Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Olta Takınları ve Donanımları

 OLTA TAKIMLARI VE DONANIMLARI

OLTA KUTUSU :

    İster el oltası, isterse basit kamış, ya da makaralı kamış kullanan bir kıyı balık avcısı olsun, bu işe gönül vermiş kişinin iyi düzenlenmiş, gerekli malzemeyi karşılayacak bir olta kutusu bulunmalıdır. Hatta bu, biri büyük, diğeri küçük iki kutuya çıkartılırsa, büyük olanı evde tutulur, küçük ise sadece o gün için gerekli olan malzemeyle doldurularak, boşuna yük taşımaktan kurtulunur. Ama burada konuyu gereksiz yere dağıtmamak için, sadece birkaç kısıtlı takıma sahip olan bir kıyı avcısının kullanacağı orta boy bir olta kutusunun tanıtımını yapmakla yetinelim.

                                                                  

     Deniz suyu ve yağmur gibi dışarı koşullarının etkisine karşı, kutu ahşaptan, ya da plastikten olmalıdır. Tahta olduğu takdirde iki kat vernik veya yağlıboya ile kaplanmalıdır. Ahşap bir kutunun ideal ölçüsü, yaklaşık olarak, boy 40 cm, genişlik 30 cm, yükseklik 25 cm olarak saptanır. Sandık biçimindeki bu kutu üç katlıdır; üst iki kat bölmelere ayrılmıştır. Balıkçılık malzemesi satan dükkanlarda bulunan plastik kutular da üç katlıdır, ama daha küçük boyutlardadır.

    En alttaki bölmesiz göze, çapari muhafızları, büyük boy mantarlı oltalar, iskandiller gibi ağır gereçler konur. Diğer gözlere ise, isteğe göre küçük çaptaki oltalar, zokalar, yedek iğne ve fırdöndü kutuları, vb.gibi hafif gereçler yerleştirilir. Kutularda gereksinime göre saklanan yedek takım ve oltaların dışında bulunacak yardımcı gereçler şunlardır :

• İçinde, zehirli balıkların vurmalarına karşı amonyak, olası kesiklere karşı tentürdiyot,alkol, oksijenli su şişeleri, pamuk, sargı bezi, plaster, sıkma lastiği bulunan küçük bir sağlık kutusu.
• Midye açmak, yem kesmek için küt burunlu keskin bir bıçak ve bileycisi.
• Zoka ve iskandillerin gözlerini açmak için bız, parlatmada kullanılacak küçük bir şişe civa, çubuk şeklinde 10-15 cm’lik cam parçası, kalınca bir bez.
• Takım yapımında kullanmak üzere; düğümlerin çekilmesi, sıkıştırılması için pens, ibrişimleri, iğnelere bağlanan tüyleri ve naylon parçaları kesmek için elişi makası, iğneleri kösteklere bağlamak için beyaz ve kırmızı ibrişim sarılı makaralar, yem kesip takarken, balığı iğneden çıkartırken kirlenen elleri silecek orta büyüklükte bir havlu parçası.
• Avcılık sırasında gereksinim duyulacak diğer gereçler.

    Son bir uyarı olarak, kutunun her av gününden sonra temizlenmesini, bezlerin yıkanmasını, bozulan takımların tamir edilmesini, yedeklerin takviye edilmesini öneririz. Ayrıca, olası bir başka balık rastlantısını karşı da bir yedek takım bulundurulması yerinde olur. Örneğin, dip balığı avına giden bir kıyı balıkçısının, orta suda istavrit, kolyoz, uskumru alayıyla karşılaşması mümkündür. Bu surette, neye niyet, neye kısmet diyerek balık sepetini veya livarı ağzına kadar doldurabilirsiniz.
 

    Kıyı balıkçılığında ilk aşama, kol kuvvetiyle savurulan el oltasıyla, ya da oltanın bağlandığı uzunca doğal bir kamışın mümkün olduğunca balığın bulunduğu derinliğe ulaşacak şekilde uzatılmasıyla gerçekleşmiştir. Bunun için çeşitli olanaklardan yararlanılmış; oltada büküm iplikten, ipek böceği salgısına, at kılının uç uca eklenerek misina haline getirilmesine kadar türlü usuller denenmiştir. Ama artık günümüzde sentetik elyafın geniş kullanım alanına yayılışı, tüm bu çabalara son vermiştir. Artık her istenen tür ve vasıfta olta malzemesi hazır olarak satıcılarda bulunabilmektedir. Misinadan, iğneye, fırdöndüden, çeşitli makaralı ya da makarasız kamışa varıncaya dek belli bir standart çerçevesinde üretilmektedir.

MİSİNA

                                                                     

      Misinalar piyasada 0,10 mm kalınlığında 1,00 mm kalınlığına kadar, 10-15-20-25-30-35-40-45-50-55-60-65-70-75-80-90-100 numara adı altında satılmaktadır. Bunların arasında, monofilaman ( tek lifli ) olanları bulunduğu gibi, naylon, perlon, dakron gibi çeşitli sentetik maddelerden üretilmişleri de mevcuttur. Dakron’dan olanlar açık denizde, orkinos, kılıç gibi iri balıkların avcılığında kullanılan sağlam, esnek olmayan sert malzemelerdir. Bu maddelere, dayanıklılığına ve kolay dolaşan yapıda olmayışına göre misinanın fiyatı artmaktadır. Ancak ucuz fiyata alınacak sert bir misina yerine biraz daha pahalı, ama dayanma gücü fazla olan bir markadan seçmek işin en doğrusudur.

    Sert yapılı misinanın, gerilme ve sürtünmeden dolayı kolayca çatladığı, pürüzlenerek kolayca koptuğu, ayrıca çabuk gam alarak dolaştığı görülür. Çok yumuşak olan misinalar da gerildikleri zaman sünüp uzadıklarından, gerçek kalınlıklarını ve spiral bir halde dayanıklığını yitirirler. Böyle ucuz fiyatlı bir misinanın hem kıymetli bir avdan sizi mahrum edeceğini, hem de dolaşarak zevkinizi bozacağını hatırınızdan çıkarmayın. Dolaşan bir misina, onu çözerken aceleci davranılması nedeniyle bir, ya da birçok yerinden düğümlenir. Her düğüm, misinanın dayanma gücünü azaltır, yani kendisinden çok daha ince bir misinanın taşıma gücüne düşmesine yol açar.

    Misinalar genelde saydam görüntülüdür; beyaz, yeşil, mavi, sarı, pembe, vb. renkte olanları vardır. Renkli misina seçiminde avlanacak balığın yaşadığı ortam göz önünde tutulur. Bulanık görünümlü sularda sarı, duru sularda saydam, güneşin ya da bulutların etkisiyle mavi ve yeşil görünen sularda uygun renkte misina kullanılması, balığın görme yeteneğini kısıtlayacağından yerinde olur.
İyi seçilmiş bir misinanın uzun ömürlü oluşu da sizin elinizdedir.

     Rodasından açılan her misinanın mantara ya da makaraya sarılırken, öncelikle, gamının alınması gerekir. Bu işlem de, misinayı hareket halinde bir teknenin peşinden salıvermekle olur, ama karada böyle bir olanak bulunamayacağından, yüksekçe bir yerden sarkıtmak veya bir kitabın sayfalarının arasından geçirmek de etkin bir gam alma yoludur. Misina ne çok gevşek, ne de çok sıkı sarılmalıdır. Dolaşma müsait bir öbek haline geldiğinde, çözmeye başlamadan önce misina suyla iyice ıslatılmalıdır. Deniz suyunda veya çamurlu suda kullanılan misina, temiz tatlı suyla yıkanmalı ve asla uzun süre doğrudan güneş altında bırakılmamalıdır.

MİSİNA İLE UYGULANAN DÜĞÜMLER

                                                                                                                   

     Oltacılığın ana gereci misina olduğunda göre, ona dayanıklılığını kaybettirmeyecek düğüm ve bağlama usulleri iyice öğrenilmelidir. Doğallıkla, bu düğümlerin sayısız denilecek kadar çok çeşitli oluşu dolayısıyla, en kullanışlı ve en basit olanlarını buraya almakta yarar görüyoruz. Bu düğümler, genel olarak iki misinayı birbirine eklemekte, misinayı kösteklere ya da bedenlere, iğnelere, fırdöndülere, zokalara ve iskandillere bağlamakta kullanılırlar.

 

 

OLTA İĞNESİ

    Olta takımlarının en önemli elemanı iğnedir. Günümüze kadar birçok değişikliğe uğrayarak ulaşan olta iğnesinin tarifini; “balığı yakalamak ve kaçırmamak üzere özel olarak hazırlanmış demirden çengel”, şeklinde özetleyebiliriz. Bu çengelin, basit bir kancadan elbette ki, bazı farkları vardır; sivri uç, damak denilen ve balığın ağzından sıyrılmasını engelleyen ikinci bir ters uç, boyun, sap ve pala, ya da delikli bağlama yeri belli başlı özelliklerdir. İğneler, kalaylı olabildiği gibi, siyah, sarı ve kahverengi emaylı, düz veya çapraz bükümlü, sapı kısa, orta boy, uzun da olabilirler.

     İğne seçiminde deneyim gerektiği için, şimdilik kesin kuralın sağlam, kolay paslanmayan, ucu son derece keskin olanların tercih edilmesi gerektiğini belirtelim. Sivri ucu sapa göre belirli bir açı oluşturan çapraz iğnelerin balığın ağzına batma şansının daha fazla olduğuna inanılır, ama bunların canlı yemli oltalarda ve çaparilerde kullanılması uygulamada bir hayli güçtür.

    Her iğne üzerindeki belirli bir özellik, kalite numarasıyla belirlenir. Örneğin, uskumru ya da kolyoz için kullanılan kalaylı iğnenin kalite numarası 1795, boyu ise 1 veya 2 numaradır. Dolayısıyla, iğnelerin boyları da numaralanmıştır. 1 numara merkezde kabul edilirse, sola doğru 2-3-4-…. Şeklinde iğne boyları küçülürken, sağa doğru 1/0-2/0-3/0-…., diye büyür. Sağdaki rakamlara eklenen 0’lar iğne boyu tarifinde karışıklığı önlemek içindir. Ayrıca, düz iğnelerin birbirine saplarından kaynatılması suretiyle oluşturulan, ikili, üçlü, dörtlü, altılı iğneler de bulunmaktadır.

     Bunların içinde, üçlü iğnelerin kaşık, seyirtme, canlı yem, vb. gibi düzenlerde geniş kullanım alanı vardır ve tek ağızlı iğneler gibi özel bir şekilde numaralandırılırlar. Avlanması istenen balık kesici dişli balıklar grubundansa iğne uzun saplı seçilir. Buna karşın, kırıcı diş ve çenelere sahip balıklar için kısa saplı, kalın yapılı ve geniş dirsekli iğneler kullanılır.

FIRDÖNDÜ

   

     Balığın yakalandığı zaman oltanın ucundaki çırpınış ve bükülüşü, ya da oltaya bağlı takımın özelliğine uygun olarak dönüşü nedeniyle misinanın gam alması kaçınılmazdır. Bu durumu önlemek için, genellikle tüm oltalara, çeşitli şekillerde yapılmış, kendi ekseni üzerinde iki yönlü dönebilen fırdöndüler eklenir. Paslanmayan sarı alaşımdan yapılan fırdöndüler iki, üç kollu olabildiği gibi, kullanım yerlerine göre muhtelif boydadırlar.

 

 

 İSKANDİL

                                                                           

     İskandil, oltanın dibe inmesini sağlayan, pas yapmadığı ve kitlesel ağırlığı fazla olduğu için kurşun ya da çinko-kurşun karışımının kalıplara dökülmesiyle oluşturulan bir gereçtir. 20-25 gr ağırlıktan başlayarak, kullanım yerlerine göre bir kg veya daha fazla ağırlıklarda, uzun füze şeklinde tek ya da çift delikli, koni, piramit, vb. şekillerde olur. İskandil seçiminde, dökümünün iyi, şeklinin dengeli olmasına dikkat edilmelidir. Dengesiz iskandiller olta hareket halindeyken, savrulma ve bükülmelere neden olurlar.

 

 

KISTIRMA

                                                  

      Oltanın daha çabuk dibe inmesini sağlamak için bedenin üst kısmına eklenen kurşun yaprak ve dökümlere kıstırma denir. Kıstırma kurşun daha çok yemli oltalarda kullanıldığı gibi, kıyıdan atılan kaşıkların bir metre yukarısına takılarak da uzağa ulaşmaya olanak sağlar.

 

ZOKA

                                                                                          Kıyı balıkçılığında kullanımı zor ve kısıtlı olmasına rağmen, zokaların olta ile avcılıkta büyük önemi bulunmaktadır. Zoka, genel tanımlamasıyla, bir ucunda iğne, diğer ucunda oltaya bağlamak için bir deliği bulunan bir döküm parçasıdır. Özel şekil verilmiş kalıbın içine sap tarafı yerleştirilen iğnenin üzerine kurşun veya bakır-çinko karışımı bir metal eriyiğinin dökülüp, dondurulmasıyla elde edilir. Kurşun zokalar cıvayla, diğer madenlerden yapılanları da kromajla parlatılarak kullanılırlar. Zokalar yemli ve yemsiz diye iki sınıfa ayrılır.

    5-10 gr’dan 100-120 gr’a kadar çeşitli büyüklükte ve çoğunlukla sarımsak dişi biçiminde olan yemli zokalar; kofana, lüfer, torik, palamut ve bunların yavrularını, fangri, trança, mercan, lipsos, kırlangıç gibi balıkları avlamakta kullanılır. Kalkan, levrek, karagöz, eşkine gibi balıklar da, rast geldikçe yemli zokaya atlar.

    Yemsiz zokalar da, seğirtme ve yünlü şeklinde ikiye ayrılır. İstavrit, çinekop, zargana, vb. biçiminde ve 100-500 gr ağırlığında olan bu zokalar, torik, palamut, kofana ve lüfer avcılığında kullanılır. Yünlü zoka, bu adı ince yapılı bedenine açılan küçük oyuğa, kırmızı horozun boyun tüylerinden üç-dört tanesinin tutturulmasından almıştır; 50-100 gr ağırlığında olur. Nispeten hafif oluşu dolayısıyla kıyı avcılığında kullanılabildiği gibi, yem takılarak verimi artırılabilir.

YÜKSÜK

    Lüfer, palamut ya da sarıkanatın oynağa kalktığı (deniz yüzeyine çıktığı) zaman yünlünün görevini yüksük görür. Yüksük balık başını andıran bir kalıba palamut iğnesi konularak, kurşun dökümüyle oluşturulur. Kurşunun geri tarafına açılan oyuk kanala beyaz göğüs tüyleri veya 5-6 cm boyunda kesilmiş ince beyaz misinalar sıkıştırılır. Böylece iğne gizlendikten sonra, yüksükteki tüy kanalı kırmızı ibrişimle sıkıca sarılır. Diğer bir yüksük şekli de seyyar olarak hazırlanır. 25 cm boyunda paslanmaz bir tel parçasının bir ucuna fırdöndü, diğer ucuna da palamut iğnesi bağlanır. Telin üzerindeki ortası delik dikiş yüksüğü şeklindeki kurşunun gerisi, iğnenin üzerine geldiğinde gizleyecek biçimde beyaz kaz tüyleriyle, kırmızı bir ibrişim aracılığıyla sarma yaparak donatılır. Balık iğneye yakalandığında yüksek telin üzerinde ileriye doğru gideceğinden tüyler hırpalanmaktan korunmuş olur. 50-70 gr ağırlığındaki yüksükler makaralı oltayla kıyıdan kolayca atılır.

KAŞIK

                                             

 Göllerde ve az akıntılı tatlı sularda turna ve sudak gibi dişli balıkların avında kullandıktan sonra, denizde de kullanım alanı bulan kaşık, aslında yapay bir yemdir. Genellikle, sapı kesilmiş kromajlı bir kaşık biçiminde olduğu için bu adla anıldığı halde, uzun elips şeklinde olanları, plastik, kauçuk veya tahtadan yapılarak boyanmak suretiyle fare, kurbağa, çok renkli balık görüntüsü verilenleri de vardır. Bunlara şekillerine göre bir veya birkaç tane üçlü iğne takılır. Kaşık, atıp çekme suretiyle yemsiz kullanılır.

 

 

ATIP ÇEKME

    Atıp çekmede kıyıdan kullanılan bir takım daha vardır ki, bu da daha çok istavrit içindir. Biraz dipletmek suretiyle istrongiloz ve izmarit de yakalanır. 5-6 kat misinanın bükülmesiyle oluşturulan köstek uzun oval bir delikli kurşundan geçirilir. 2 cm uzunluğundaki bir ucuna fırdöndü, 10 cm uzunluğundaki diğer ucuna 1 m’lik 0,15 numara misinadan bir beden bağlanır.

     Atıp çekmenin iğnesi çoğunlukla beyaz tüylü istavrit iğnesidir. Bazen kalaylı beyaz iğne çıplak olarak, ya da kuyrukaltı yemi takılı siyah iğne daha verimli olur. Uzağa atılan takım balığın bulunduğu derinlikten küçük kulaçlamalara ağır ağır çekilir.

 

 

 KAMIŞ OLTALARI

                                                                                   Bir kamışın ucuna bağlanarak balık avında kullanılan olta modeli belki de insanlık tarihi kadar eskidir. Bunda amaç, kıyıdan mümkün olduğu kadar uzak mesafelere, balığın bulunabileceği derin sulara ulaşabilmektir. 17, 18 ve 19. Yüzyıllarda kabasaba makaralı kamışlar bazı Avrupa ülkelerinde kullanılmıştır. Bunlar saz kamışa tutturulmuş basit bir silindirin çevresine sarılmış olta ipinden ve oldukça hafif ağırlıklarla donatılmış takımlardan oluşuyordu. Gerçek kamış olta ise, 1905 yılında Alfred Holden İllingworth adındaki bir İngiliz tarafından yapılmıştır.

     Sabit makaralı kamış oltanın babası sayılan bu kişinin sayesinde üretilen benzer modeller Fransa, İsviçre ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde tatlı sularda başarıyla kullanılır olmuştur. 1935’te Amerika kıtasında da getirilen kamış olta modelleri, orada da ilgi çekmiştir ama, kamış oltanın asıl gelişmesi 1946 yılından, II.Dünya Savaşı’ndan sonra büyük hız kazanmış, bu işle uğraşan birçok fabrika kurulmuş, önceleri tatlı suda kullanılan kamış oltaların denizlerde kullanılmaya uygun olan türleri de yapılmıştır.

TATLI SU OLTA KAMIŞLARI

    Tatlı sularda, yani göllerde ve akarsularda kullanılan kamışlar cam elyafından boru, içi dolu cam elyafı çubuk, ya da bambudan imal edilmektedir. Cam elyaflı borudan yapılan kamışlar hafif ve dayanıklı olduklarından çok daha yaygın bir şekilde kullanılırlar. Tek kamış kullananlar için boru gövdeli kamışlar önerilir. İçi dolu çubuk şeklindeki kamışlar daha ucuz ve dayanıklıdırlar, ama ağır ve az esnek olduklarından, ancak 180-200 cm boyunda olanları kullanışlıdır.

    Bunlar, ağır iskandilli takımın veya tekne peşinden çekilen takımların uygulamasında ikinci kamış olarak işlev görürler. Bambu kamışlar, kamış oltanın ilk ana maddeleridir, ama çabuk kırılır ve kurutma, cilalama, vernikleme gibi özel bakım isterler.Buna rağmen bazı usta avcılar bunların avda daha hassas olduklarını iddia ederse de, bambu kamış, iyi bir cam elyaflı boru kamışla boy ölçüşmekten uzaktır.

     İyi bir cam elyaflı boru kamış alırken nelere dikkat etmelidir? Bazı kamışlar kaba cam elyafından yapılmıştır ve daha az katmanlıdır; dolayısıyla az cam, çok reçine içermektedir. Sonuçta, fiyatları ucuz, ama kaliteleri de aynı oranda düşüktür. İyi kamış ince cam elyaftan yapılmış olmalı ve en alt düzeyde reçine içermelidir. Bu nedenle, iyi bir kamışın fiyatı arttığı kadar, kalitesi de yükselmektedir. İyi kaliteli bir kamışın nikelden veya paslanmaz çelikten halkaları vardır; ucuz kamışlar ise pirinç halkalarla takviye edilir. Olta ipinin geçtiği yataklar da önemlidir. Bunlar krom kaplı tungsten çeliğinden yapılmışlarsa değerli, ama renkli emaydan yapılmışlarsa, darbelere dayanıksız olduklarından daha az değerlidirler.

     Halka şeklindeki olta ipi yatakları dengeli aralıklarla sıralanmalı, kamışın ucuna doğru gittikçe küçülmelidirler. Sap bölümü, sıkı ve deliksiz mantarla kaplı kamışlar en gözde olanlarıdır.Tatlı su olta kamışları hafif, orta, ağır diye üç sınıfa ayrılır. Hafif sınıftaki bir kamış 185-215 cm boyunda olur ve 70-120 gr ağırlığı atar. Bunların 2 gr ağırlığa kadar atma yetenekleri bulunur ve 1,5-2 kg çeken olta ipiyle donatılırlar. Küçük, ya da orta boy balıklar için, özellikle alabalıkta, küçük akarsularda ve göllerde etkilidirler.

    Orta sınıftaki bir kamış da 185-215 cm boyundadır. 120-150 gr ağırlığı atar; 7-17 gr’lık kaşıklarla en iyi kullanımı sağlar ve 2-3 kg çeken olta ipiyle donatılır. Avcılığa yeni başlayanlar için önerilen bu kamış; sazan, turna, büyük boy alabalık avında kullanılır; iskandilli ve canlı yemli avcılıkta idealdir.
Ağır sınıf bir tatlı su olta kamışı 200-250 cm boydadır. 150-200 gr ağırlık ve 15-30 gr kaşık atar. Bu kamışta 3-4 ve 5 kg çekme yetenekli olta ipleri kullanılır. Kuvvetli akıntılı, ilişkenli yerlerde iri yemle büyük boy balıkların avlanmasında yarar sağlar. Ağır sınıf kamışların bazı modelleri denizde de kullanılmaktadır.

DENİZ OLTA KAMIŞLARI

    Tatlı suda kullanılan kamışlar ve makaralı çıkrıklar denizde de denenmek istenince bir takım zorluklarla karşılaşılmıştır. Bu zorluklar; kaba dalgalar, güçlü derin su akıntıları, daha güçlü, büyük balıklar için ağır takımlar kullanma zorunluluğu, tuzlu suyun aşındırıcı etkisi, vb. gibi kendini göstermiştir. Deniz olta kamışlarında da, cam elyaflı boru gövdeler kullanılmaktadır. Çubuk cam elyaflı kamışlar da dip balıkçılığında, sürütme ve ağır iskandilli takımlarda kullanılmaktadır, ama savurma takımlarında boru nitelikli kamışların üstünlüğü tartışılamaz.

    Denizde kullanılan kamışlar da, hafif, orta, ağır olmak üzere 3 sınıfa ayrılır. Hafif sınıf tuzlu su kamışı, tatlı sudaki ağır sınıf kamışın bir benzeridir. Böylece bunlar hem tuzlu, hem de tatlı sularda kullanılabilirler. Ama bu sınıf deniz amaçlı olduğundan olta ipi yatakları, çıkrığındaki makaranın büyüklüğü dolayısıyla daha geniş tutulmuştur. Daha büyük ağırlıklar çekildiğinden, çıkrık kolu da tatlı su tipinden daha uzundur. Tuzlu su kamışlarında madeni aksam paslanmaya en fazla dayanıklı metallerden yapılmış, dayanıklılık kazanmaları için ince iple sarmalanarak, birçok kez vernikle kaplanmıştır. Bu da doğallıkla maliyet, dolayısıyla da fiyat artışına neden olmaktadır. Bu kamışlarda fazla yük bindiğinden, olta ipi yatakları, özellikle de en uçtaki yatak aşınmayı önlemek için makaralı yapılmaktadır.

                                                                      Hafif sınıf deniz olta kamışı tek elle atış için olabildiğince kısa ve hafif olmalıdır. Bu da 180, 190 ve 215 cm’lik boylar demektir. Bu sınıf kamışların çoğu 45-50 gr’lık ağırlıkları atacak yeteneğe sahiptir, ama ince misinayla 20 gr’lık ağırlığı bile uzak mesafelere atabilir. Hafif sınıf deniz olta kamışını çok aranılır kılan bu özelliğinin dışında, 4 kg’lık çekiş yetenekli misinayla, bazı zaman da 5, ya da 6 kg’lık çekiş güçlü misinalarla kullanma olanağı vardır. Bu kamışlar koylarda, nehirlerde ve diğer sığ sularda tekneden, aynı zamanda da deniz kıyısının sakin kesimlerindeki kumsal ve rıhtım üstlerinden, çinekop, lüfer, denizalası, levrek, vb. küçük ve orta boy balıkların avlanmasında başarıyla işlev görür.

    Orta sınıf deniz oltası kamışları 220-270 cm boylarda olur. Bu kamışların 35-60 cm sap kısımları vardır. İki el ile savurulurlar. Bunların kısa ve hafif olanları tekneden ve kıyıdan avcılık için çok elverişlidir. Gövdesindeki esnekliğe göre orta sınıf bir tuzlu su kamışıyla 60 gr’a kadar, eğer sert nitelikteyse biraz daha ağır takımlar atılır. 4-5 kg çekme gücü olan misinayla donatılırlar. Deniz avcılığı için tek bir kamış alacaklara orta sınıf önerilir.

    Ağır sınıf deniz olta kamışları 250-360 cm boylarında olup, en kullanılanları 270-315 cm boyunda olan kamışlardır. Kaba dalgalı kıyılarda avcılık yapanlar bunların daha ağır takımları atan kısa boylu ve sert olanlarını tercih ederler. Büyük boy balıklar için 180-200 gr’lık takım ya da iskandil atabilirler. Bu kamışlarla dalgaların kabardığı denizde büyük boy kıyı balıklarını yakalamak mümkündür. 6-10 kg çekme yeteneği olan misinalarla donatılırlar. Sapı ayrı olmak üzere tek parçalı olanları, kıyı avcılığında dayanıklılığı dolayısıyla tercih edilir. İki ya da daha fazla parçalıları tekne avcılığında ve taşımada kullanışlıdır.
 

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri