Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Dünya turu için tekne boyutu

Diyelim tekneniz var ve değiştirmek istiyorsunuz, ya da ilk defa tekne alacaksınız, bu camiaya yeni adım atıyorsunuz. Bilmelisiniz, tekne dünyasının kolay kolay değişmeyen 10 kuralı var:

1. Eski tekneniz çok küçüktür.
2. Eski tekneniz çok büyüktür.
3. Teknenize para harcamayı evinize, arabanıza para harcamaya tercih edeceksiniz.
4. Kullandığınız ölçüde teknenin orası, burası arıza yapar.
5. Teknede kaybedilen şeyler her zaman yerine konulamayacak, çok pahalı şeylerdir.
6. Tekne üzerinde ne zaman çalışmaya başlarsanız o gün yelken için nefis bir hava olur. Tekneyi hazırlayıp yola çıkacağınız zaman ya hiç rüzgâr olmaz, ya da korkunç bir fırtına…
7. Teknenizin bakımına ayıracağınız emek ve zaman teknenin tonajı ve teknedeki ekipmanın fazlalığıyla doğru orantılı olarak artacaktır.
8. Teknede rahat biçimde günlük seyir yapabileceklerin sayısı tekne üreticisinin belirttiği rakam kadar olsa da, teknede rahat biçimde yatabileceklerin sayısı belirtilen rakamın üçte biridir.
9. Yelken yaparken sizin teknenizi kazara geçen başka bir tekne nedense ya profesyonel bir ekibe sahiptir, ya çok daha büyüktür, ya da çok hafif bir yarış teknesidir…
10. Sonuçta tekne sahibi olmak biraz buluğ çağındaki bir çocuğu yetiştirmeye benzer. Aranızda sürekli olarak bir nefret – aşk ilişkisi oluşur.

Bu kuralları Amerikalı bir denizci olan Chuck Gustafson tarafından yazılan “How to buy the best sailboat” (En iyi tekne nasıl satın alınır) adlı kitaptan aldım ve genel olarak katıldığımı söyleyebilirim. Bir de bizim denizciler arasında dolanan iki kural var:

1 En iyi tekne arkadaşının teknesidir.
2. Tekne sahibi olurken iki kere sevinirsin: birincisi satın alırken, ikincisi satarken.

Ben bizim kurallara pek katılmıyorum. Dünya turundan döndükten sonra başkalarının teknelerine binmek hiç içimden gelmiyor. Bir iki kez denedim, her defasında hayal kırıklığına uğradım. Kendinizin olan, her şeyi kendinizin düzenlediği bir tekne kıyas götürmez biçimde çok daha doyum verici.

İkinci kurala gelince, ben teknemi satın alırken inanılmaz mutluluk duymuştum, satarken gözyaşlarımı tutamadım. “Neden sattın?” diye soracak olursanız, önce yazdığım kurallarda olduğu gibi, tekneyi “küçük” buluyordum…

Bu kuralları yazmamın temel nedeni “ideal” denebilecek bir teknenin olmadığını göstermek için. Sıfır da alsanız, kullanılmış da, teknenin illa ki orası, burası sorun çıkaracak. Kullanılmış tekne almışsanız “niye kullanılmış aldım” diye söyleneceksiniz, yeni olursa da “o kadar para verdim, keşke daha ucuza kullanılmış alsaydım” diyeceksiniz. Büyük tekne alacaksınız, sürekli tekneyi onarmakla vakit geçireceksiniz, küçük alacaksınız, tekneye hiçbir şeyiniz sığmayacak, iki büklüm yaşamaktan isyan edip büyük teknelere ağzınızın suyu aka aka bakacaksınız.

Yine de karamsarlığa kapılmadan “ideal” şekilde tekne sahibi olmaya yaklaşmaya çalışalım.
Tekne boyu olarak, bundan 25 – 30 sene önce 32 – 35 feet, yani 9,5 – 11 metre arasındaki tekneler bir çiftin uzun yol yapabileceği ideal boy olarak gösteriliyordu. Bu boya fazla harcama yapmadan sahip olabilir, yeterince sağlamsa okyanusları aşıp dünya turu dahi yapabilir, fırtınada bile tekneyi abrayabilirdiniz. Doksanlı yıllardan sonra yat endüstrisinin çok gelişmesi, oto pilotlar, vinçler ve yelken kontrol mekanizmalarındaki muazzam teknolojik gelişmeler ve batıdaki alım gücünün artmasıyla standartlar yükseldi. Artık ideal tekne boyu olarak 40 – 45 feet (12 – 14 metre) gösteriliyor. Ben yolculuk sırasında en fazla 45 feet (14 metre) tekneye rastladım diyebilirim. Uzun yol amacıyla tasarlanmış bu boy bir tekneye size gerekecek hemen her şeyi koymanız mümkün.

Sadece iki kişi yola çıkacaksanız, bence paranız olsa bile 55 feet, yani 17 metreyi bir üst sınır olarak koymak lazım diye düşünüyorum. Bu boydaki tekne fazlasıyla rahat olacak, ancak bir çift olarak, özellikle kötü havalarda tekneyi abramakta zorlanmaya başlayacaksınız. Alt sınır olarak da 33 feet, yani 10 metreyi koymayı uygun buluyorum. Bu boyun altında yaptığınız yelkencilik değil, su üzerinde kamp yapmak gibi bir şey oluyor.

Ben bunları yazıyorum, ama bunlar olmazsa olmaz şeyler değil elbette. Osman - Zuhal Atasoy çiftinin dünya turu yaptığı tekne 8,5 metre boyundaydı. Benim teknem 32 feet (9,5 metre) idi. 6,5 metrelik teknesiyle Horn Burnu’na gelen bir Fransız gördüm. Ekrem İnözü 54 feet (17 metre) teknesinde eşiyle birlikte gayet güzel biçimde dünya turu yaptı. Bir Fransız denizci 60 feet (18,5 metre) teknesiyle güle oynaya dünya denizlerini arşınlıyordu… Bu örnekleri artırmak mümkün, ama sonuçta, başta da dediğim gibi burada “ideal”i yakalamaya, teknenin boyutundan en az biçimde şikâyetçi olmanın yollarını bulmaya çalışıyoruz.

Gelelim tekne sahibi olmanın yöntemine…

Elinizde 4 seçenek var:

1. Sıfır alacaksınız; 2. Kullanılmış alacaksınız; 3. Yaptıracaksınız; 4. Kendiniz yapacaksınız.

Diyelim elinizde 100.000 Avro civarında para var. Bu parayla neler yapılabilir? Piyasaya bakınca, biraz şartları zorlayarak, sıfır olarak, 12 metreler civarında adı çok bilinen klasik gezi – yarış teknesi alabilirsiniz. Bunu uzun yola hazırlamak için en az 20.000 Avro daha harcamanız gerekecek. Hâlbuki aynı paraya 11 metreler civarında, kullanılmış bir gezi teknesi alabiliyorsunuz. Tabii ki herkes hemen “aklın yolu bir, hem yeni, hem daha büyük, elbette 12 metreyi alırız” diyecektir. Ben öyle demiyorum. Teknelerin değeri boylarıyla değil, donanımlarıyla ölçülmeli. İyi donanımlı bir gezi teknesi birçok bakımdan günlük kullanımlar için yapılmış tekneden çok daha üstün olacaktır. Gözünüze daha büyük gibi gelen 12 metrelik bir gezi – yarış teknesi 11 metrelik gezi teknesinden daha az eşya, su, mazot alacak, sert okyanus dalgalarında çok daha fazla yalpaya düşecektir. Dolayısıyla amacınız uzun yol için üretilmiş bir tekne almak olmalı, paranıza göre böyle bir teknenin yenisini mi, yoksa sıfırını mı alacağınıza karar vermelisiniz. Bence çok iyi bakılmış, fazla yıpranmamış iyi bir uzun yol teknesi sıfır bir tekne kadar işinizi görecektir.

Tekne yaptırmaya gelince. Eğer teknelerden fazla anlamıyorsanız, hele hele kendi elinizden fazla bir şey gelmiyorsa ben tekne yaptırmayı Türkiye’de fazla tavsiye edemeyeceğim. Daha hesaplı olur diye başlayacağınız inşaat, sözünü tutmayan ustalar yüzünden en az 2 misli daha uzun zamanda bitecek, bizim “işini bilen” insanlarımız tarafından soyulup soğana çevrileceksiniz. Size 100.000 Avro’ya tekne yapacaklarını söyleyecekler, tekne bittiğinde bir bakacaksınız, cebinizden söylediklerinin iki misli para uçmuş, gitmiş. Elbette işini adabıyla yapan, sözünün eri üreticiler de var, ama maalesef bunlar azınlıktalar ve onları tanımak için bu piyasanın içinde olmak gerekiyor. Son yıllarda kooperatif yöntemiyle Atilla Algon tarafından tekne üretimi yapılıyor. Fakat bunda da belirli planlara bağımlısınız. Teknenin içinde ve donanımında değişiklikler yapabiliyorsunuz, ama tekne seçme şansınız olmuyor. Kendiniz inşaatı yönetebiliyor, gereken yerlerde müdahale edebiliyorsanız, sorun yok, en ideal tekneye sahip olacaksınız demektir.

Kendiniz tekne yapma işine gelince… Bizim ülkemizde nedense insanların eli fazla alet tutmaz. Evde musluk bile bozulsa bir tamirci ararız. Batı ülkelerinde el işçiliği çok pahalı olduğundan olsa gerek, insanların eli genel olarak bayağı bir alet tutuyor. O yüzden evini kendisi yapan, evinin bahçesinde tekne, hatta uçak imal eden çok insan gördüm. Üstelik bunların çoğunun profesyonel yaşamı çok farklı; kimi bankacı, kimi doktor, kimi polis, kimi öğretmen…

Hepsinin ortak özelliği, hayallerinin bol, ama paralarının fazla olmaması… Dolayısıyla, elinizin alet tuttuğuna inanıyorsanız, yeterli sabır ve vaktiniz varsa kendi teknenizi yapmamanız için hiçbir neden yok. Sadece hafta sonlarını bile ayırsanız, toplamda 10 sene de sürse, sonuçta tam istediğiniz gibi bir tekneye oldukça hesaplı biçimde sahip olmuş oluyorsunuz. Yalnız böyle bir işe kalkışmadan önce çok iyi araştırma yapmalısınız. Tasarımcınızı çok iyi seçmeli, çok detaylı, bilgisayar desteğiyle oluşturulmuş planlara sahip olmalısınız. Hele otomatik makinelerde kesim için bir yazılım varsa (İngilizcede CNC cutting files diye geçiyor) yapacağınız, legodan ev yapar gibi önceden kesilmiş parçaları bir araya getirmekten ibaret oluyor. Aşağı yukarı, bahsettiğim paraya hesabınızı iyi tutarsanız, 13 – 14 metre civarında çelik bir tekneyi tüm donanımıyla yapabiliyorsunuz.

Verdiğim 100.000Avroluk örnek aklınızı karıştırmasın, bu sadece bir rakam. Bundan çok daha azıyla da küçük, eski, ama uzun yola çok uygun tekneler bulunabiliyor ya da yapılabiliyor. Sonuç olarak, paranız varsa tekne sahibi olmak çok güç değil, paranın kısıtlı olması işleri biraz karışık hale getiriyor. Fakat yine de, az parayla bile hayal kurduğunuz birçok şeyi, biraz daha emek harcayarak yapabilirsiniz.

 

Hakan Öge

 


Yazarın diğer yazıları:

Dünya turu için tekne boyutu
Tekne su üstü
Dünya turu için tekne tipleri
Uzun yol için tekne seçimi
Dünya turu için bütçe
Seyir rotaları ve zamanlama
Kimler okyanuslara açılabilir
İnsan neden dünya turuna çıkmak ister
Benim Sadun Ağabeyim
Denizci bir toplum olabilecek miyiz ?
Dönüş

Son eklenenler

Mavi Platform

Denizlerden.com Ekibi

 Elbette...


Doğan Ateş KONURALP

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI'nın bir fotoğrafı var bende, yanındak genç şu anda 75 yaşında, akrabamdır. web Sitenize koymayı düşünürmüsünüz.

hüseyin AKDEMİR

Atlantik okyanusunu gecmenın zamanı ve suresi nedir tesekkurler

Denizlerden.com Ekibi

 Duyurularımızda yer vermiştik. Unutmamız mümkün değil...


eyupsatar

bu gün balıkçının doğum günü Google hatırlamış .

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz. Denizlere gidemediğinizde sığınacağınız tek liman...


Doğan KONURALP

Web siteniz çok güzel hazırlanmış, konu seçimleri, fon müziği, yazarlar, deniz hikayeleri hepsi çok güzel. Belki hayallerim gerçekleşmedi ama sitenizi ziyaret ettiğimde yaşamış gibi hissediyorum.

ahmet toyoglu

selamlar ben 30 yasindayim ve hayalim dunyayi dolasmak buna hazirim ama imkanim yok benim size mail atma nedenim boyle tekne ile gezebilen insanlarla irtiabta gecebilmek yardimci olarak hic bir ucret almadan seve seve calisirim ihtiyac olursa bana firsat verirseniz asla pisman etmem simdiden cok tesekkur eder saygilar.irtibat numaram 0543 917 29 91

Hülya Ceylan

bu yazı kanımı dondurdu amatör dalgıçların dalış limiti 30 metredir herkes o kadar şanslı! olmaz http://denizlerden.com/?action=authors&page=author&no=42&icerik=212

Denizlerden.com Ekibi

 [email protected]


Ekrem Tok

Turizmin incisi Çeşme’de DLH nın geçici devirle Çeşme belediyesine işletilmesi için devrettiği Dalyan köy yat bağlama limanının hali içler acısı. Bilginizi rica ederim. Saygılarımla, Ekrem Tok. Not: Fotoğraf göndermek istiyorum e-posta adresinizi gönderirmisiniz.

metin becikoğlu

sayın yönetici. necati zincirkıran üstadın 1992 yılında trt de yayınlanan uzaklar belgeselinin 1 bölümünü rica etsem gönderebilirmisiniz. yanılmıyorsam birde uyumak istiyorum diye içinde geçen bir şiir. youtube dan ve trt arşivinden baktım ama bulamadımj. zahmet olmazssa yardımcı olabilirmisiniz. çok sevinirim.selam sevgiler metin becikoğlu

Ayhan Şahin

Değerli denizci dostlar merhaba 50-60ft.boyunda olabilecek charter trimaranın yan gövdelerinin inşaası bitti.Bundan sonrası için maddi ve dizayn konusunda katkısı olacak,vede yazın Türkiye de,kışın Karaipler de bizzat charter olarak işletecek,arkadaş ve arkadaşlarla işbirliği yapmak [email protected]

Denizlerden.com Ekibi

 Teşekkür ederiz Erdoğan bey. yazarlarımızın yazıları sürekli güncelleniyor.

denizden uzak kalmayın..


ERDOĞAN KAYA (erbey)

Sitenizdeki tüm yazarların yazılarını büyük bir zevkle defalarca okudum. Sitede emeği geçenlere ve yazarlara teşekkürler. Bir denizci olarak yazarlardan daha fazla yazılar bekliyoruz. Lütfen yeni yazılar eklesinler. Selamlar.

Cavit Can Tanyeri

http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142 çalan fon müziği George Dalaras a aitir doğrudur fakat la malaguena yı hiçbiryerde bulamamaktayım rica etsem bu parçayı indirebilieceğim bir platform önerseniz .

Rukiye Güney

Ayça Hanım ve Levent Bey Merhabalar, Ocak ayında Antalya'da yapılacak olan ve 550 kişi katılımlı bir etkinlikte konuşmacı olarak sizi sunabilmek için görüşmek istiyorum. Tel. 0 530 151 53 95 Geri dönüşlerinizi rica ederim. Teşekkürler, iyi çalışmalar

deniz kara

sitenizi çok beğendim deniz kokusu eksik olmasın burnumuzda sevgiler sizinle olsun pruvada yelkovan kuşlarının peşisıra özgürlük işte tam burada

Denizlerden.com Ekibi

 La Malaguena  GEORGE DALARAS


Akif Mustafa YANIK

Pardon şu " Eylül Ekim Ayı Balığı" başlığında çalan şarkıyı öğrenmek istedim. http://www.denizlerden.com/?action=contents&page=content&catno=16&no=142

Denizlerden.com Ekibi

 Straight to the heart SINA VODJANI


Akif Mustafa YANIK

Merhaba,Şuan web sitenizin fon çalan fon müziğini öğrenebilirmiyim? Paylaşımlarınız ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Mesajların tümü için tıklayın

Yazarlar

Halikarnas Balıkçısı

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Ege kadınları

Kısmet

SADUN BORO

Karadeniz mi, Ege mi ?

Komodor Gözüyle

NECATİ ZİNCİRKIRAN

Yelken seyrinde sert havada denizle uyum sağlamak

Şadanca

PROF.DR.ŞADAN GÖKOVALI

Bana "iştiyak" larından gelmişler...

Rüzgar Baba

HALDUN SEVEL

Yaşamın sırrı

Fırtınaların Efendisi

CUMHUR GÖKOVA

Monte Negro

Ada

CENK ŞAHİN

Baharı beklerken

Okyanuslar

HAKAN ÖGE

Dünya turu için tekne boyutu

Kayıtsızın Yeri

ÖZKAN GÜLKAYNAK

Marinalar

Uzaklar

OSMAN ATASOY

Döndükten sonra olanlar

Alarga

TAYFUN TİMOÇİN

Derdimiz ne

Derinlerdeki İzler

KENAN ERGÜÇ

Derinlik 70 iş bitmiş

Sudan Sebep

BURAK AKIŞIK

Midye Tava

Denizin Derinleri

DENİZ ŞAHİN

Doğru mu yaşıyoruz sizce?

Miço

MELİH ŞENDİL

Yaş 85 yolun yarısı

Mavi Aşk

BURÇAK KARADEMİR

Sıla

Deniz Kızından İnciler

SEMA GÜZELAY

Kızım

Rüzgar Mavisi

EMRE ÖZGEN

Dört Duvar

Hava Durumu Linkleri