Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Eylül & Ekim ayı balıkları

AKYA

             

Latince ismi “Lichia amia” dır.Akya,tek ya da küçük sürüler halinde yaşayan avı en zor balıklardan biridir.Türkiye sularında Akdeniz,Ege,Marmara ve Karadeniz’de yaşayan akyanın diğer adları “hanım balığı”,”pulsuz” ve “çıplak” tır.Akyaya bu adların takılmasının nedeni bedeninde neredeyse hiç pul bulunmamasıdır.

Ortalama uzunluğu 50-60 santimetre,ağırlığı ise 30-35 kilogramdır.Genellikle sahile yakın kıyıları kırmalı ve dipleri taşlık sularda avlanır.

Akyanın kafasından çorba,galeta ununa batırılmış etinden ise tava yapılır.Akdeniz ve Ege sahillerinde kaşık takımıyla veya yemli uzun oltayla yapılan avı zor ve zahmetlidir.

BARBUNYA

                     

Latince ismi “Mullus Barbatus” tur.Akdeniz,Ege,Marmara ve Karadeniz’de görülür.Ortalama boyu 17-20 santimetre olan barbunyanın yaklaşık 40 santimetre uzunluğunda ve yarım kilo civarındaki irilerine”eşek barbunyası” ya da “topuk barbunyası” denir.Mayıs-Ağustos ayları arasında üreyen barbunyanın ortalama ömrü 10-12 yıldır.

Barbunyanın eti son derece lezzetlidir.Tavası,ızgarası ve haşlaması yapılır.Balık çorbasına atılan birkaç barbunya da çorbaya özel bir lezzet ve koku katar.

Barbunya balığı üç şekilde avlanır: Ağlarla,sepetle ve oltayla.


ÇİPURA

                              

Latince ismi “Sparus Aurata” olan çipurailezzeti nedeniyle Ege’nin en beğenilen balıkları arasında yer alır.Çipura’nın büyüğüne “hirisof”,küçüğüne de “lidaki” denir.Ortalama boyu 20-50 santimetre arasındadır.İrileri altı yedi kilogram ağırlığına kadar ulaşır.Ege’nin yanı sıra Karadeniz,Marmara ve Akdeniz’de de bulunur.

Türk Mutfağı’nın en özel balıklarından olan çipuranın ızgarası,buğulaması ve tavası çok lezzetlidir.

Çipura avında çift köstekli,çift göz iskandilli,uzun köstekli,küçük zokalı ve dip sürütmesi takımlarının olta,beden ve köstekleri biraz kalınlaştırılarak,iğneleri bir veya ikişer numara büyütülerek kullanılır.

İSKORPİT

                           

Latince ismi “Scorpaena scrofa” dır.Ilıman denizlerde yaşayan bir balık türü olan iskorpit,bir anlamda dünyanın hem en güzel,hem de en çirkin balığıdır.Dünya üzerinde 300’ü aşkın iskorpit türü vardır.Denizlerimizde dört türü bulunur.İskorpitin dikenlerinde zehir vardır.

İskorpitin ortalama büyüklüğü 20-30 santimetredir.Suların 370 metre kadar derinliğinde tek başına yaşar.İskorpitin üreme dönemi yaşadığı denize göre değişir.Karadeniz’de haziran-eylül,Ege’de ise şubat-aralık ayları arasında yumurta bırakır.

Eti beyaz ve lezzetli olan iskorpitin tulumu çıkarıldıktan sonra tavası,buğulaması,pilakisi ve çorbası yapılır.Fanyalı ağlar ve zokalı iskorpit takımıyla avlanır.Dikenleri zehirli olduğu için çok dikkat edilmesi gerekir.

İSPENDEK BALIĞI

                 

Levrek balığının 40 cm den küçüklerine İspendek denir.Bkz Levrek.


KARAGÖZ

                               

Latince ismi “Diplodus vulgaris ” dir.Karadeniz,Marmara,Ege ve Akdeniz’de bulunan Karagöz’ün denizlerimizde karagöz,baltabaş karagöz,sivri burun karagöz olmak üzere üç türü yaşar.Ortalama uzunluğu 18-25 santimetre olan Karagöz,suyun 70 metre derinliğinde yaşar.Aralık-mart ayları arası üreme dönemleridir.

Karagözün eti lezzetlidir.Tavası,ızgarası,buğulaması ve kiremitte fırını yapılır.Köstekli karagöz takımı,zokalı takım,çiftgöz iskandilli karagöz takımı ve dip sürütme takımı ile avlanması yapılır.


KAYA BALIĞI

                 

Latince ismi “Gobiidae” dır.Yaklaşık 500 türü kapsayan kaya balıkları ailesinin Türkiye sularında yaşayan 31 türü vardır.En bilinenleri beyaz kaya balığı,sadece Ege’de bulunan sarı kaya balığı,kırmızı dudaklı kaya balığı,kömürcü kaya balığı,çizgili kaya balığı ve cüce kayabalığıdır.

Ilıman ve sıcak denizlerin kıyı bölgelerinde ve dipte yaşayan kaya balıklarının ortalama uzunluğu 15-20 santimetreyi bulur.Ortalama ömürleri altı-sekiz yıldır.

Kaya balığının beyaz eti lezzetlidir.Domates suyuyla buğulaması yapılır.Basit izmarit takımıyla avlanabilir.


KEFAL ( Ekim ayında yenmesi uygundur )

                   

Latince ismi “Mugil cephalus” tur.Akdeniz,Ege,Marmara ve Karadeniz’de sürüler halinde yaşar.Has kefal,sidikli ilarya,altınbaş kefal,mavri gibi adları olan değişik türleri vardır.Ortalama uzunluğu cinsine göre 25 ile 90 santimetre arasındadır.Ortalama ömrü ise 15 yıldır.

Beyaz eti çok lezzetlidir.Küçük boy kefalin tavası güzel olur.Büyük boyların ise buğulaması yapılır.Tepsiyle soğanlarla beraber dizilen fırında kefal de lezzetli bir yemektir.Bunun yanı sıra mayonezli haşlaması ve pilakisi de yapılır.Tütsülemesi de çok lezzetlidir.Yumurtasından tarama ve balık yumurtası yapılır.

Çok zeki,güçlü ve çevik bir balık olan kefal avı çok zahmetlidir.Oltaya çok zor atlar.En verimi avı,serpme ağla yapılır.


KILIÇ BALIĞI

                  

Latince adı “Xiphias gladius” tur.Nesli son yıllarda çok azalan kılıç balığı okyanusların sıcak ve ılıman bölgelerinde yaşayan çok gösterişli bir balıktır.Vücut kaslarından gözlerine yayılan ısı ile özel bir ısıtma sistemine sahip kılıç balığı yerin 600 metre derininde 5 derecede bile yaşayabilir.
Ortalama uzunluğu 1,80-3,30 metre arasında değişir.Ortalama ağırlığı ise 45 ila 140 kilogram arasındadır.Üreme dönemi Marmara’da nisan-haziran ayları,Akdeniz’de ise haziran-eylül arasındadır.
Eti lezzetlidir.Şiş ızgarası çok makbuldür.Aşırı avlanma yüzünden nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan kılıç balığının avı zıpkınla gerçekleştirir.

KIRLANGIÇ BALIĞI

                  
 

Latince adı “Chelidonichthys lucernus” tur.Tuzlu,sıcak ve ılıman denizlerin sahil bölgelerinde,sığ sularda ve 300 metre derinliği bulan orta kesimlerinde bulunurlar.Kumlu ve çamurlu zeminlerde yaşayan bir dip balığı türüdür.Karadeniz,Marmara,Ege ve Akdeniz’de bulunur.

Ortalama boyu 20-40 santimetre olan kırlangıç balığının ağırlığı en fazla altı kilogramdır.Genelde tek başına yaşarlar.Mayıs ayı ortalarında İstanbul Boğazı’na girerler ve bir süre sonra Karadeniz’e çıkarlar.Kasım ayı geldiğinde ters gçö başlar ve yeniden Marmara’ya dönerler.Üreme dönemleri Aralık-Mart ayları arasındadır.

Beyaz eti lezzetlidir.Kafatası ve kuyruk bölümünden balık çorbası,filetosundan tavası,buğulaması ve fırında pilakisi yapılır.Ayrıca haşlanıp kılçıkları alındıktan sonra mayonezle söğüşü yapılır.

Kırlangıç,ekonomik değeri yüksek olduğu için aşırı avlanma,özelliklede balık yavrularının tümünü yok eden avlanma şekilleri yüzünden maalesef yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
 

KOFANA ( Ekim ayında yenmesi uygundur )

                    

Lüfer ailesinin en büyük boyudur.Bkz Lüfer.

LAHOS BALIĞI

                      

Latince adı “Epinephelus aeneus” tur.Akdeniz ve Ege’de görülen lahos balığı,halk dilinde “kaya hanisi” ve “grida” olarak da adlandırılır.Ağırlığı üç-beş kilogram,ortalama boyu 50-80 santimetre civarındadır.1,4 metre uzunluğunda olanlara da rastlanır.

Akdeniz’in eti en lezzetli balığıdır.Marine edildikten sonra ızgara şişi çok lezzetlidir.Bunun yanı sıra buğulaması,mayonezli haşlaması,pilakisi de yapılır.

Zıpkın,sepet ve tuzaklarla avlamak yasaktır.Lahos avında zokalı takım,çift göz iskandil takım,dip sürütmesi ve köstekli balık takımı kullanılır.

LEVREK

                                         

Latince ismi “Dicentrarchus labrax” tır.Akdeniz,Ege,Marmara ve Karadeniz’de yaşar.Ağırlığı Marmara ve Karadeniz’de 15 kilogramı bulur.Ege ve Akdeniz’de ise 20 kilograma kadar ulaşanları vardır.Ancak en lezzetli levreğin ağırlığı bir iki kilogramdır.

Yunus balıklarının çok sevdiği bir balık olan levrek,bu yüzden açık denizlerden kaçıp sığ sahil sularında yaşamayı tercih eder.

Akdeniz’de yaşayan levrek sürülerinin bir bölümü ilkbahar geldiğinde Marmara’ya Marmara’dakiler de İstanbul Boğazı üzerinden Karadeniz’e göç eder.Bu sürüler sonbaharda ise tersine göç ederler.

Eti çok lezzetlidir.Tavası,ızgarası ve fırını en çok kullanılan pişirme yöntemleridir.

Son derece kurnaz,kıvrak bir balık olan levreğin avı,deneyim ve sabır ister.Dip sürütmesi,yemli ve yapay yemli uzun olta,levrek çaparisi ve bırakma oltasıyla avlanır.

LÜFER

                               

Latince ismi “Pomatomus saltatrix” tir.Türkiye’deki suların ve İstanbul’un deyim yerindeyse en özel balığıdır.Boğaz sularının sultanı olarak adlandırılan lüfer,vaktinde avlamak için uğruna gümüş zoka döktürülmüş,edebiyatımıza girmiş çok renkli bir balıktır.Önemli edebiyatçılarımızın lüferle ilgili ya önemli bir anısı,ya da lüferi yazmışlıkları vardır.

Eski İstanbul’un en renkli kahramanlarından lüferin çocukluğundan iri yarı olmuşuna kadarki her halinin ayrı bir ismi vardır.Lüfer en küçüğünden en büyüğüne şöyle sıralanır ve adlandırılır: Defneyaprağı,çinakop,kaba çinakop,sarıkanat,lüfer,kaba lüfer ve kofana.

Çok keskin dişlere sahip olan lüfer yırtıcı ve yamyam bir balıktır.Ustura gibi dişleriyle hemcinsleri dahil bütün balıkları,büyük bir iştahla saldırarak yer.Yaz aylarında Ege’den Marmara’ya,İstanbul Boğazı üzerinden Karadeniz’e çıkan lüfer sürüleri yumurta bıraktıktan sonra soğuk sularda kendini toplayarak yağ tutar.Eylül ayının ortasından itibaren de yağlanmış ve beslenmiş olarak yeniden İstanbul Boğazı’na girer.

Özel bir lezzeti olan lüferin ızgarası Türk Mutfağı’nın en duru,en leziz tatlarından biridir.Izgara dışında lüfer Türk Mutfağı’nın en renkli yemek malzemelerinden biridir.Sebzeli lüfer çorbasından beşamelli lüfere,kiremitte lüferden lüfer pilavına kadar ama malzemesi lüfer olan birçok yemek vardır.Lüferin bir boy ufağı sarıkanadın da ızgarası çok lezzetlidir.Çinakopun ise buğulaması mükemmel olur.

Lüfer,sarıkanat ve kofana pek çok şekilde avlanır.Bunlar şöyledir: Çapari,zokita ile yemli,at-çekle karışık,çarpma,zokayla yemli,uzun olta ile,sırtı,seğirtme,yünlü,kaşık,yüksük.

MERCAN

                                  

Latince ismi “Spagrus pagrus” tur.Ege,Akdeniz ve Marmara’da yaşayan mercan,hem lezzetli hem de pembe renkli görünümüyle çok özel bir balıktır.Mercana halk dilinde “mantık”,irilerine “battal”,yarım kilogramından küçüklerine”litrinos”,100 grama kadar olanlarına da “mangır” denir.

Mercanın Türkiye sularında trança,kırma,mercan,mırmır,mandagöz mercan,çizgili mercan gibi türleri vardır.Boyu en fazla 91 santimetredir.Nadiren 60 santimetreyi geçen mercanlara da rastlanır.Mercan 100 metreye kadar olan derinliklerin kumlu ve çamurlu zeminleriyle deniz çayırlarında yaşar.Üreme dönemi Ağustos ve Ekim ayları arasındadır.

Lezzet açısından yarım ile bir kilogram arasında ki mercanlar makbuldür.Çok lezzetli bir balık olan mercanın tavası meşhurdur.Pilakisi ve buğulaması da yapılır.Bunun yanı sıra Türk mutfağı’nda dolması ve sebzeli yemeği de yapılır.

Mercan avı zor ama zevklidir.Köstekli,zokalı,çift göz iskandilli ve dip sürütmesi takımlarıyla av yapılır.

MERSİN BALIĞI

                  

Latince ismi “Acipenser sturio” dur.Yumurtalarını bıraktığı nehirlerin kirlenmesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan mersin balığı Karadeniz’de yaşar.İri bir balıktır.Bazı türlerinin boyu üç metreyi bulur.Havyarı ve eti lezzetlidir.

Ortalama ömrü 35-40 yıl olan mersin balığı yumurtalarını tatlı sulara bırakır.Ve bu balığın en önemli özelliği yumurtadan çıkan yavruların büyüdükten sonra yumurta bırakmak için doğduğu nehirlere dönmesidir.Bazı türleri doğduğu nehirlere dönmek için 13.500 kilometreden fazla mesafe kat eder.

MIRLAN BALIĞI

                           

Mezgit balığının daha koyu renkli ve iri olanına (1,5-2 kg) mırlan denir.Bkz Mezgit.
 

MİNAKOP BALIĞI

                  

Latince ismi “ Umbrina cirrosa “ dır.Türkiye’de bütün sularda bulunan minakop balığına,Karadeniz’de “kötek” ya da “götek” denir.Ortalama boyu 40 santimetredir.Ağırlığı ise üç kilogram dolaylarındadır.

Minakop,100 metre derinlikteki kumlu ve kayalık zeminlerde yaşar.Çok lezzetli bir balık olan minakopun eti beyazdır.Özellikle kış aylarında balık yağ tuttuğu için ızgarası lezzetlidir.Haşlaması,pilakisi ve galeta ununa batırılarak tavası da yapılır.
Minakop avı ağlarla yapılır.Çift köstekli ve zokalı takımlarla da avlanılır.

ORKİNOS ( TON BALIĞI )

                   

Latince ismi “Thunnus thynnus” tur. Denizlerin en büyük balıkları arasında yer alan orkinos Büyük ve Atlas Okyanusu’nun 10 derecenin altına düşmeyen ılıman sularında yaşar.Türkiye sularında Akdeniz,Ege,Marmara ve Karadeniz’de bulunur.Ortalama ağırlığı 250 kilogram,uzunluğu ise iki-dört metredir.

Kırmızı etli bir balık olan orkinosun kanı akıtılıp dilimlendikten sonra konservesi yapılır.Ağırlığı 5-10 kilogram olan küçük orkinosların,suda bekletilip kanı alındıktan sonra tuzlanarak ızgarası yapılır.

Küçük boy orkinoslar yemli ya da yemsiz takımlarla avlanır.Orta boy orkinoslarda ise ucunda kaşık,seğirtme,plastik etekli sübye gibi yapay yemlerin bulunduğu takımlarla avlanır.Büyük boy orkinos avında ise iğne,beden ve olta bölümünü kapsayan hurma halatından oluşan takımlar kullanılır.

PALAMUT-TORİK (Torik balığının Ekim ayında yenmesi uygundur)

                  

Latince ismi “Sarda sadra” dır.Lezzetli olduğu için Türk Mutfağının en özel balıkları arasında bulunan palamut,genellikle sıcak ve ılıman denizlerde yaşar.Büyük sürüler halinde hareket eden palamut,ilkbahar mevsimi gelince yumurta dökmek ve beslenmek için İstanbul Boğazı üzerinden Karadeniz’e çıkar.Ağustos ayından itibaren de yine İstanbul Boğazı üzerinden Marmara’ya girer.

Türk Mutfağı’nda en yaygın kullanılan balıklar arasında bulunan palamudun tıpkı lüfer gibi boy ve yaşına gçre çeşitleri vardır.Bunlar en küçükten en büyüğüne şöyledir : Palamut vanozu,Çingene palamudu,Palamut,Kestane Palamudu,Zindandelen,Torik,Sivri,Altıparmak,Peçuta.

Avcı ve saldırgan bir balık olan palamut çok hareketli ve çok hızlıdır.Üreme dönemi yaşadığı denize göre değişir.
Palamut siyah etli ve çok lezzetli bir balıktır.Karadeniz’de yağ tuttuktan sonra İstanbul Boğazı’na giren palamudun en lezzetli olduğu dönem eylül başından şubat ayına kadardır.Tavası,ızgarası,fırını ve yahnisi güzel olur.Ayrıca yağlı olduğu için tuzlaması ve lakerdası da çok lezzetli olur.
Palamut çeşitli ağ ve oltalarla avlanır.

PİSİ BALIĞI

                           

Latince adı “Bothus podas” tır.Sıcak ve ılıman sularda yaşayan pisi balığı bir dip balığıdır.15-400 metre derinliklerdeki kumlu ve çamurlu zeminlerde yaşar.Türkiye sularında Akdeniz ve Ege’de bulunur.Ortalama boyu 8 ila 18 santimetre arasında değişir.

Bir tabağı andıran şekilde yassı bir deniz canlısı olan pisi balığının yüzmesi diğer balıklardan biraz farklıdır.Dipte yatarken birden havalanarak yassı vücudunu dalgalandırıp kum ve çamuru üzerine doğru havalandırır.Bu şekilde saklanan pisi balığı görme duygusuyla avlanır.

Eti beyaz ve lezzetli olan pisi balığının tavası,şişi,ızgarası ve haşlaması yapılır.Avı da genellikle paraketa ve fanyalı ağlarla yapılır.

SARDALYE BALIĞI (Eylül ayında yenmesi uygundur)

                              

Latince adı “Sardina pilchardus” tur.Göçmen balıklardan sayılan sardalye Türkiye’de genellikle Ege ve Marmara denizlerinde bulunur.Akdeniz’de bulunan ve Malta sardalyesi olarak adlandırılan türün boyu 22 santimetre civarındadır.Marmara’da yaşayanların boyu ise 15 santimetreyi bulur.Yaşam süresi 45 yıldır.

Sardalye,denizlerimizde yaşayan balıklar arasında en lezzetli balıklardan biridir.Izgarası,buğulaması,kağıtta ve asma yaprağında kebabı ve tuzlaması lezzetlidir.
Sardalye balığı gırgır ağlarıyla yakalanır.Bunun yanı sıra oltayla da avlanır.Bunun için 20-30 köstekli çapari kullanılır.

SARIAĞIZ       

                        

Latince adı “Argyrosomus regius” tur. Sıcak ve ılık denizlerde 100-150 metre derinliklerin taşlık mercan kayalık bölgelerinde yaşar. Etçil bir balıktır. Kendinden küçük ne bulursa yer. Ortalama boyu 50-60 santimetre, en çok 2 metre ve 75 kilogram olanlarına da rastlanır. Etinin lezzet ve verimliliği ile bolca avlanılmasından dolayı ekonomik değeri yüksektir. Fazla gezici bir balık değildir. Denizin ısı şartlarına göre bahar ortalarından ağustosa kadar üremelerini sürdürürler.
Sarıağız balığının ızgarası ve fırında şişi çok lezzetlidir.Avcılığı genelde zıpkınla yapılır.

SİNARİT

                              

Latince adı “Dentex dentex” tir.Akdeniz,Ege ve Karadeniz’de yaşayan sinarit ortalama 20-50 santimetre uzunluğundaki bir balıktır.Bir metre büyüklüğündeki sinaritlere de rastlanır.Kayıtlara geçmiş en fazla ağırlığı ise 14,3 kilogramdır.Ortalama 15-50 metre derinliğindeki sularda,kayalık zeminlerde ve deniz çayırlarında yaşar.

Eti çok lezzetlidir.Tavası,ızgarası (şiş ve fileto),buğulaması,kağıtta kebabı,haşlaması ve pilakisi lezzetle yenir.
Dip sürütmesi takımı ve seğirtme oltasıyla avlanır.Ayrıca uzatma ağları ve paraketayla da avcılığı yapılır.

TEKİR

                                        

Latince adı “Mullus surmuletus” tur.Ilıman denizlerde küçük sürüler halinde seyreden tekir balığı,Türkiye’de Akdeniz,Ege,Marmara ve Karadeniz’de yaşar.Ortalama boyu yaklaşık 15-25 santimetre olup nadiren 40 santimetreye çıkar.Ağırlığı ise 50-75 gram civarıdır.Küçük tekirler”mıcır”,irileri ise”çuka” diye adlandırılır.

Üreme mevsimi yaşadığı denize göre farklılık gösterir.Ege’de mart-haziran aylarında,Akdeniz’de mayıs-ağustos arasında yumurta bırakır.

Lezzetli bir ete sahip olan tekir balığının en belirgin pişirme usulü tavadır.Bunun yanı sıra ızgarası,kağıtta kebabı ve buğulaması da meşhurdur.

Tekir balığı sadece ağla avlanır.Manyal,trol ve fanyalı ağlar kullanılır.

TRANÇA

                         

Latince ismi “Pagrus ehrenbergi” dir.Trança mercan ailesindendir.Ege’nin ünlü balığıdır.Sıcak ve ılık denizlerin 20-25 metre derinlerinde yosun ve bitki örtülü kumluk veya taşlıklarda tek başına yaşar.Boyu 30-50 en çok 75 santimetre olur.Kış aylarında 150 metre derinlere iner.Yaz aylarında üreme yapar.

Eti beyaz ve lezzetlidir.Tavası,ızgarası,buğulaması,haşlaması yapılır.
Avcılığında zoka kullanılır.Eğer dört kilo altıysa,iki iğneli sarkıtma takımıyla da avlanır.

USKUMRU

                 

Latince ismi “Scomber scombrus” tur.Türkiye sularında Akdeniz,Ege,Marmara ve Akdeniz’de yaşar.Uskumru balığı yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.Bunun nedeni Deniz kirliliği ve aşırı avlanmadır.

Ortalama boyu 20-25 santimetre olan uskumrunun yavrusuna “vanoz”,30-35 santimetre uzunluğundaki irilerine de “lipari” adı verilir.Yağsız uskumruya ise “çiroz” denir.Ortalama ağırlığı 110 gramdır.Çok çevik ve hızlı bir balık olan uskumru saatte altı yedi deniz mili sürate ulaşabilir.

Eti lezzetli olan uskumrunun ızgarası,tavası,dolması,buğulaması ve çirozu çok makbuldür.Tütsülenmiş ve konserve uskumru,balıkçılık endüstrisi gelişmiş Atlas Okyanusu ülkelerinin en önemli ihracat kalemi arasındadır.
Uskumru avı genelde gırgır ağlarıyla yapılır.Sürü eğer dipteyse dip ağları,uzatma,ığrıp ve manyat ağları da kullanılır.Uskumru ağın yanı sıra,gündüz zamanı oltayla da (çapari) avlanır.

YAYIN BALIĞI

                                    

Latince ismi “Silurus glanis” Bu balıklar, 3 metreye kadar büyüyebilirler. Dünyada mersin balığından sonra gelen en büyük tatlısu balığıdır. Kuzey hariç Avrupa’nın her yerinde bulunur.Büyüklüğü ve benzerlik bakımından halk arasında"Tatlı Su Köpekbalığı" olarakda anılır.Ömürleri 100 yıl kadardır. Derin ve bataklık suları tercih ederler. Geceleri daha aktif olurlar ve hemen hemen herşeyi yiyebilen balıklardır.. Sesiz ve sakin suları severler.

Asya ve Avrupa'da özellikle de bunların güney kısımlarında bulunurlar. Türkiye'de bayağı yayın balığı bulunur Ülkemizde en büyük boylarına Sapanca gölü ve Sakarya nehrinde rastlanır.
Çok lezzetli bir balık olan yayın balığının tavası, ızgarası, şişi, buğulaması, çorbası ve haşlaması yapılır.Yemli beden ve bırakma oltayla avlanılır.
 

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri