Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Özkan Gülkaynak ve KAYITSIZ III

 ÖZKAN GÜLKAYNAK           KAYITSIZ-3

GİRİŞ : Mavi küreyi denizlerden dolaşan Türklerin sayısında kıpırdanma var biliyoruz. Özkan Gülkaynak’da bu zincirin son halkası.
Ama Özkan’ı farklı kılan hem teknesinin boyutları hem de klasik navigasyonla turunu tamamlaması. Bu açıdan bir ilk Özkan Gülkaynak.
Dünya Egemenlerinin düzenine ve 21. Yüzyılı saran materyalist felsefeye kayıtsız bir denizci o. Dünya turunu tamamladıktan sonra “Artık dünyada hiçbir başarı beni şımartamaz” diyen bir yelkenci.
Çocuk yaşlarda kendi küçük yelkenlisi ile gittiği Arap Adalarında kendine “Bir gün dünyayı teknemle dolaşacağım” diye söz veren ve bu sözünü yerine getirdikten sonra yurda dönünce ilk iş Arap adalarına Kayıtsız-3 ile demir atıp keyfini çıkran bir İzmirli.
Şimdilerde çocukluğundan başlayarak anlatacağı denizcilik macerasının kitabını yazmakla uğraşıyor.
Bundan 4 yıl önce denizin ondan istediği tekneyi, Kayıtsız-3 ü yapıp yollara düşen Özkan Gülkaynak anlattı bu ay.

 

 

Teknenize verdiğiniz ismin hikayesini,anlamını bize anlatır mısınız ?

Çocukluğumuzdan beri yetiştirilirken bizi hedeflerimizden alı koyan baskı ve öğretiler içinde kalırız. Ailenin, okulun ve toplumun doğruları bazen ya da çokça bizim doğrularımızla çelişir.Dünyayı 7,5 metrelik bir tekne ile tek başına gezme fikri bir Türk ailesi için evlatlarına asla biçemeyecekleri bir roldür. Hiçbir anne baba evladına bu hedefi göstermez. İyi niyetli de olsa bütün bu baskı ve şartlandırmalara birey olarak ben kayıtsız kalmak gerektiğini biliyorum ve öyle yaşıyorum. Küçüklüğümden beri. Ben kayıtsız kalıp kendi yolumu çizip kendi doğrularımla yaşıyorum. Yani kendi bildiğim yolda yürümek benim yaşam felsefem ve bu şekli ile hayatımı idame ettiriyorum. Bu yüzden teknemim ismi de Kayıtsız oldu. Biz başkalarının felsefelerine ve kurallarına kayıtsız bir ikiliyiz.
 

Bu kaçıncı tekneniz ? Kayıtsı 3 benim altıncı teknemdir.


 

Tekneniz genellikle nerede duruyor ? Ben İzmir Karşıyakalıyım. Uzun süre Levent Marinada kaldı. Şimdi ise Sığacık Marinadayım bazı restorasyonlar için.
Bu büyük seyahatte yada sonrasında teknenizle beraber yaşadığınız en güzel anınız nedir ? En önemli an Kayıtsız 3 ile ülkemden ayrılış anlarıdır. Bir başka önemli ve unutamayacağım olay da Türk toprağına geri dönüşüm, adım atışımdır.Çeşme altındaki Arap adalarında almıştım yalnız başına dünya seyahatine çıkma kararını. Uzun yıllar sonra dünya seyahatini yapıp bitirdikten sonra tekrar bu adanın kumsalında demirledim. Ben her teknemle bu adaya giderim zaten. Dünyayı dolaştıktan sonra aynı noktaya geri gelmek bana çocukluk günlerimi hatırlattı ama bu sefer sözümü yerine getirmenin verdiği muazzam haz duygusu ile beraber. Bir nevi ritüel bu benim için.
 

Kayıtsız 3 ile yaşanan keyif kaçıran bir olay ? Kayıtsızın imalinde son katında delaminasyon oldu. Son katındaki kötü epoksi uygulaması nedeni ile tüm ahşaplar yerinden ayrıldı. Bunlar Karadenizde deneme seyirleri yaparken başıma gelince, apar topar tır da bulamadığım için kamyona yükleyerek Akçakoca’dan kara yolundan İzmir’e taşıdım teknemi. İnanın stresten sakallarımın bir kısmı döküldü gitti. Kayıtsız 3 e verdiğim emek inanılmazdır. Yazmaya devam ettiğim kitabımda da bunu anlatacağım zaten .

En keyifli yanı ?
Bu boyutlarda dünyanın en iyi açık deniz yelkenlisidir. Orsaya girmesi, salınım rahatlığı, yatmadan seyir yapabilmesi gibi kabiliyetleri vardır. Ahşap ve bronz ile beraber klasik materyal ve ekipmanların bu dizayna olan uyumu da çok hoşuma gidiyor. Yani şekli şemali ve güzel malzemelerinin ahenkli görüntüsü içinde seyir yapmak benim için başlı başına bir zevk.

Sevmediğiniz tarafı var mıdır ? Direğini ahşaba çevireceğim. Boyutlarından dolayı çok fazla eşya ve ekipman taşıyamıyorum. Az daha büyük olmasını isterdim.


 

İşleri ve bakımı ile kendiniz mi ilgilenirsiniz ? Valla ben Kayıtsızı güzelleştirmek için kendimi yıpratıyor ve çirkinleştiriyorum. Ne yapalım aşk işte. Her şeyi ile olabildiğince ben ilgileniyorum.
 

Onunla gittiğiniz en uzak rota ? Tahiti sanırım.
 

Birlikte yakalandığınız fırtına oldu mu ? Neler oldu ? Fırtına kaçınılmazdır. Hele dünya seyehatinde fırtınadan kaçmak söz konusu bile değil. Sen fırtına taktiklerinde uzmanlaşmışsan şayet atlatırsın. Dünya seyahatimin başında Ege’ye açıldığım ilk gün 50 knotluk bir fırtınaya yakalandım. Bazen 9 kuvvete yakın sağanaklarda tam bordadan aldığım sert dalgalarla fırtınanın içinde kaldım .4 metrelik denizler ciddi şekilde kırılıp tekneyi tekmeliyordu. Flokla bile 7-8 mil yol almak zorunda kaldım ve fırtına taktikleri uygulayamadım. Çok fazla zorlu bir seyirdi ve çok hızlı seyir yaptım. Dalga formasyonu fazlası ile dik ve tehlikeli idi.  Adeta şelale de seyir yapmış gibi oldum. İzolasyon problemleri nedeni ile heçlerim hep su yaptı. Zaten neredeyse her dalga Kayıtsızın üzerini aşıyordu. Diyebilirim ki suyun hem içinde hem dışında gittim yaklaşık 15 saat. Oldukça hırpalandığımı hatırlıyorum. Fırtınaya yakalandığımda hava sertse olsa seyir yapmayı tercih ediyorum. Artık dalgalar kırılmaya başlayıp deniz çok dikleşip teknemin stabilizasyonunu tehlike altına atıyorsa o zaman sadece ana yelkenle hove-to pozisyonuna geçiyorum. Rüzgara karşı durabiliyorum. Bu pozisyona geçecek kadar ağır havalara pek de fazla girmedim. Rüzgar hep aynı yönde geliyor ve sistem sabit kalıyorsa o sistemden çekinirim. Ama rüzgarın dirise ettiği durumlar denizi hep aynı yönden kaldırmayacağı için nispeten kolaydır. Gençken İzmir körfezinde fırtınaya inatla girer ve mücadeleler sonrası o fırtınadan sağ salim çıktığımda kendimle gurur duyardım. Ama şimdi sorarsan bunu enayilik gibi görüyorum. Hava raporlarnı alacak ve mecbur değilsen girmeyeceksin. Yolda yakalanırsan da fırtına taktiklerini biliyor olman lazım. 
 

Neden bu tip bir tekne seçtiniz ? Deniz senden bir tekne ister ona açılacaksan. Seri imalat teknelerde ise ana amaç karlılıktır. O bakımdan ürün tam manası ile denizin istediği tekne olamaz. Bilgi birikiminiz ve deneyiminiz varsa kendiniz denize çok daha uygun bir tekne imal edebilirsiniz. Ben çocukluktan beri dizaynlar ve çizimlerle uğraştığım için aklımda yer eden dizaynı Kayıtsız 3 de uygulama fırsatı buldum. Benzer tekne yapan bir iki tekne imalatçısı vardır dünyada. Ama ben onların dizaynlarına da sadık kalmadım. Bristol Channel Cutter dizaynının su altı formunu değiştirdik. Kısa omurga ile uzun omurga etkisi yaratabileceğimi düşündüm ve yaptım da. Bu ne demek ? Daha az ıslak alanla da daha hızlı gitmek demek. Daha iyi manevra demek. hove-to pozisyonunda durabilmek demek. Ban ait fikirden yola çıkılarak geliştirilen teknemin Amerika Birleşik Devletlerinde farklı boyları çizilmeye başlandı hatta. Ben de zaten bir Amerikalı dizaynıra çizdirdim. Yves Marie Tanton du adı. Fikri bana ait çizimi ona ait yani. Bu çizim tutulmuş görünüyor Amerika da. İnşasını da Batı Karadeniz’de bir tersaneye yaptırdım ama o kadar çok hata ve eksik vardı ki ben tekneyi İzmir’e alıp 2 yıl düzeltmelerle ve gidermelerle uğraştım. Neredeyse yeniden yaptım tekneyi. İsteyen bu dizaynı satın alabilir o dizaynırdan.
 

Ayrı kalınca özlem ? Kayıtsız-3 benim bir parçam. Ben ayrı kalırsam mutsuzluk çöküyor üstüme. Ve ona gelince bir anda ateşi yanmış fitil gibi oluyorum. Kendime geliyorum sanki. Buna tam bağımlılık diyebiliriz. Yıllar önce hayalini kurup ta meydana getirdiğiniz bir şeyden ayrı kalmak da ayrıca rahatsız ediyor sizi. Kayıtsızda olayım yeter.


 

Satar mısınız ? Neden ? Asla düşünmem. Büyüğünü yapacağım muhtemelen ve o benim evim olacak ama o zaman bile satmayacağım. Ya kendi imkanlarımla koruyacağım ya da bir müzeye vereceğim. O bakımdan teknemi satma fikri çok soğuk bana.
 

Tekenede misafir ? Misafiri her zaman severim. Ama seyirde yanımda kimseyi pek istemem. Denizciliği bilse bile kısa koy gezileri hariç tek başıma seyir etmeyi tercih ederim. Bu biraz benden kaynaklanıyor. Benim yapımdan. Stilim bu. Yalnızken daha iyi konsantre olduğumu sanıyorum. Ama demirdeyken eş dostla sohbet ve birliktelikten elbette keyif alıyorum.
 

Ulkede teknenizle en sık gittiğiniz favori koy ? Tartışmasız Bademli. Bir numaradır. Dikili ve Bademli muhteşemdir. Adalar arasındaki koylar çok güzeldir. Orada vakit geçirmekten keyif alırım her zaman.
 

Dünyada teknenizle konakladığınız en sevdiğiniz koy ? Aslında çok farklı güzellikler var ama inanın Ege koyları bir kere ilk sırada gelir. Bu kesin. Atlantik’de Panamaya bağlı olan St. Blass adaları güzel ve çekicidir. Dejenerasyon olmayan bu yerlerin insanları da güzeldir. Fransız Polenezyasında bir atol vardır. 15 kişinin yaşadığı Mopelie atolü. Orasından aldığım lezzetde çok akılda kalıcıydı hakikaten.
 

Kışın ona ne oluyor ? Kayıtsız-3 her zaman denizde ve seyirler hep sürüyor. Bakım için sadece 1 ay karaya alınıyor o kadar. Kışın Ege ve Akdeniz koyları daha güzel ve bakirdir. Bir koyda yalnız konaklamak, ahtapotumu yakalamak, sobamı yakmak, kitabımı okumak benim için çok daha fazla keyiflidir.

ROPORTAJ : CENK SAHIIN

FOTOGRAFLAR : CENK SAHIN


 

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri