Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Dalış sonrası uçuş

 

Dalıştan sonra dalıcının vücudunda nitrojen birikmiş olacağından, yapılacak olası bir uçuş problem yaratabilir. Çünkü uçaklardaki kabin basıncı deniz seviyesindekiyle aynı değildir. Sorunun önüne geçebilmek için dalış sonrası kabin basıncı ayarlı uçağa binmek için 18 saat ve kabin basıncı ayarlanmamış uçak için ise 24 saat beklemek gerekir. Araç ile 2400 metreyi geçen yükseklikteki yolculuklar için de yine 24 saat beklenilmesi tavsiye edilir. Gün içinde birbirini takiben birkaç dalış yapıldıysa 12 saatten daha uzun yüzey beklemesi yapılmalı ve hafta içinde 1 gün dalış yapmadan geçirilmelidir.

Dalış sonrası irtifaya çıkmak çevre basıncının düşmesine neden olmaktadır. Esas sorun da bu basınç değişikliğinden kaynaklanmaktadır.

Yükseklik (feet)             Basınç (atm)
0                                            1.000
4000-(1219 m)                      0.863
8000-(2438 m)                      0.742
1200-(3657 m)                      0.636
1600-(4876 m)                      0.542

Tabloda görüldüğü gibi yükseklik arttıkça çevre basıncı düşmektedir. Tıpkı bir dalışta yüzeye gelirken olduğu gibi. Bu durumda hızla yükselmekle (öncesinde dalış yapmasak dahi), belirli dip zamanlı dalıştan hızla yüzeye çıkıldığı zaman olduğu gibi, gaz kabarcıklarının oluşabileceğini söyleyebiliriz.

Daha önce bir çok kez ele aldığımız gibi dokularımızda gaz kabarcığı oluşmasına (dolayısıyla dekompresyon hastalığı oluşmasına), vücudumuzda çözünen nitrojenin kısmi basıncının çevredeki nitrojen basıncından belirli oranda yüksek olması, bir başka deyişle dokuların aşırı doygunluğu (süpersatürasyon) neden olmaktadır. Gerçekte havacılık tarihinde de birçok dekompresyon hastalığı olguları görülmüştür (dalış yapılmaksızın hızla irtifaya çıkmak suretiyle). 18000 feet’te çevre basıncı 0.5 atmosfere düşmektedir. Bu yüksekliğe hızla çıkmak, 10 metreye yaşadığımız süre kadar dip zamanı olan bie dalış yaptıktan sonra yüzeye gelmekle eşdeğerdir.

Uluslar arası havacılık kurallarına göre yolcu uçakları kabin basıncı 8000 feet’ten daha düşük olmamalıdır (yani kabin basıncı en fazla 8000 feet yüksekliğe çıkılıyormuş gibi ayarlanmalıdır. Bu yükseklikte vücudumuza etki eden basınç %25 azalır. Bu basınç düşmesi yaklaşık 30 (4 atm) metre derinlikten 20 (3 atm) metreye gelirken görülen basınç değişikliği kadardır. Bu değişme çok anlamlı gibi görünmese de vücudumuzun yıllardır 1 atm’de nitrojene doymuş olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Uçuştan kısa bir süre önce dalış söz konusuysa, vücudumuzda ek nitrojen de çözündüğünden, 7000 feet’lik bir irtifa dekompresyon hastalığı için bir risk oluşturur. Uçuş öncesi, dalış esnasında vücutta çözünen nitrojenin dışarı atılması için (solunum yoluyla) yeterince süre tanınmazsa, 7000 feet yükseklikte, dokularda bulunan nitrojenin basıncının çevredeki nitrojen basıncına oranı kabarcık oluşturacak düzeyde yüksek olabilir (süpersatürasyon). Dalış sonrası uçuş yeni kabarcık oluşmasına neden olduğu gibi, oluşmuş kabarcıkların hacimce büyümesine de neden olur. Bugün biz bazı dalışlardan sonra vücudumuzda herhangi bir belirtiye neden olmayan, sessiz gaz kabarcıkları oluştuğunu biliyoruz. Böyle bir durumda belirtiye neden olmayan gaz kabarcığı, uçuş esnasında hacimce büyüyerek dekompresyon hastalığı belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Halihazırda dalıştan sonra uçağa binmek içi ne kadar beklenmesi gerektiği kesin olarak bilinmemektedir. Bunda dalış sayısı ve profillerinin değişken olması etkili bir faktördür. Şüphesiz derin ve uzun dalışlarda, günde birden fazla yapılan (mükerrer) dalışlarda dokularda daha fazla nitrojen çözülecek, bu nitrojenin solunum yoluyla dışarı atılabilmesi için daha fazla süre gerekecektir. Yaygın olan “günde tek dalış yapılmışsa uçağa binmek için 12 saat bekle” kuralı kökenini askeri uygulamalardan almaktadır. Amerikan Donanması dekompresyon tablosunda dalıştan 12 saat sonra dalış süresince vücutta çözünen nitrojenin atılarak sıfırlandığı kabul edilmektedir. NOAA (The National Oceanographic and Atmospheric Administration) kurallarında ise dalıştan sonra uçağa binmek için Grup harfinin “B”ye düşene kadar beklenilmesi gerektiği önerilmektedir. Ne Amerikan Donanması’nda benimsenen, ne de NOAA’daki kural somut bilimsel temellere dayanmamakta, dekompresyon hastalığı görülme insidensinin (sıklığının) kabul edilebilir bir düşüklükte olduğu bekleme süresinin amprik olarak gözlenmesi temeline dayanmaktadır. Her iki kurum gerek dekompresyon uygulamalarında, gerekse dalış sonrası uçuş kriterlerinde en fazla %1-2 lere varan dekompresyon hastalığı insidensini kabul edilebilir olarak görmektedir. Bu oranın düşük olmasına rağmen genel popülasyon tarafından kabul edilebilirliği tartışmalıdır.

1989 yılında UHMS (Undersea and Hyperbaric Medical Society : Sualtı ve Hiperbarik Tıp Cemiyeti) tarafından bir toplantı yapılmıştır. Elde somut bilimsel verilerin olmaması bekleme süresi konusunda uzun tartışmalara yol açmıştır. Uzayan tartışmalardan sonra katılımcılar DAN’ın 1987’den beri yapılan kayıtlarını geriye doğru incelemişler, dekompresyon hastalığı belirtileri görülen dalıcıların bekleme sürelerini karşılaştırmışlardır. Bu toplantıdan çıkarılan sonuç hemen hemen belirti gösteren tüm dalgıçların dalışından sonraki 24 saat içinde uçtuğu şeklindedir. 24 saatten fazla beklediği halde belirti görülen olgularda ise zaten uçağa binmeden de belirti görüldüğü tespit edilmiştir. Bu toplantıda genel kabul gören öneri; “Birkaç gün içinde birçok dalış yapan dalıcıların uçuş öncesi beklemeleri gereken süre 24 saat olmalıdır” olmuştur. Bu sadece bir öneri olmasına rağmen dalış camiasında geniş bir kabul görmüş, beklenen 24 saat organizasyonlarda bir takım idari ve ticari problemlere yol açmıştır.

1991 yılında DAN konu hakkında bir açıklama yaparak; dalıcıların dalıştan sonra yolcu uçaklarına (jet) binmeden en az 12 saat beklemeleri gerektiğini; birkaç gün içinde ardışık dalışlar yapan ve dekompresyonlu dalışlar yapan dalıcıların ise bu süreyi mutlaka daha uzun tutmaları gerektiğini belirtmiştir.

Daha sonra DAN’ın Duke Üniversitesi’nde 1993 yılında başlattığı bir projeyle dalış sonrası uçuş konulu bir deneysel çalışma yürütülmeğe başlanmıştır. Duke Üniversitesi bünyesinde uzun yıllardır hiperbarik fizyoloji ve tıp konusunda araştırmalar yapılan bir merkez bulunmaktadır. Bu merkezde birçok basınç odası,iglo ve hiperbarik şartların sağlandığı sistemler bulunmaktadır. Burada yürütülen çalışmada insanlar basınç odasında daldırılıyor (60 feet’te 55 dakika), daha sonra belirti bekleme sürelerinden sonra simulasyonla uçuruluyor.

Çalışmada yapılan 700 dalış ve sonrasında uçuş uygulamasında 38 dekompresyon hastalığı oluşmuştur. Dekompresyonsuz yapılan tek dalıştan sonra görülen olguların hepsinde bekleme süreleri 12 saatten azdır. Bu sonuca göre de günde tek dalış (sportif dalış limitlerinde) yapan kişilere uçuş öncesi 12 saat bekleme önerisi destek bulmuştur. Çalışmanın diğer bölümlerinde 1’er saat yüzey bekleme süreleri koyarak günde 2 ve 3 dalış (2. ve 3. dalışlar 60 feet’te 20’şer dakika) yapılmış ve 17 saat bekleme süresine kadar dekompresyon hastalığı görülmüştür. Bu sonuç da daha önce önerilen “Ardışık dalışlardan sonra uçuş için 12 saatten fazla beklenmelidir” önerisini desteklemiştir. Bu sonuca göre ardışık dalışlardan sonra uçuş için en az 17 saat beklemek yerinde olacaktır. Yürütülen bu çalışmada dalışlar basınç odasında kuru ve rahat bir ortamda yapılmış, açık deniz dalışındaki gibi herhangi bir efor ya da stres söz konusu olmamıştır. Gerçi kişinin dekompresyon hastası olma ihtimalinin yüksek olduğunu bilmesi hoş bir duygu değil ama… Biz biliyoruz ki gerçek dalışta söz konusu olan immersiyon (su içinde olmak), ısı kaybı, efor ve stres gibi faktörler nitrojen alımını, dolayısıyla dekompresyon hastalığı oluşmasını etkilemektedir. Bu nedenle bence bu çalışmanın sonucunu birebir uygulayıp uygulamamak ayrı bir tartışma konusu. Bu nedenle de çalışmanın, mümkün olduğunca su içinde ve deneklerin efor harcamaları gibi gerçek dalış şartlarını olabildiğince simüle ederek sürdürülmesinden bahsedilmektedir.

Türkiye'de dalış sonrası dekompresyon hastalığı belirtileri görülen iki vaka vardır. Birinde Antalya’dan İstanbul’a uçan bir dalıcı, uçuş esnasında bir belirti vermiş ve İ.T.F. Deniz ve Sualtı Hekimliği A.D’da tedavi görmüştür. Diğer vaka ise Kızıldeniz’den Almanya’ya uçarken Türkiye semalarında belirti vermiş ve dalıcı Atatürk Havalimanı’nda uçaktan inmek zorunda kalmıştır. Bu vaka da da özel bir tedavi merkezinde tedavi olmuştur.

Günümüz teknolojisinde Lear Jet 23000 feet (7010 m) irtifaya kadar kabin basıncını 1 atm tutarak uçabilmektedir. Bu tip uçaklarda yolculuk eden dalıcıların, DH'a yakalanma riski yok denecek kadar azdır.


 

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri