahu o kadar çok işi oluyor ki teknenin yapılması gereken, sıkılmaya vakit bulamazsın. Benim teknede boş vaktim yok. İnan bana zaman yetmiyor teknede. 24 saat az geliyor bazı günlerde. Hatta bazen olası arızayı dahi önceden tahmin edebiliyorum buradan arıza verebilir diye. Zaten her şeyi ekibe ve kaptana bırakırsan sen hiçbir şeye hakim olamazsın teknende. Bu da çok iyi bir şey değil. Hele dünya turunda tekneye hakim olmamak imkansız bir şey. Tabi bu özellikle de dünya turu sırasında oldukça meşakkatli bir durum. Ama peşinde olduğumuz ve sevdiğimiz şey de bu değil mi zaten ?


15. Dünya turu sonrası planınız var mı?
Yine denizlerde kalacağım ve yaşayacağım. Ama önce şu turu hayırlısıyla bir bitirelim bakalım. Benim tek planım bundan sonra artık plan yapmadan yaşamak. Planlara ve rotalara bağlı kalmayı sevmiyorum. Özgür olmak ve uygun zamanda karar alıp yapmak daha keyifli geliyor bana. Zaten biliyorsun turun yarısını 3 yılda ancak bitirdim. Aheste ve sakince devam ediyorum turuma. Dünya turu sırasında tanıştığım bir denizciye “Sen ne iş yapıyorsun” diye sormuştum. Bana master yaptığını söylemişti. “Ne masterı” diye sorunca da “Hayatta hiçbir şey yapmamanın masterı” diye cevaplamıştı.


16.Denizden ve tekneden ayrı kalınca neler hissediyorsunuz?

Özlüyorum çok. Hem Betame’yi hem de Texas’ı. İkisini de özlüyorum. Benim için önce ailem sonra teknemdir. Teknelerim benim çocuğum gibi. 5 çocuğum var yani.


17.Satar mısınız ? Neden ?

Kolay kolay satamam ben teknelerimi. Hele Betame’yi hiç satamam. Çok bütünleştik onunla. Dünya turunu tamamladığımızda sanırım artık hiç ayrılamayacağız onunla.


18. 2011 yılı itibarıyla dünya denizlerde topu topu 3-4 teknemiz var Türk bayrağımızı dalgalandıran ? Dünya turu yapmayı planlayan denizcilere ne söylemek istersiniz ?

Benim bildiğim hatta bizzat tanıdığım dünya turu yapmayı düşünen ve isteyen bir hayli denizci var ama yapamıyorlar. Kara hayatıyla ilintili bağları kesemedikten sonra deniz hayatına merhaba demek imkansız. Bir bir kararlar alıp uygulamak lazım seyahati gerçekleştirebilmek için. Aile ve iş hayatını düzenlemek işin yarısını halletmek demektir. Hayali varsa bir denizcinin bunu ertelemesi bir yere kadar mümkün olabilir. Eninde sonunda kendisin o hayalin içinde bulacaktır çünkü. Sadun Ağabey demişti ki bana “ Daha sonra daha sonra deyip durmayı bırak, bir an önce çık denizlere” Çok haklı. Hayat bilinmezlerle dolu. Yarın soru işareti. İmkan ve istek varken gitmek lazım. Sonra gidememek var çünkü. İstek olsa da imkan yaratamadan kalakalmak var. Zaten denizci bir ülke değiliz, yapmak isteyene şevk ve destek vermek lazım. Öncelikle de genç denizcilere. Ben dünya turuna çıkmaya geç kaldığımı düşünüyorum. Böyle bakınca da hayallerini erteleme diyorum genç denizcilere, varsa imkanınız yapacaksınız…

Röportaj : CENK ŞAHİN
Fotoğraflar : CENK ŞAHİN & BETAME ARŞİVİ
 

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri